1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. 1 mayıs masalı !
1 mayıs masalı !

1 mayıs masalı !

Her yıl kabus haline gelen 1 Mayıs’ı coşku içinde kutladık. Hem de, TAKSİM’ de. Sendikacılar toptan gurur duymuşlardır bu TAKSİM olayında. Çünkü onlar için bir itibar ve varoluş meselesidi

A+A-

Her yıl kabus haline gelen 1 Mayıs’ı  coşku içinde kutladık.

Hem de,

TAKSİM’ de.

Sendikacılar toptan gurur duymuşlardır bu TAKSİM  olayında. Çünkü onlar için bir itibar ve varoluş meselesidir bu TAKSİM

Orada kutlanınca işçi sınıfının cepleri mi doldu, verilmeyen hakları mı verildi?

Bunların hiç biri önemli değil önemli olan sadece TAKSİM’dir

O sendikacılar ki 12 Eylül’den önce ipten adam alıp, ipe adam veriyorlardı.

İşçiyi Kızılay’a yığmalar, şalter indirmeler, Müdür’ün odasına kapıya tekme atıp girmeler.

Sendikacılar gururlu, işçiler umutlu

Sendika toplu sözleşmeye gidiyor yanında avukat. Niye mali müşavir değil, adamın durumunu incele sonra ne isteyeceksen iste

Bana göre Türkiye’de ki toplu sözleşmeler geçersiz bir akittir. Bir taraftan işveren, öbür tarafta sendika.

Sol tarafta işverenden isteniyor işveren taahhütte bulunuyor. Ya öbür tarafta ki taahhüt ne?

HİÇ

Her şey karşılıklı olduğuna göre GREV haksa LOKAVT’ta haktır.

Deniyor ya hep, işçiler olmasa patron mu tulum giyip çalışacak. Çok doğru ama bir gerçek daha var.

İşveren gözünü karartıp sermaye koymaz da o fabrikayı açmaz ise işçi o tulumu giyip nerede çalışacak, işsizler ordusunun bir ferdi olarak?

Elinde süpürge düşen yaprakları faraş’a topluyor, ikide bir oturup çayını sigarasını içiyor ve bu işçi emekçi.

Öbür yanda yerin 500 metre altına iniyor çıkacağı şüpheli, o da emekçi.

Kutlanan bayram her ikisinin de bayramı. Cem Karaca söylüyor ya

İŞÇİNİN, EMEKÇİNİN diye.

Toplu sözleşmelerde hiç düşünmeden satabilirler.

Türkiye’de fabrikaların kapanmasında ki faktörler belli.

ÇAPSIZ YÖNETİCİLER,

ÇAPSIZ SİYASETÇİLER,

SENDİKA AĞALARI,

Öğlen 12’ye çeyrek kala yemekhane kapısına yığıl, gereksiz yere ikide bir de tuvalete git, sana teslim edilen araç gereci hoyratça kullan.

Sendika kuruluş gayesi itibarı ile hak arama kurumudur. Fakat ağalarını yaratmak o ağaların menfaatlarını  koruyan kurumlar haline gelmiştir.

ZENGİN, SÜPER ZENGİN SENDİKA AĞALARI!

Hakkını aramak için sendika kapısından içeri giremeyen işçiler.

İŞÇİLER, GERÇEK İŞÇİLER SENDİKA YÖNETİMİNE GİREMEYEN İŞÇİLER.

İş yerlerinde temsilcilik odaları vardı. Bu odada bir temsilci iki saat boyunca işçinin derdini dinleyip not alacak ve işveren e bildirecek.

Bir gün aklıma esti o odaya gittim, o da ne?

İşçi temsilcilerinin tümü orada, gazeteler açılmış çay demleniyor ve o temsilciler sabahtan akşama kadar orada imiş.

Derhal talimat verdim:

‘O ODAYI KAPATIN’

O odayı sadece kilitlememişler kapının üstüne çapraz kalaslar çakmışlar.

Tabiatı ile sendika ayağa kalktı bana da hücumlar başladı. Rahmetli Özal için bağırıyorlardı.

‘ÇANKAYA’NIN ŞİŞMANI İŞÇİ DÜŞMANI’

Benim ne faşistliğim kaldı, ne işçi düşmanlığım.

Hiç birini takmadım ve umursamadım. Benim bildiğim tek şey vardır:

İŞÇİNİN HAKKI VERİLMELİ, İŞVERENİN HAKKI İLE BİRLİKTE

EŞİT ŞEKİLDE.

ÜTÜN BUNLARI BIRAKIN DA GERÇEK İŞÇİ, GERÇEK EMEKÇİ, PROLETER GÖRMEK İSTİYORSANIZ DENİZ KENARINA GİDİN.

BİR ŞAMANDIRA VEYA KAYALIK ÜSTÜNDE KANATLARINI KURUTUTAN BİRİNİ GÖRECEKSİNİZ.

KARABATAK.

Bu haber toplam 1216 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.