1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. 12 haziran üstüne düşünceler
12 haziran üstüne düşünceler

12 haziran üstüne düşünceler

Çok şükür aday belirleme tantanası sonlandı. Aday belirlemede kullanılan yöntemin sakıncalarını ve doğuracağı olumsuzluklarla ilgili düşüncelerimizi bu köşede önceden ortaya koyduğumuzdan,

A+A-

Çok şükür aday belirleme tantanası sonlandı. Aday belirlemede kullanılan yöntemin sakıncalarını ve doğuracağı olumsuzluklarla ilgili düşüncelerimizi bu köşede önceden ortaya koyduğumuzdan, konuya yeniden dönecek değiliz.

Sonuçta ortaya çıkan, o beklenen görünümle ilgili söylenecek birkaç sözümüz var, onları söylemekle yetineceğiz.

Aday belirlemede kullanılan yöntem gereği, izlenecek yol belli idi. Dar kadrolu eğilim yoklamasının ön seçimle bir ilgisi yok. Bu nedenle, bu aşamada yapılan oylamanın da bağlayıcılığı olamaz.

Aday sıralamasını son aşamada Parti Meclisi yapacaktı. Nitekim öyle de oldu.

Tüm aday adayları, uygulanacak olan yöntemi bile bile ve özgür iradeleri ile adaylıklarını ortaya koyduklarından kimsenin bir kuşkusu var mı?

O halde, öncelikle aday adaylarının çıkan sonucu tevekkülle ve siyasal olgunlukla karşılamaları gerek. Hiç kimsenin, kimseyi ve hele aynı ideal uğruna omuz omuza savaşım verdikleri arkadaşlarını kendilerinden aşağı görmeye hakkı olmadığı gibi, bunun etik bir yanı da olamaz.

Olayın objektif değerlendirmesini kısaca da olsa böyle yaptıktan sonra gelelim subjektif değerlendirmeye...

Tüm CHP aday adaylarını ortaya çıkan mırın kırınlardan malzeme üretenlere karşın tenzih ediyorum. Çok iyi bildiğim, hiç birinin kişisel ikbal peşinde olmadıklarıdır.

Elbette kimseye elpençe divan durmayacaklar. Çünkü onların, memurken müdür, müdürken genel müdür, daire başkanı, yok iş adamıysa yağlı ihale kapma beklentileri yok...

Ve gelelim 12 Haziran seçimlerine...

O gün, ulusça şapkamızı ortaya koyup çok iyi düşünmemiz gereken bir gün.

Göz göre göre kardeş kavgasına sürükleniyoruz. Osmanlıya Sevr anlaşmasını imzalatanlar, Lozan’ı yırtıp, muratlarına ermek için avuçlarını ovuşturup duruyorlar. Fırsat çıksın da, demokrasi (!) adına Hukuk (!) adına müdahale için bekleşip duruyorlar.

Oysa biz, Cumhuriyet’in ne kadar saygın kurumu varsa bir bir hepsini yerle bir etmekteyiz.

Şu yaşamakta olduğumuz zamanda tek adamların uluslaranı nerelere sürükleyip başlarına neler getirdikleri apaçık ortada iken, rejimimizi tek adamın peşine takmak isteyenler ve bunlara alkış tutan aymazlar var.

Adamın iyisi var kötüsü var. Adama göre rejim mi değiştireceğiz yani...

Askeri ve dini siyasete alet etmeyip, siyasal iktidarı yurttaşın özgür iradesiyle belirleyerek, parlamentosuyla, bağımsız yargısıyla, bireysel inancıyla, ordusuyla, vatanın bütünlüğü içersinde ve bir devletin unsuru olarak kardeşçe yaşayan bir ulus olmak istiyorsak bu esaslar üstünde konsessüs sağlamak zorundayız.

12 Haziran , sürekli demokrasi için bir kırılma noktası, bir milat olsun istiyoruz.

Yoksa, tek adama: “Biz sana oy veriyoruz. Sen istediğin anayasayı yap” demek dönüşü olmayan denmese bile, dönüşü çok ama çok zor olan bir yoldur. Bu iyi biline..

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.