1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. 12 yıl sonra kim öle, kim kala
12 yıl sonra kim öle, kim kala

12 yıl sonra kim öle, kim kala

12 Haziran seçimleri için, siyasi partiler, liderler halka seçim beyannamelerini açıklıyorlar. Şu ana kadar kamuoyuna açıklanan vaatleri yüzeysel buluyorum. Genellikle yoksul, dar gelirli kitlelere

A+A-

12 Haziran seçimleri için, siyasi partiler, liderler halka seçim beyannamelerini açıklıyorlar. Şu ana kadar kamuoyuna açıklanan vaatleri yüzeysel buluyorum. Genellikle yoksul, dar gelirli kitlelere yönelik, vergi ödeyenlerin aktardığı paralarla götürülecek hizmetlerle ilgili vaatler bulunuyor.

Bu arada AKP'nin bu seçimlerdeki stratejisi alışılmışın dışında. Türkiye'de dört yılda bir genel seçim yapılıyor. 2011'in Haziran ayında yapılacak seçimden sonra, 2015'de seçim var. Ardından 2019'da yine seçim olacak. 2023'e kadar Türkiye en az üç genel seçim yapacak.

Başbakan, 2011-2015 dönemi ile ilgili pek fazla vaatte bulunmuyor. 2023'ü, Cumhuriyet'in 100 ncü kuruluş yıldönümünü kendisine hedef koymuş. AKP iktidarının devam etmesi, bu ve bundan sonraki en az iki seçimi de kazanıp, iktidarda kalması hâlinde 2023 yılında nasıl bir Türkiye hedeflediklerini anlatıyor.

Türkiye'nin 2023 yılında dünyanın en büyük 10 ekonomisinden biri olacağını söylüyor. İhracatın ithalatı geçeceğini, herkesin zengin olacağını söylüyor. 2023'de işsizliğin ortadan kalkacağını anlatıyor.

İyi de, 12 yıl sonra kim öle, kim kala?.. 2023 çok uzun vadeli bir hedef. Sayın Başbakan'ın öncelikle önümüzdeki dört yıl için neler yapılacağını söylemesi gerekmez mi?

“Acaba” ile geldi, övgülerle gitti

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz'ın beş yıllık görev süresi doldu. Yaş haddi nedeniyle, emekli olması gerektiğinden yeniden ataması da yapılmadı.

Beş yıl önce AKP iktidarı Durmuş Yılmaz'ı TC Merkez Başkanlığına atadığında, hükümete karşı mesafeli duran medyanın manşetlerini hatırlıyorum. Yılmaz'ın eşinin başının kapalı olmasından girip, evinin kapısının önünde ayakkabıların çıkartılmasına kadar ilerlemişlerdi.

Hiç tanımadan, icraatlarını hiç görmeden, Durmuş Yılmaz'ın Merkez Bankası Başkanlığına atanmasına tepki gösteren geniş bir kesim vardı. Bu yayınlar insanların kafasını karıştırmıştı. Acaba eşinin başı örtülü olan, ayakkabılarını evinin kapısının girişinde çıkartan Durmuş Yılmaz, Türkiye'nin en önemli kurumlarından biri olan TC Merkez Bankası'nı yönetebilir miydi?

Beş yıl dolup, Durmuş Yılmaz Merkez Bankası Başkanlığından ayrılırken, bütün bu acabaların yerini övgüler aldı. Durmuş Yılmaz'ın Merkez Bankası Başkanı olduğu dönemde, Türkiye'de yıllık enflasyon yüzde 4'ün altına indi. Bu son 41 yılın en düşük enflasyonu oldu. Gecelik borçlanma faizleri yüzde 1. 5'a kadar düştü. Merkez Bankası'nın döviz rezervi 87 milyar Dolar'a kadar yükseldi. TL, yabancı paralara karşı değerlendi.

Durmuş Yılmaz, Merkez Bankası Başkanlığını yürütürken, yeri geldi, kendisini bu göreve getiren siyasi iradeye de karşı durdu. Doğru bildiğini yapmakta ısrar etti.

Demek ki, devlet yönetimindeki insanları değerlendirirken, eşinin başının kapalı olup olmamasına, ayakkabıların kapı önünde çıkartılmasını ya da eve ayakkabı ile girilir olmasına bakmamak lazımmış.

Yakın geçmişte Türkiye, kriz dönemlerinde kendi birikimlerini TL'den çıkıp, Dolar alarak yönlendiren, bir gece içinde servetini katlayan Merkez Bankası Başkanları görmüştü. O Başkan ayakkabılarını kapı önünde çıkartmıyordu.

Arada bir konser düzenlemek lazım

İzmit, nüfusu hızla artan, nüfusunun içinde gençlerin oranı hayli yüksek bir kent. Ayrıca on binlerce üniversite öğrencisi var.

Ancak İzmit özellikle son yıllarda sosyal, kültürel, sanatsal olaylar ve etkinlikler açısından hayli geriledi. Spor zaten yok. Bu kentte ne futbol, ne basketbol, ne voleybol heyecanı yaşanıyor. İzmit'te genç olmak gerçekten sıkıntı verici bir durum.

Cumartesi günü Büyükşehir Belediyesi'nin Lale Festivali kapsamında Kıraç Konseri vardı. Önce Seka Park'ta yapılacağı açıklanan konser, daha sonra hava serin olduğu için Atatürk Kapalı Spor Salonu’na alındı. Büyükşehir Belediyesi'nin bu tür ücretsiz izlenebilen konserler düzenleyecek maddi gücü fazlasıyla var.

Kıraç konserinde yer yerinden oynadı. Atatürk Kapalı Spor Salonunda izdiham yaşandı. Gençler eğlendiler, stres attılar.

Aslında Büyükşehir Belediyesi, en az ayda bir kez bu tür gençlik konserleri düzenleyebilir. Gençlerin sevdiği, şarkılarına eşlik ettiği pek çok sanatçı Büyükşehir Belediyesi tarafından İzmit'e getirilebilir. Açık alanda ya da kapalı salonlarda düzenlenecek bu konserler sayesinde gençler biraz olsun sosyalleşme olanağı bulabilirler...

Bu haber toplam 1107 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.