1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. 17 Ağustos 1999 ve Kıyamet-ül Sükra
17 Ağustos 1999 ve Kıyamet-ül Sükra

17 Ağustos 1999 ve Kıyamet-ül Sükra

Bugün, 17 Ağustos 1999 tarihinde yaşadığımız büyük deprem felaketinin 12 nci yıldönümü. 12 yıl önce bugün, binlerce hemşerimiz enkaz altında yaşamını yitirdi. 17 Ağustos 1999 tarihinde aslında küçük kı

A+A-

Bugün, 17 Ağustos 1999 tarihinde yaşadığımız büyük deprem felaketinin 12 nci yıldönümü. 12 yıl önce bugün, binlerce hemşerimiz enkaz altında yaşamını yitirdi.

17 Ağustos 1999 tarihinde aslında küçük kıyameti görmüştük. 7. 4 şiddetindeki 45 saniye süren o büyük sarsıntıyı unutabilmek mümkün değildir. Bu büyük deprem felaketinden sonraki süreci unutmak da mümkün değildir.

17 Ağustos’ta hem kıyameti, hem mahşeri yaşadık.

O sabah, minarelerden sabah ezanları okunmamıştı.

Depremden önce “Ezan ne zaman okunmaz” diye bir soru sorsalardı, sanırım kimse yanıt veremezdi? Her halde en gerçekçi yanıt, “Kıyamet günü” olurdu.

17 Ağustos 1999 sabahı da ezanlar okunmadı.

Çünkü küçük kıyamet kopmuştu.

Ortalıkta derin bir sessizlik vardı.

Hemen ardından da mahşer yaşandı. Enkazların başında ağlayanlar, sevdiklerini beton blokların arasından kurtarabilmek için demirleri tırnaklarıyla sökmek isteyenler… Ekmek, gıda dağıtımı… Siren sesleri… Günlerce, günlerce sürdü…

Aslında bizim gördüğümüz küçük kıyamet değil, gerçek küçük kıyametin bir boy küçüğüydü.

Küçük kıyamet, “Kıyamet-ül Sükra”dır.

Kıyamet-ül Sükra, tam 500 yıl önce yaşanan “Büyük İstanbul Depremi”ni tanımlamak için söylenmiştir.

Kıyamet- ül sükra, “küçük kıyamet” anlamındadır.

Tarihsel kayıtlara göre 502 yıl önce, 1509 yılında Marmara Denizi’nde büyük bir deprem olmuş ve İstanbul’da 3 binden fazla insan ölmüştür.

Düşünün ki, henüz betonarme yapılar ve apartmanların olmadığı, ahşap, cumbalı eski Türk evlerinden bu kadar çok ölü çıkmış.

Bunun dışında, bu büyük deprem 2 dakika kadar sürmüş, oluşan dev dalgalar kentin surlarını dövmüş, padişah korkudan Edirne’ye kaçmış ve depremin Mısır’dan dahi hissedildiği söylenmiştir.

İşte bu nedenlerden dolayı bu korkunç depreme “Küçük Kıyamet” adı verilmiştir.

Şimdi sıkı durun..

Bu deprem ortalama 250 yıllık periyotlarla tekrar tekrar olmaktadır ve en son 1766 yılında gerçekleşmiştir.

Yani 1509 depreminden 257 yıl sonra 1766 depremi olmuş ve bunun üzerinden de 245 yıl geçerek 2011 yılına gelinmiştir. Uzmanların yıllardır ısrarla söylediği büyük Marmara depreminin süreci dolmak üzeredir.

Bu deprem ama birkaç saniye sonra, ama 15 yıl içinde olacaktır.

Ülkemizi böyle bir felaket beklerken, politikacıların hay huyla uğraşması affedilir bir iş değildir.

Bu kadar donanımsız ve bilime önem vermeyen bir sistem içinde, Tanrının bizleri korumasını dilemekten başka bir şey gelmiyor elden...

17 Ağustos felaketinin 10 ncu yıldönümünde, enkaz altında kalarak ebediyete intikal eden hemşerilerimizi bir kez daha rahmetle anıyorum.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.