1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. 1982 CUNTA ANAYASASINA DEVAM MI, YOKSA?
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

1982 CUNTA ANAYASASINA DEVAM MI, YOKSA?

A+A-

Bilişim çağının baş döndürücü bir hızla ilerlediği şu asırda, hala 12 Eylül 1980 darbesinin 1982 cunta anayasasıyla idare ediliyoruz. Her kertede neredeyse siyasi partilerin tümü bu metazori anayasaya ilişkin eleştirilerini yüksek perdeden haykırıyorlar. Sağcı olsun-solcu olsun hiçbir siyasi parti görmedim ki, bu anayasadan mustarip olmasın.

Sembolik bir Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık makamının var olmasına rağmen, Köhnemiş yapısıyla Türkiye’nin önünü tıkayan her biri kendi başına buyruk, kerameti kendinden menkul ve hikmetinden sual olunmayan; muhtelif eylemleriyle adeta farklı birer cumhuriyet olan, Yargıtay, Sayıştay, Danıştay, YÖK, TSK, AYM, YSK, HSYK… Ve daha niceleri devlet içerisinde birer devletçik olarak çalışıyor, bir biriyle eş zamanlı ve eş güdümlü çalışmak yerine; sanki her biri diğerinin hasmıymış gibi, hesap vermeksizin kapalı devre çalışmayı kendilerinin müktesep hakkıymış gibi davranıyorlar.

Bu tutum ve davranış, her ne kadar şimdilik biraz baskılanmış gibi gözüküyorsa da, her an aktif fay hattı gibi harekete geçebilirler. Böylesi parçalı bir durum, Türkiye’nin önünü tıkıyor. İşte bundan kurtulmak için hiç değilse aciliyet kesbeden bazı maddeleri halkın önüne getirme gibi bir anayasa restorasyonuna başvuruldu. Özellikle yaşanan o 15 Temmuz 2016 Feto faciasının ve dayandığı köklerden yükselen başkaldırılar, böylesi bir anayasal restorasyonuna şiddetle ihtiyaç olduğunu gözler önüne seriyor.

Bu çerçevede yola konuldu ve anayasa değişikliği paketine ilişkin düzenlemeye başvuruldu. Siyasal bir konsensüs sağlanamayınca, bir başka bahara ertelendi. Üstü küllenmeye bırakılan bu anayasa değişikliği talebi, MHP’nin ani çıkışıyla, yeniden alevlendi ve hatta MHP bu işin lokomotifi oldu ve bir başka bahara ertelenen Bu fırsatı iyi değerlendiren MHP, bu sebeple kendi içindeki bölünme ve parçalanmayı da göze alarak talep ve beklentilerinin belki de önemli bir kısmını bu 18 maddelik paketin içerisine koymayı başardı ve sorunun değil; çözümün bir parçası oldu.

Yenikapı ruhunun diğer bir partneri CHP'de, henüz bu ruh küllenmemişken zamanında bu sürece dahil olsaydı, kim bilir belki o da MHP gibi kendi talep ve beklentilerinin önemli bir kısmını bu paketin içerisine koyabilirdi. Yani, şu an "Hayır" kampanyası için sarf ettiği eforun 1/10'unu o iş için harcasaydı, kendisi açısından daha başarılı bir iş kotarmış olurdu.

HDP'ye gelince; zaten hiç bir şekilde ne HDP bu sürece ortak olmayı düşündü; ne de sürecin mimarları HDP'yi ortak etme gibi bir düşünceyi paylaştılar. Çünkü birbiriyle taban tabana zıt siyasi görüşlere mensup MHP ile HDP’nin aynı projede partner olarak birbirlerini görmeyi bir türlü hazmedemediler.  Ondan dolayıdır ki, HDP’nin talep ve beklentileri her hâlükârda havada kalacaktı gibi görünüyor. Çünkü yaşanan süreç, o minval üzereydi. HDP, Kürt sorununun çözümüne ilişkin bu güne kadar Kürt halkına hiç bir hayır getirmeyen mevcut cunta anayasasına dört elle sarılıp muannit tutumunu sürdürmek yerine; bir şekilde bu sürece monte olup Kürtlerin talep ve beklentilerine kısmen de olsa cevap verecek argümanlarını kabul ettirme imkânını yakalayabilirdi. HDP de bu fırsatı kaçırdı.  

Ezcümle, eğer çok yönlü bir siyasal konsensüs sağlanabilseydi, belki o zaman daha fazla gürültü-patırtı ve gerginlik yaşanmaz, batı(l) toplumu da bunca fitneliklerle fırtınalar koparmaya yeltenemezdi. Dolayısıyla mevcut anayasa ile yola devam için “HAYIR” mı? Yoksa mevcuttan daha ehven “EVET” mi denmeli. Ehven diyorum, çünkü beşeri sistemlerin hiç biri ilahi nizam olmayıp, adalet ve hakkaniyet noktasında tam isabeti mümkün değildir ve cennet de vadetmez. Ama “EVET”in mevcut şartlar dahilinde “HAYIR”dan fersah fersah hayırlı olduğunu söyleyebilirim.

                                                                  

Bu yazı toplam 1612 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
2 Yorum