• BIST 73.391
  • Altın 132,849
  • Dolar 3,5219
  • Euro 3,7585
  • Kocaeli 8 °C

2 tane polisle sıkıntı yarı yarıya azalır

İsmet ÇİĞİT

İzmit’in her geçen gün büyüyen, her geçen gün daha fazla sıkıntı veren trafik sorunu var. Elbette bu sıkıntıyı tamamen ortadan kaldırmak mümkün değil. Şehir ufak. Nüfus ve buna paralel olarak araç sayısı hızla artıyor. Caddeler dar. D-100 İzmit Geçişi çok hatalı ve saçma biçimde yapılmış. Devam eden inşaatlar var ve zorunlu olarak bazı yollar trafiğe kapalı.

Bütün bunları kabul ediyorum. Ama ben de bu şehirde yaşayan, araba kullanan-sadece çok mecbur kalınca- bir insanım. Görüyorum. Çok açık gerçekler var. Basit dokunuşlarla çekilen bu sıkıntıyı azaltmak, hafifletmek mümkün. Bunu yapmıyorlar.

IŞIKLI KAVŞAKLARDAKİ KARAMBAL

D-100 İzmit Geçişi’nin saçmalığından söz etmiştim. Büyükşehir Belediyesi 2009 öncesi D-100 İzmit geçişini yaparken, “Işıklı kavşaklar kalkacak” demişti. İzmit’ten transit geçenlere ışıkları kaldırdılar. Ama şehir içi yolu olması gereken D-100’de şehir içi trafiğine girenlerin işini daha da zorlaştırdılar.

Eski Emniyet Müdürlüğü, şimdiki Asayiş Şubesi Binası önünde, D-100’den gelip, Leyla Atakan Caddesi’ne girişi sağlayan bir ışıklı kavşak var. Allah aşkına ilimizin yetkili ve sorumlu insanları, saat 16.00’dan sonra şehir içi trafiği yoğunlaştığında şu kavşağa gelip bir baksınlar. Araçlar yolun kenarına yığılıyor, şehir içine girmek için sıraları bekliyorlar. Kuyruk uzadıkça uzuyor. Ama herkes belli bir sıra ile geçecek. Yeşil ışık yanacak, her defasında 15-20 araba dönecek. Böylece kuyruk eriyecek. Ama küstah sürücüler kuyruğa girmiyor. Karambol yapıyor, en öne geçip, ışığı da beklemeden kavşaktan giriş yapıyorlar. D-100 tıkanıyor. Kuyruğa girip, hakkına razı olarak kavşaktan dönmeyi bekleyenlere haksızlık yapılıyor. Bu insanların da tepesi atıyor, “Bu şehrin enayisi ben miyim” diyerek, onlar da sıradan çıkıp, karambol yapıyorlar.

Bir karmaşa, bir kaos.. Burası, Asayiş Şubesi Binası’nın önü. Bir tane polis duracak. Karambol yaptırmayacak. Hiçbir araç sürücüsüne sırayı bozup, önden giriş yapma hakkı vermeyecek. Bunu yapmaya kalkana cezayı yapıştıracak. Sorun biter. Aynı şekilde Carrefour Köprüsü’ne Giriş Kavşağı’nda sıra uzuyor. Sırayı bozup, karambol yapıyorlar. Yine D-100 tıkanıyor. Yine bu şehrin kurallara uyan, hakkına rıza göstermek isteyen araç sürücüleri mağdur oluyor, haksızlığa uğruyor. Bir polis de buraya koyun. Emin olun, D-100 İzmit geçişinde taa Köseköy’den başlayıp, Eski Garajlar Kavşağı’na kadar uzanan bölgede akşam saatlerinde yaşanan büyük sıkıntı yarı yarıya azalır.

Bu kadar mı sahipsiz benim şehrim. İlimizin trafik yönetimi bu kadar mı elemandan yoksun. Kimse görmüyor mu bunu. Tamam, Tramvay Yolu yapıyorsunuz, “Biraz sıkıntıya katlanın” diyorsunuz, katlanıyoruz. Ama bunlar basit işler. Bunlar biraz şehri, bu şehrin insanlarını düşünen insanların alacağı basit önlemlerle çözülecek işler. Bu şehirde bunu yapan bile yok. İnsan kahroluyor.

Yakındır, Fevziye’den cenaze kaldıramayacağız

Bu şehirde bazı işler plansız, hesapsız yapılıyor dediğimiz zaman bize kızıyorlar. Ama şehir için bir şeyler yapmaya kalktıklarında yeterince düşünmedikleri, yeterince detaylara girmedikleri için, o iş yapılırken çekilmesi gereken sıkıntının çok daha fazlasını bize yaşatıyorlar.

Perşembe günü sevgili Ferruh Öven ağabeyin cenaze töreni için Fevziye Camii’ne gittim. Erken gittim. Daha cenaze arabası, naaş gelmemişti. Oturdum bahçede, bekliyorum. O cenaze için perşembe günü öğlen vakti binlerce İzmitli’nin Fevziye Camii avlusuna geleceği belli. Avlunun ön cephesindeki Cumhuriyet Caddesi’nde trafik zaten sıkışık. Alt cephedeki Şahabettin Bilgisu Caddesi, Halkevi çevresi ise, inşaat alanı, şantiye.. Saat 12.00 sıralarında cami görevlisi biraz da panik halinde harekete geçti. Telefonla cenaze arabasının camiye yaklaştığı bildirilmiş. Halkevi önüne koşturdu. Malum, Fevziye Camii’ne cenaze arabaları Halkevi tarafından geliyor, araç geri geri avlunun kenarına kadar geliyor. Yakınları, cenazeyi bahçenin dibinde omuzlayıp, mermer katafalkların üzerine yerleştiriyor.

Cenaze arabası zaten Şahabettin Bilgisu Caddesi’ne güçlükle giriyor. Nereden yol bulmuşsa, cenaze aracı geldi. Ama aracın Fevziye Camii bahçesine giriş rampasına geçeceği yerde özel araçlar park etmişler.

Yol kapalı.. Nereden gelmişler.  Fevziye Bahçesi girişinin önüne nasıl park etmişler. Çözemezsiniz. Cami görevlisi, park yaparak girişi kapatmış araçların sahiplerini bulmak için oradan oraya koşturuyor. Bu şehirde hiç trafiği etkilemeyen yerde 2 dakika arabanızı bıraksanız ceza kesilir veya araç götürülür. Ama Ferruh Öven’in cenazesi var, Fevziye Camii avlusuna Cenaze arabasının gireceği yere arabalar park etmiş. Hem de bu cadde araçlara tamamen kapalı haldeyken.. Neyse, Fevziye Camii’nin görevlisi -sanıyorum cami derneğinin elemanı- afacan bir adam. Buldu araç sahiplerini. Cenaze arabasının gireceği kadar bir yer açtı.

Cenaze namazı kılındı. İmam, Bağçeşme’ye gitmek isteyenler için otobüslerin Efe Petrol alanında olduğunu söyledi. Namaz sonrası Ferruh Ağabey’e son görev için Bağçeşme’ye çıkmak isteyenler, Efe Petrol alanına koştular. Ama otobüsler yoktu. Cami girişine özel araçlar park edebiliyor, kimsenin sesi çıkmıyor. Ama cenazeye katılanları Bağçeşme’ye çıkartacak otobüsler buraya alınmıyor.

Fevziye Camii arkasındaki cadde kapalı. Yan taraftaki Cevdet Hoca Sokak’tan giriş yok. Cumhuriyet Caddesi’ne cenaze arabasını, cenazeye katılanları taşıyacak otobüsleri sokmanız mümkün değil. Bakalım bu Şahabettin Bilgisu Caddesi’nde, Halkevi çevresindeki iş daha ne kadar oyalanacak. Yakındır, Fevziye Camii’ne cenazeyi getiremez hale düşeceğiz. Cami avlusunda sevdiğimiz insanın cenaze namazını kılıp, helalleştikten sonra peşinden mezarlığa çıkamaz hale geleceğiz. Hiç değilse bu kentin önemli insanlarının cenaze töreni olduğu zaman, Fevziye Camii çevresinde biraz daha duyarlı ve dikkatli olunması gerekmiyor mu?

15 saat su kesintisi

Büyükşehir Belediyesi İSU Genel Müdürlüğü’nün özellikle İlhan Bayram döneminde bu şehirde yaptığı işlere çok büyük saygı duyuyorum. İzmit’te sel baskınlarını önlediler. İzmit’teki çok eskimiş su şebekelerini yenileyip, şebekedeki büyük kaçakları  kestiler.. İSU, Türkiye’de örnek gösterilen, şebekelerindeki en küçük arızayı bile merkezden görüp, onarabilecek düzeyde bir skala sistemini kurmuş, bu uğurda büyük paralar harcamış bir kurum.

Ama geçen gece, hem de şehrin göbeğinde 15 saat suların kesik olmasını önleyemedi.

Çarşamba gecesi saat 22.00 sıralarında şehir merkezinde Karabaş, Ömerağa, Tepecik Mahalleleri’ni kapsayan alanda sular kesildi. İzmit’te artık uzun süreli su kesintilerini unutmuştuk. Herkes birkaç saat içinde gelir diye bekledi. Ama o gece su gelmedi. Perşembe sabahı saat 06.00’da suyun verileceği açıklandı, gelmedi. İSU’ya telefon açanlar, “Vana arızası var. En geç saat 10.00’da su verilecek” açıklamasını duyuyordu. Ama şehir merkezine suyun verilmesi öğle saatlerini buldu.

İSU gibi kendisini geliştirmiş, yenilemiş bir kurumun şehir merkezindeki bir arızayı ancak 15 saatte giderebilmesi bana pek mantıklı gelmiyor. Bu nasıl bir vana arızasıydı merak ediyorum. Acaba çok yavaş ve çok dağınık ilerleyen tramvay yolu inşaatından dolayı mı bir sıkıntı olmuştu?..

Umarım, İzmit bir daha böyle uzun süreli su kesintileri yaşamasın. İSU için yapılan bunca yatırımdan sonra İzmit’e böyle uzun süreli su kesintileri hiç yakışmıyor. Ya da böyle bir şey olursa, önceden kente haber vermek gerekiyor.

Bu yazı toplam 1126 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
ÖNE ÇIKANLAR
  • Her şey kuralına uygun yürütülüyor
  • Zaman Geçiyor, Büyüyoruz
  • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
1/20
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37