1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. 2012 vadeli çekleri aklım almadı
2012 vadeli çekleri aklım almadı

2012 vadeli çekleri aklım almadı

Kocaelispor'un idari açıdan yaşadığı problemler malum. Basiretsiz yöneticilerin elinde çok kötü yönetildi, çok borçlandırıldı. Kulübün eski başkanları ve idarecileri mahkemede hesaplarda

A+A-

Kocaelispor'un idari açıdan yaşadığı problemler malum. Basiretsiz yöneticilerin elinde çok kötü yönetildi, çok borçlandırıldı. Kulübün eski başkanları ve idarecileri mahkemede hesaplarda yolsuzluk suçlaması ile yargılanıyorlar.

Geçen hafta gazetelerde yer alan haberlerde bir konu kafama takıldı. Takım kaptanı Serdar Topraktepe ile eski başkan Muammer Çelik arasında bir polemik yaşandı. Serdar Topraktepe kendisine ödeme adı altında 2011 yılı yaz aylarından başlayan 2012 yılına kadar uzayan vadelerle Musan Park firmasının çeklerinin verildiğini ifade etti.

Musan Park firması Kocaelispor adına şehir içi park işletmesini yapıyor. Bu işten para kazanıyor belli bir miktarını Kocaelispor'a ödüyor.

Musan şirketi bu işi 2008 yılı Mayıs ayında üstlenmişti. Belediye'nin yaptığı ihale üç yıllıktı. Yani 2011 yılı Mayıs ayında Musan'ın sözleşmesi dolmuş olacak.

Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu sözleşmenin bitmesiyle birlikte şehir içi ücretli park uygulamasının kaldırılacağını açıklamıştı.

Hâl böyle iken Musan şirketi 2012 vadeli ödemeleri niye yapıyor?

Bugün kazanılan parayı bir yıl sonra ödüyorsa çok yanlış…

Ortada ihale yokken 2012 yılında da işe devam etme vaadiyle böyle bir ödeme yaptıysa daha da büyük yanlış.

Atanacak kayyum çok önemli

Kocaelispor'un geçen hafta yapılan kongresinde yönetime talip çıkmadı. Mevcut yönetim de istifa ettiği için kulüp kayyuma devredilecek. Görevi üstlenen kayyumlar üç ay içersinde yeni bir kongre için hazırlıklar yapacak.

Devletin elinde işinin ehli, hesaptan, kitaptan anlayan çok sayıda müfettiş var. Atanacak kayyumların böyle kişiler arasından seçilmesi çok doğru olur. Göreve geldiklerinde hem kulübün işleyişini yürütürler hem de hesapları didik didik ederek ne usulsüzlükler yapılmış, kulüp bu hâllere nasıl sokulmuş tespit ederler…

Emeklinin promosyon parası ne oldu?..

Aslında ortada fol ve yumurta yokken ekonomi ile ilgili bir Bakan açıklamış, milyonlarca emekliyi umutlandırmıştı. Sayın Bakan “Emekli maaşı dağıtan bankalarla görüşme yapıyoruz. Bu maaşların yatırıldığı bankalardan promosyon parası alıp, emeklilere paylaştıracağız” demişti.

Malum, bütün kurumlar personel maaşlarını anlaştıkları bankalar üzerinden yatırıyorlar. 150-200 personeli olan kamu kurumları bile maaş için anlaştıkları bankalardan önemli promosyon parası alıyorlar. Çünkü bankalar, maaş dağıtımı ile hem her ay toplu bir miktar parayı birkaç gün elde tutma olanağı buluyor hem de kendilerinden maaş alan insanlar doğal müşterileri hâline geliyor. Onların üzerinden para kazanıyorlar. Bu nedenle de her banka, maaş dağıtma karşılığı para ödüyor.

Emekli kitlesi, Türkiye'de bankalardan maaş alan en geniş kitle. 9 milyonun üzerinde emekli dul ve yetim olduğu biliniyor. Devletin bu büyük kitlenin maaş dağıtımı konusunda bankalarla promosyon pazarlığı yapması da son derece doğal. Hükümet gerçekten bu konunun üzerine gitse, bankaları sıkıştırsa, mutlaka sonuç alınabilirdi.

Ama emeklileri promosyon parası için umutlandırdılar, sonra işin ucunu bıraktılar. Her emekli, bir defalık da olsa 400-500 TL civarında promosyon parası alacağı için umutlanmıştı. Aylardır ses çıkmıyor. Emekliler de haklı olarak yürüyüşler, toplantılar yapıp, “Ne oldu bizim promosyon paramız” diye soruyorlar.

Uzan Türkiye bütçesi kadar tazminat istiyor

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nde (AİHM) Türkiye ile ilgili yeni bir dava başladı.

Türkiye'den bir dönem Uzan Ailesi geçti. Ön planda Cem Uzan vardı. Rumeli Holding, Cem Uzan ile birlikte babası ve kardeşi tarafından yönetiliyordu.

Türkiye'nin ilk özel televizyon kanalı Star'ı kurdular. Telsim'i kurdular. Basın dünyasına girdiler. Özelleştirmelere katıldılar.

Hem çok zengin, hem çok güçlü oldular. Cem Uzan'ı bütün bunlar kesmedi. Ülkeyi yönetmek, Başbakan olmak istedi. Parti kurdu.

Ama büyük imparatorluk, birden bire çöktü. Baba ve Kardeş Uzan yurt dışına kaçtılar. Servetlerini de götürdüler. Cem Uzan bir süre siyasetçi kimliği ile ülkede kaldı. Yargının baskısı artıp hapis günlerinin yaklaştığını anlayınca Cem Uzan da çekip gitti. Üstelik Avrupa'da “Ben siyaset yaptığım için hükümet üstüme geldi.” diye şikayette bulunup siyasi sığınma talep etti.

Cem Uzan şimdi AİHM'de, Türkiye'den 165 milyar dolar tazminat istiyor. Türkiye'nin 2010 yılı bütçesi 190 milyar Dolar. Cem Uzan, Türkiye Cumhuriyeti devletinden neredeyse, bir yıllık ülke bütçesi kadar tazminat talep ediyor. 11 tane avukatı ile AİHM'e geliyor...

Besle kargayı, oysun gözünü lafı tam bu durumlar için söylenmiştir. Uzmanlara göre Uzan'ın bu davadan sonuç alması pek olası görülmüyor ama ya AİHM fahiş tazminat talebini kabul eder de Cem Uzan'a devletin 165 milyar dolar ödemesini karara bağlarsa…

O zaman Türkiye ne yapar, bunu da kimse kestiremiyor.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.