1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. 2019’da ilk yazı
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

2019’da ilk yazı

A+A-

Hiç tarzım değildir. Belki de 40 yıl sonra ilk kez, yeni yılın ilk günü gazeteye gitmedim, yazı yazmadım.

Aday adaylığı sürecinin ardından kendimi gerçekten çok yorgun, bıkkın hissediyordum. Bir de yeni yılın ilk haftasında ortamın sakin geçeceğini, ittifaklar arası anlaşma olamayacağı için yeni adayların açıklanamayacağını öngörüyordum.

Bir hafta kendime izin verdim. Ne yaptım? Hiç bir şey. Evden dışarı pek çıkmadım. Günde ortalama 15 saat uyudum. Futbol da tatilde ya, günde ortalama iki sinema filmi izledim. Sürekli okudum. Hiç siyasi haber, açık oturum falan izlemedim. Hiç siyasi içerikli görüşme yapmadım. Yarın ne yazacağım diye hiç kafamı zorlamadım. Bir haftalık tatil boyunca her gün gazeteye mutlaka uğradım. Gazeteleri okudum. İşler nasıl gidiyor diye şöyle bir bakındım, tekrar eve dönüp, uyudum.

Meteorolojiyi dinlediğim için, her gün camdan lapa lapa kar yağmasını bekledim. Bir türlü kar yağmadı. Yılbaşı öncesindeki cumartesi gecesi, eşimle dışarıdaydık. Safran’da Gürbüz Acar’la yeni yılı karşıladık. Yılbaşı gecesi de televizyon karşısında “Çocuklar Duymasın” ile “O Ses Türkiye” arasında zaping yaparak 2018’i bitirdik.

Tatil sırasında bir gün, Çarşamba günü, sevgili dost Sinan Saral ile Tanju Cılızoğlu beni alıp İzmit dışına çıkarttılar. Karamürsel’e gittik. Sinan Saral’ın evinde, mükemmel bir balık partisi.

Bir haftalık yeni yıl tatilindeki en büyük lüksüm bu oldu.

Doğrusu, günlerin biraz uzayacağını, dün yeniden işe başlarken havanın aydınlanmış olmasını bekliyordum. Ama hala karanlık. Dün sabah yine karanlıkta işe başladım ve 2019 yılındaki bu ilk yazıyı yazıyorum.

Umarım, bütün yıl boyunca iyi şeyler yazarım. Umarım, İzmit için, Kocaeli için, Kocaelispor için, Türkiye için hep güzel konuları gelişmeleri yazmak zorunda kalırım.

Öyle olmayacağını biliyorum. Allah bir mani çıkartmazsa, artık 31 Mart seçimlerine kadar yine aralıksız yazacağım. Kafamdaki uzun vadeli plana göre, muhtemelen mayısta, yani Ramazan başlamadan önce, bir de 3 günlük Kıbrıs yaparım.

Ben tatile çıkarken, muhalefetin Büyükşehir adayı netleşmemişti. AK Parti-MHP ittifakının ilçe adayları belli değildi. Dün hala durum aynıydı. Bugün 31 Mart için bütün adayların netleşmesi bekleniyor.

Görelim bakalım neler olacak. Umalım ve dileyelim ki, her şey güzel olsun. Bu sütunlarda yeniden birlikteyiz. Kafam rahat, dingin. Perşembe gecesinden itibaren Sadun Çetin ile birlikte yeniden TV 41’de programa da başlayacağız. Yani bol bol karşılaşacağız. Umalım ki, güzel haberlerde buluşalım.

 

Kocaelispor’da muhalefet Serhan Gürkan’a kaldıysa

Bir Kocaelispor taraftarı ve üyesi olarak Başkan Bahri Yavuz’a güveniyorum. Bu kulüp için kendisini feda ederek önemli işler yaptığına inanıyorum. Bahri Yavuz sayesinde bugün bu kulüp ayakta duruyor.

Ancak, Sevgili Bahri’ye kızdığım, eleştirdiğim önemli bir konu var: KEV tesisleri de elden gittikten sonra, bu ara transfer döneminde ne yapıp, ne edip, transfer yasağını kaldırması gerekirdi. Transfer yasağı kalksa, Kocaelispor’un sezon sonunda bir üst lige çıkması garanti olurdu.

Tam olarak ne düşündüğünü, ne planladığını bilmiyorum. Ama bu kentteki pek çok kişinin aksine, Bahri Yavuz’un kursağından beş kuruş Kocaelispor parasının geçmediğine eminim.

Demokrasi içindeysek, her kurumda muhalefet olmalı. Kocaelispor’da da tek adam dönemi değil, gerektiğinde ses veren bir muhalefet grubunun da bulunması gerekiyor. Birilerinin Başkan ve yönetimi gerektiğinde eleştirmesi son derece doğaldır.

Dün sabah işe geldim. Bizim gazeteyi okuyorum. Spor sayfasında eski Başkan Serhan Gürkan’ın açıklaması aynen verilmiş. Serhan Gürkan, Bahri Yavuz’u eleştiriyor, kulübün anahtarını Vali’ye vermesini istiyor.

Dedim ya, “Kocaelisporluyum” diyen herkesin Bahri Yavuz’u da eleştirme, “Neden transferi açmadın” diye sormaya hakkı vardır. Ama bu konuda söz söyleyebilecek belki de en son insan Serhan Gürkan’dır.

Yeniden eski defterleri açmak, Kocaelispor Kulübünün nasıl bu hale geldiğini sorgulamak şimdi yapılacak iş değil. Hele hele bunu sormak, hiç Serhan Gürkan’ın hakkı değil. “Artık susmayacağım, konuşacağım” diyor. Sevgili Serhan’a tavsiyemdir, “Sus ve otur”. Başkaları da konuşmaya başlar, çok daha zor duruma düşersin.

 

İyi de o binaya kim ruhsat verdi?

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin 2002’den beri, yani AK Parti iktidarı dönemindeki en önemli projelerinden biri, D-100’e paralel giden, sahildeki Oramiral Salim Dervişoğlu Caddesi’ni genişletmek, şehir içinde alternatif yol haline getirmektir.

Son bir yıl içinde bu proje canlandı. Sahilde aylardır yolu genişletme çalışması yapılıyor. Bu haliyle caddenin durumu, eski halinden daha kötü, daha dar, daha kullanışsız. Projenin önündeki en büyük engel, yol üzerinde bulunan Şoförler Cemiyeti’ni ait bina.

Şimdi Büyükşehir Belediyesi, bu binayı kamulaştırıp, yolu yapmak için Şoförler Cemiyeti’ne yaklaşık 800 bin TL para ödemek zorunda.

İyi de bu bina 2000 yılı öncesinde yapılmadı ki. Daha yeni. Üç-beş yıl önce yapıldı. Sizin elinizde caddeyi genişletme kararı varken, proje varken, kim Şoförler Cemiyeti binasına inşaat ruhsatı, iskan ruhsatı verdi. Şimdi 800 bin TL’yi bulacak kamulaştırma parasını kimse cebinden vermiyor. Bu para Büyükşehir’in parası, hepimizin parası.

Yolu genişleteceğin bölgede 5-6 yıl önce bir bina inşa ediliyor. Bu kentin hiç mi master planı yok. Bu kentte hiç mi kentin geleceğini düşünen yok. 5 yıl önce ruhsat ver, sonra yıkmak için 800 bin TL para öde. Olacak iş mi Allah aşkına?

 

DUVAR YAZISI

AK Parti aday adayları

bugün sakinleştirici alıp

uyusunlar. Adaylar açıklandığında

şok geçirip, yere yığılmasınlar.

Bu yazı toplam 4859 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
12 Yorum