1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. 24 HAZİRAN GERÇEKLİĞİ
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

24 HAZİRAN GERÇEKLİĞİ

A+A-

24 Haziran seçimlerine çok az süre kaldı ve halkın beklentilerinin neler olduğu bütün yönleriyle ortaya çıktı. Nasıl tanımlanırsa tanımlansın, halkın, toplumun, cumhurun, milletin veya Türkiye’de yaşayanların seçimlere yönelik eğilimleri önemli oranda beli oldu. Tavırlarını bir şekilde açıklayanlardan daha çok belirsizliklerden, gerilimlerden etkilenenlerin, endişe duyanların, korkanların, kararsızların, umutsuzların belirleyici olacağı anlaşıldı. Siyaset her ne kadar siyasi eğilimlere göre yapılsa da iktidara gelmek için halkın genel geçerli eğilimine uyum göstermenin zorunlu olması nedeniyle siyasi partiler kısa seçim sürecinde çok önemli değişiklikler sergilediler.

TÜRKİYE GERÇEKLİĞİNE UYMA BASKISI

Halk, Türkiye’nin değiştiğini, geliştiğini, sorunlarının çözümünün, ihtiyaç ve beklentilerinin karşılanması ihtiyacının da değiştiğini siyasi partilere hissettirdi. Siyasi partileri, kendi konumlarını merkeze alarak, belirleyiciliği sahiplenerek, Türkiye gerçekliğine uyum sağlayabilmiş olamayacaklarını temsil edemeyeceklerini kabul ettirmeye yaklaştırdı. Halkın iradesinin yapabilirliğini temel alamayan, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliği sağlamayı hedefleyemeyen, Demokratik Hukuk Devletinin inşasını tamamlamayı içselleştiremeyen siyasetin yeterince onaylanmayacağını yansıttı.

İKTİDAR PARTİSİNİN KARŞILIĞI

Halk en çok iktidar partisine hissettireceklerini yansıtmakta zorlandı. Şimdiye kadar önemli işler yapıldığını, eksikleriyle, yanlışlarıyla kabul ettiğini ancak değişen Türkiye’nin ihtiyaçlarının eski alışkanlıklarla karşılanamayacağını ortaya koymakta sıkıntı yaşadı. İsteksiz, gönülsüz, tepkisiz haliyle içerisinde bulunduğu durumu anlatmaya çalıştı. İktidarda kalmak için değişen şartları, öncelikleri kabullenen, eski siyasi alışkanlıklarını aşabilen, uygun siyaseti yeniden üretebilen siyasete ihtiyaç duyulduğunun anlaşılmasını sağlamaya çalıştı.

ANA MUHALEFET SİYASETİ VE DEĞİŞİM

Toplum ilk defa açıkça, laik, modern, batılı yaşam tarzını sahiplenen CHP siyasetiyle aşılamaz sorunlarının olmadığını yansıttı. Asıl sorunlarının, batılı yaşam tarzını, kendi standardı olarak sahiplenen ancak hem kendi siyasetini, hem de demokratik Türkiye’nin inşasını, ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirlik sağlanarak, Demokratik Hukuk Devletinin inşasının tamamlanarak gerçekleşeceğini kabullenemeyen siyasetle olduğunu yansıttı.

ANA MUHALEFETİN CUMHURBAŞKANI ADAYI

Ana muhalefetin adayı, alternatiflik beklentisine, iktidara gelmek hedefine göre ortaya çıkarılamamıştı. Demokratik Türkiye hedefini içselleştiremeyen, kendisini değiştirip, dönüştüremeyen CHP merkez siyasetinin iç dengelerine göre belirlenmişti. Öne çıkarılan aday halkın kendisi olma özelliklerini iktidara gelme hedefiyle bütünleştirip görünür hale getirdi. Hiç beklenmeyen bu yaklaşım ana muhalefet partisini ve iktidar partisini silkeleyip, sarstı. Halkın kendisi olma özelliklerinin, hayata tutunma mücadelesiyle, kendisini en verimli gerçekleştirme çabasıyla örtüştüğünü buna uygun siyasetin sergilenmesine ihtiyaç olduğunu açığa çıkardı. Ana muhalefet partisi adayının ne kadar başaralı olacağı bilinmemekle beraber, siyasetin değişmesini, kendisini aşmasını, yeniden üretmesi ihtiyacını belirginleştirdiği açıktır.

EKONOMİK/DEMOKRATİK KURUMSALLIK

24 Haziran Seçmenleri, ekonomik/demokratik kurumsallık ihtiyacının karşılanmasının olmazsa olmaz olduğunu hissettirdi. Liderin ve merkezin belirleyici olduğu siyasi anlayışın yeterli olmadığını ortaya çıkardı. Halkın, inancının, ibadetinin, kılığının, kıyafetinin, geleneğinin, göreneğinin, muhafazakarlığının, modernliğinin Türkiye gerçekliği olduğunu yansıttı. Farklılıkların kabulünü sağlayacak mücadeleleri reddetmediğini ancak bu mücadeleye yaslanan, evrensel demokratik kurumsal yaklaşımlarla sürdürülebilirliğe taşınmasını hedeflemeyen anlayışların onaylanmayacağını ortaya koydu.

24 HAZİRAN SONRASININ SİYASETİ

Seçim sonuçları ne olursa olsun, sorunların çözümünün, ihtiyaç ve beklentilerin karşılanmasının eski siyasi alışkanlıklara sağlanamayacağı görüldü. Siyasi partilerin demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşınamadan eski siyasi konumlarını sürdürülemeyecekleri, başarılı olamayacakları açığa çıktı. Seçim sonrası siyasetin en önemli sorununun lidere ve merkeze bağlı siyasi işleyişlerin, demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşınması yönünde olacağı anlaşıldı. 

 

 

Bu yazı toplam 813 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.