2,5!..

2,5!..

Başlığa şaşırmayın. Şaşırmayın da; “Bu 2,5 bir zamanlar çokça söylenen ‘bu fasulye 2,5 lira’ türküsü mü” de demeyin! Ya da, futbol maçlarında, kale arkalarında top toplayan çocuklara verilen “2,5 mu ac

A+A-

Başlığa şaşırmayın. Şaşırmayın da;

“Bu 2,5 bir zamanlar çokça söylenen ‘bu fasulye 2,5 lira’ türküsü mü” de demeyin!

Ya da, futbol maçlarında, kale arkalarında top toplayan çocuklara verilen “2,5 mu acaba” diye geçirmeyin aklınızdan!

Bir şeyi daha düşünmenizi istemem doğrusu. İyice tersinden bakıp da;

“Mevsim yaz. Gelmez denen sıcaklar iyice bastırdı. Bu adam yazmaktan bunaldı, tatile de gitmiyor, saçmalamaya mı başladı” gibi bir yorumunuz olmasın lütfen!

Önce oradan başlayayım isterseniz!

Şimdilerde tatilde olan, güneşlenen, akşamları da Cunda’da rakı – balık yapan kimi arkadaşlar telefon ediyor ve;

“Bari iki günlüğüne atla gel” diyor. Diyor da, aslında hava basıyor biliyorum. Ben de onlara;

“Patronlar aksi, izin vermiyorlar” gibi şeyler söylüyorum genellikle. Bunu söylerken de patronum duyuyor. Göz göze geliyor ve inceden gülümsüyoruz. Sizin anlayacağınız, ipe un seriyorum. Yoksa asla böyle değildir benim patronlarım. Sıkıldım desem hemen izne çıkarırlar beni. Ben biraz da yaz sonunu bekliyorum. Eylül gibi yaptığım tatil daha çok dinlendiriyor beni.

Neden girdim bu konuya! Bu başlık niye!..

TBMM’nin aldığı bir karar var. Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi bu karar ve şöyle deniyor o kararda;

“Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, 16 Temmuz 2011 Cumartesi gününden başlamak ve 1 Ekim 2011 Cumartesi günü saat 15. 00’te toplanmak üzere tatile girmesine, Genel Kurul’un 15 Temmuz 2011 tarihli 11’inci birleşiminde karar verilmiştir.”

İşte size “2,5”un öyküsü. TBMM’nin 2,5 ay gibi bir süre tatile girmesi olayı yani…

Bu nasıl bir anlayıştır? Dünyanın hangi ülkesinde meclis 2,5 ay tatil yapar bilemem ama, Türkiye’nin, hem de bugünkü koşullarda 2,5 ay tatil yapan bir meclise bakış açısı ne olur?

Sorunlar bitti mi? Çözdük mü? Eksiklerimizi giderdik mi?..

Güneydoğu’yu bıraktık, İstanbul bile kaynıyor, BDP’nin özerklik açıklamasından sonra. Yıllardır yan yana evlerde, kapı komşu olarak yaşayan insanlar birbirlerine düşman gibi bakmaya başladılar bile. Bu koşullarda TBMM’nin, hem de bu kadar süre tatil yapması gerekir mi, uygun mu?..

Ekonomik kriz kapıda. Bunu söyleyen de ben değilim. Dünyanın önemli ekonomik kurumları da söylüyor, AKP’nin kimi bakanları da söylüyor. Bu bir şey anlatmıyor mu Meclis’e?..

Halkın seçtiği milletvekilleri var cezaevlerinde. Onlar gibi seçilmiş olanlar, arkadaşları demir parmaklıklar ardında, hem de hiçbir gerekçe gösterilmeden, hüküm giymeden çile çekerken, bir şezlongda güneşlenmek nasıl içlerine sinecek söyler misiniz?..

Ben bunları söyledikten sonra, siz şimdi ister “bu fasulye 2,5 lira” olarak algılayın, isterseniz kale arkasında top toplayan çocuklara benzetin…

Bu haber toplam 831 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.