1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. 28 Mart Pazartesi işler çok karışır
28 Mart Pazartesi işler çok karışır

28 Mart Pazartesi işler çok karışır

En basit işleri yüzüne gözüne bulaştırmak konusunda herhâlde kimse bizim elimize su dökemez. Yaz saati uygulaması diye bir şey var. Bu uygulamadan yararlanmanın önemli maddi tasarruf getirdi

A+A-

En basit işleri yüzüne gözüne bulaştırmak konusunda herhâlde kimse bizim elimize su dökemez.

Yaz saati uygulaması diye bir şey var. Bu uygulamadan yararlanmanın önemli maddi tasarruf getirdiği hesaplanmış. Maddi tasarrufun yanı sıra enerji tüketimini azalttığı için çevresel anlamda da getirisi var. Bu nedenle bütün büyük ülkeler gibi Türkiye de “Yaz saati uygulaması” nı benimsemiş durumda.

Bu uygulama Avrupa'da Mart ayının son Pazar günü başlatılıyor. Ekim ayının son Pazar günü de sonlandırılıyor. Bilgisayarların işletim sistemleri, telefonlar, pek çok teknolojik alet buna göre ayarlanmış. Günü geldiğinde saatler otomatik olarak ileriye ya da geriye alınıyor…

Bu yıl saatler 26 Mart Cumartesi'yi, 27 Mart Pazar gününe bağlayan gece ileri alınacaktı. Uygulamaya geçiş Pazar günü yapıldığında uyum sağlamak kolay oluyor. Büyük çoğunluğun tatil günü olduğu için insanlar ileri saatli ilk günü tatil günü yaşıyor.

Fakat ÖSYM, Üniversite 1 nci basamak sınavı yani YGS için tarih olarak 27 Mart'ı belirlemiş. Bu bir zorunluluktan mı doğdu. Yoksa ÖSYM'dekiler ileri saat uygulamasını hiç düşünmedi mi bilemiyorum. Ama bir kere karar verilmiş, ilan edilmiş. Dönüşü yok…

Mart gelip sınav tarihi yaklaşınca mevzu paniğe yol açtı. Sınav günü saatler ileri alınmaz dendi ve ileri saat uygulamasına bütün Avrupa'dan bir gün sonra; Pazar'ı, Pazartesi'ye bağlayan gün geçmemize karar verildi.

Bence yanlış iş yapıldı. Saatler gene Cumartesi gecesi ileri alınır, YGS sınavı her zaman saat 09:00'da yapılıyorsa, sınav saati bu yıl 10:00 olarak açıklanabilirdi. Böylece uyuya kalma tehlikesi ortadan kalkardı.

Bu sınava girenlerin hepsi lise mezunu ya da lise son sınıfta okuyan kişiler. Saat kullanmasını, saat ayarlamasını biliyor olmaları gerekir. Saatini ayarlayamayıp sınava geç kalanların zaten bu sınavda başarı şansı da olmaz…

Şimdi alınan karar ise büyük karışıklıklara yol açacak… İş günü olan 28 Mart Pazartesi günü, bütün çalışanlar işlerine geç gelecek. Üretim aksayacak, hizmet aksayacak, tren tarifeleri, vapur, uçak tarifeleri aksayacak.

Görürsünüz 28 Mart Pazartesi günü Türkiye'de işler çok karışacak.

8. 9 da olur muymuş?

Biz 17 Ağustos 1999'u yaşayanlar, Pazartesiyi Salıya bağlayan o gece korkunç depremi hissedenler, “Kıyamet denen şey bu olsa gerek” diye düşünmüştük. Ertesi gün bu depremin şiddetinin 7. 4 olduğunu öğrenince “Herhâlde en şiddetli deprem bu kadar olur. Bundan daha büyüğü olmaz” demiştik.

Cuma günü Japonya sallandı, Bizim deprem 7. 4… Nasıl sallandığımızı, nasıl korktuğumuzu hâlâ çok iyi hatırlayabiliyoruz.

Japonya'nın depremi 8. 9... Marmara depreminden 55 kat daha şiddetli olduğu belirtiliyor.

Dikkat ettiniz mi, yine de bina yıkılmadı. 8. 9 ne demek?.. 17 Ağustos'tan 55 kat daha şiddetli ne demek?.. İnsan hayal bile edemiyor. Herhâlde Japon adası havalandı, sonra yeniden denize çakıldı.

Can kayıpları tsunamiden kaynaklandı. 8. 9'a dayanıklı binaları nasıl yapmışlar? O korkunç sallantı devam ederken, Japonlar iş yerlerinde cihazları, bilgisayarları tutup, düşmesin diye kollamaya çalışıyorlar. Bu nasıl bir disiplin?.. Ülkede bütün sistemler duruyor, insanlar evlerine gidemiyor. Ama bulundukları yerde bekliyorlar. Hiç tepki yok. Kargaşa yok...

Japonya'daki korkunç depremden bize kadar ulaşan manzaraların verdiği çok ders olduğunu düşünüyorum. Japonya'ya ve insanlığa geçmiş olsun diliyorum.

Ergün, önemli bir işe daha el attı

Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, mevcut hükümetin en çalışkan, en başarılı Bakanlarının başında geliyor. Ergün, kendi bakanlığını ilgilendiren kimi ayrıntılar üzerinde çok titiz davranıyor yıllardır süren kimi yanlışları ortadan kaldırıyor. Son olarak reklamlarda veya kimi sözleşmelerde halkı kandıran, yanıltan ya da halkın gerçekleri bilmesini engelleyen bir düzenlemeye el attı. Artık tüketiciye yönelik reklam, duyurularda öyle minicik harflerle bazı gerçeklerin gözden kaçırılması yasaklanıyor. Dikkat edin, kimi televizyon reklamlarında, alttan çok minicik harflere, çok hızlı yazılar geçer. Aslında burada önemli bilgiler vardır, ama insanlar okuyamazlar. Bu nedenle de bilemezler. Nihat Ergün, işte bu reklamlardaki ya da büyük mağazalarla, bankalarla yapılan sözleşmelerdeki kimsenin gözünün göremediği küçük yazıları yasaklıyor. Reklam, broşürlerde en küçük yazı, 8 punto harflerle yazılacak. Yani normal insanlar okuyabilecekler. Reklamlarda minicik harflerle konulmuş dipnotlarla gerçekleri gizleyerek halkı yanıltma dönemi bitecek.

Bu haber toplam 1240 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.