1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. 31 MART 2019 SEÇİMLERİNE RAMAK KALA
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

31 MART 2019 SEÇİMLERİNE RAMAK KALA

A+A-

Bugün itibariyle (26.03.2019) seçime beş gün kaldı. Kıran kırana bir seçim atmosferi yaşıyoruz. Kazanmak uğruna birbirine demediğini bırakmayan insanlar seçim süreci bittiğinde, söylediklerinden ve yapıp ettiklerinden utanç duymamaları gerekir. Neticede yarın yine yüz yüze bakacağız. Birbirimizin tatlı gününde birlikte sevineceğiz; acı gününde de birlikte hüzünleneceğiz. Makam-mevki, şan-şöhret uğruna kırmaya-dökmeye değer mi?

Ülkemiz üç tarafı denizlerle çevrili olmasına rağmen, maalesef dört tarafı düşmanlarla çevrili. Dolayısıyla enerjimizi, bir birimizi “imha” etmek için değil; bir birimizi “ihya” etmek için harcamalıyız. Düşman türeterek, ayırımcılık yaparak ve ötekileştirerek bir yere varamayız.

Değişen ve dönüşen dünyamız baş döndürücü teknolojik gelişmelerle irtifa kazandığı bir dönemde; bir birimizle didişerek, bir birimizi imha ederek irtifa kaybetmemiz bizi dipsiz kuyulara çeker.

Manipülasyonlardan, iftira ve karalama kampanyalarından medet umarak koltuk devşirme gayreti insanı kişiliksizleştirir ve koltuk elden gidince de, şahsiyetsiz bir insan olarak sokakta yürüyemez hale gelinir.

Sosyal medyanın gündemi belirlemedeki fonksiyonunu fırsat bilip bunu bir silah olarak kullanmak, hele ki, ölçüsüz konuşmalarla şeytanlaştırarak vatan haini ilan etmek, ileride telafisi mümkün olmayan yaralar açar ki, bundan en çok failleri ile birlikte ülkemiz zarar görür.

Tarih boyunca onlarca siyasi partiler gelmiş ve geçmiş. Dün birbirine sövenler; bugün bakmışsınız ittifaklar kurmuşlardır. Ya da bu günün müttefiki kim bilir belki yarın birbirlerine demediklerini bırakmayacaklar. Bu haller, demokrasi kültürüne verdiği zarar bir yana, insani değerleri de aşındırıyor ve gelecek nesle kötü bir miras bırakıyor.

Siyaset ve siyasetçiye olan güvenin her geçen gün azalması ve giderek yerlerde sürünmeye yüz tutması işte bu tarz hamasi ve tahripkâr söylemlerin bir ürünüdür. Meriyetteki cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi devam ettiği müddetçe, siyasi partilerin partner arayışları zorunlu hale gelecektir. Nasıl ki, dün çözüm sürecinde Ak parti ile HDP kangren haline gelmiş ülke sorunu üzerinde birlikte hareket etmişlerse, bugün de tam tersi Ak Parti ile MHP aynı kulvarda siyaset üretebiliyorlar. Keza, milliyetçi bir parti olan İyi Parti ile CHP’nin hatta HDP ile Saadet partisinin aynı kulvarda siyaset koşturmaları, bu mevcut yapının bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor. Dolayısıyla, yarın ne olacağı belli değil ve kimin kiminle ittifak edeceği meçhul. Demem o ki, yarın yüzüne bakmak zorunda kalacağın surata tükürmeyeceksin.

Hele hele bazı şer odaklarının kenarda bekleyip bu puslu havada bir takım tedhiş hareketi gerçekleştirip ortalığı tamamen bulandırma hazırlığı içinde olduklarını görmek, duymak hepten bizi endişelendiriyor. İşte tüm bu olumsuzluklara meydan vermemek için, kendisini sorumlu hisseden her kes siyasetini saygı zemini üzerine kurmalı ve bu sorumluluk bilinciyle hareket ederek öylece yol almalıdır. Aksi taktirde, felaket kaçınılmazdır.

Bu duygu ve düşüncelerle, seçim sonuçlarının şimdiden ülkemize, milletimize ve tüm insanlığa hayırlı ve uğurlu olmasını yüce Mevla’dan niyaz ediyorum.

Bu yazı toplam 841 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.