1. HABERLER

  2. İNSAN HİKAYELERİ

  3. 40 yıllık çalışma hayatına 5 mesleği sığdırdı
40 yıllık çalışma hayatına 5 mesleği sığdırdı

40 yıllık çalışma hayatına 5 mesleği sığdırdı

Çalışma hayatının 40 yılına 5 meslek sığdıran Turgay Şahbenderoğlu, aslında birbiriyle hiç ilgisi olmayan asker, mühendis, avukat, işletmeci ve gazeteci unvanına sahip. Bu meslekleri bilfiil icra etti ve şuan avukatlık yapıyor.

A+A-

Turgay Şahbenderoğlu’nu üniversite yıllarımdan bu yana tanırım. Üniversitede yaptığımız eylem ve etkinliklerle ilgili ziyaret ettiğimiz gazeteci abilerimizden biriydi. 2006 yılında meslektaş olduk. Yaptığı özel haber ve röportajlarını yakından takip ediyordum. Hedef Kocaeli Gazetesi’ni devrettikten sonra kayboldu. Uzun süre ne yaptığını bilmiyordum. 2016 yılıydı sanınım, Kocaeli Barosu’nda yemin töreni listesinde ismini gördüm. Çok şaşırmıştım…

Yıllar sonra kendisiyle röportaj için bir araya geldim. “Abi 10 parmağında 10 marifet var” dedim. Sadece gülümsedi. Turgay abi Kıdemli Yüzbaşı, Jeoloji Mühendisi, İşletmeci, Avukat ve Gazeteci. Aynı zamanda 2003 yılında Mustafa’dan Atatürk’e kitabını yazdı. Kara Harp Okulu’nda öğrendiği eskrim sporunu da devam ettiriyor. Kocaeli Tenis, Eskirim ve Dağcılık Spor Kulübü Başkanı…

Okuduğu tüm alanlarda fiilen mesleklerini icra eden Turgay abiye “Neden bu kadar çok meslek edinme gereği duydun?” diye sordum. “Dünyadaki en kolay iş okumak. Sırtında çimento taşımıyorsun. Sabırla ders çalışıyorsun. Kolay olduğu için okudum” dedi. Çok keyifli bir röportaj oldu. Tarihi tanıklıkları da elbet bilmediğimiz yanı Turgay abinin. Zevkle okuyacağınıza inanıyorum…

 

turgay-sahbenderoglu.jpg

TURGAY ŞAHBENDEROĞLU- 10 parmağında 10 marifet olan Turgay Şahbenderoğlu, şu an avukatlık yapıyor. Ama birkaç yıl içinde yeni bir üniversite okuyup başka bir meslek yapma ihtimali çok yüksek.

 

KONAKTA DOĞDU

10 parmağında 10 marifet Turgay Şahbenderoğlu, 1958 yılında Gümüşhane’de Şahbenderoğlu Konağı’nda doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimini Gümüşhane’de tamamladı. Türkiye’de sağ-sol çatışmalarının zirve yaptığı bir dönemde liseyi derece ile bitirdiğini söyleyen Şahbenderoğlu şunları anlattı: “-O zamanlar liseyi dereceyle bitirenlere üniversiteler özel kontenjan veriyordu. Üniversite sınavına girdim. Sınav sonuçlarını beklerken Orman Mühendisi babamın bir arkadaşının abisinin Subay ve Paris’te Ateşe olduğu sohbetine şahit oldum ve Kara Harp Okulu sınavına girdim.

 

DOKTOR OLABİLİRDİ

Sınav sonuçlarını isimlerin gazetede yayınlanması ile öğrendim. Ankara’ya dönüp kaydımı yaptırdım. Kara Harp Okulu’na başladıktan sonra üniversite sınav sonuçları açıklandı. Trabzon Tıp Fakültesi o zaman Hacattepe Üniversitesi’ne bağlıydı. Orayı kazanmıştım. Gitmek için biraz debelendim ama kimseye duyuramadım. 4 yıl Kara Harp Okulu okudum. Neyse ki bizim dönemimizde Amerikan Harp Okulu sistemi West Point sistemine geçildi. Böylece ben işletme okudum ve lisans diplomamı aldım. Lisans derslerimize Hacettepe ve Ankara Üniversitesi’nden ünlü hocalar geliyordu.

 

jeoloji-ogrencisi.jpg

JEOLOJİ ÖĞRENCİSİ- Şahbenderoğlu, Kocaali Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği son sınıfında sınıf arkadaşları ve geziye katılan Mimarlık Fakültesi eski Dekanı Prof. Dr. Nezih Köprübaşı ile birlikte Bilecik’te arazi gezisine gitti.

 

TARIK AKAN İLE ASKERLİK…

Kara Harp Okulu’nda son sınıfta piyade bölümünü tercih ettim. Çünkü Atatürk de piyadeydi. 1979 yılında teğmen olarak mezun oldum. Ardından Tuzla Piyade Okulu’nda staj yaptım. Staj yaparken Tarık Akan yedek subay öğrencisiydi. Tabi o zaman da ünlüydü. Ben uzaktan görüp uzun boyundan tanımıştım. Sağ-sol kavgalarında artık nefes alınmayan bir dönemdeydik. 1980 yılının Temmuz ayında stajım bitti. Kurada Manisa’yı çektim. Hemen gittim görevime başladım. Orada kadro olmadığı için acemi eğitiminde bölük komutanı vekili yaptılar.

 

İHTİLALİ İHSAN BALABAN’DAN ÖĞRENDİ

Göreve başladım daha gözümü açmada Eylül ayının başında bir emir geldi. Ege Ordu Komutanı General Süreyya Yüksel ve Kara Kuvvetleri Komutanı Nurettin Ersin denetime gelecekti. Sefer sırasında askerlerin sefere hazır olup olmadığını denetleyecekler. 7 ya da 8 Eylül tarihlerinde geldiler. Uzaktan arabayla geçtiler. 27 Mayıs İhtilali’nde Adnan Menderes’in intihar girişimini görüp haber veren isim olan Alay Komutanı Albay İhsan Balaban 11 Eylül 1980’de öğleden sonra tüm muvazzaf subaylarını toplantıya çağırdı. ‘Kimse mesai bittikten sonra kışlayı terk etmesin’ dedi. Sonra saat 16.00’de Milli Güvenlik Konseyi’nin yönetime el koyacağını bize söyledi.

 

esi-rutbesini-takti.jpg

EŞİ RÜTBESİNİ TAKTI- 1989 yılında yüzbaşı olan Turgay Şahbenderoğlu’na yapılan tören ile rütbesi takıldı. Şahbenderoğlu’nun rütbesini eşi Sevgi Şahbenderoğlu taktı.

 

YANIMIZA RADYO ALDIK

Yanımıza radyo almamız istendi ve darbe haberini radyoda öğreneceğimizi söylediler. Gittiğimiz yerlerde çevre güvenliği almamızı, çalışan memur varsa görevine devam etmesi istendi. Kışlada herkese görev yeri verildi. Bana Manisa tren garı düştü. Gece 24.00’te tren garına gittim. Gece 03.00’te radyoda anons oldu. Anonstan sonra ben tren garının müdürünün lojman kapısını çaldım. Kapıyı aralayıp baktı. 5 dakika hazırlanmak için müsaade istedi. 50’li yaşlardaydı. Anlamıştı. Sokağa çıkma yasağı vardı. Sabah işe gitmek için sokağa çıkan herkesi evine gire gönderdik.

 

2 AYDA DARBE DENEYİMİ

Polisler gelip bize ne yapacaklarını sordu. Bizim de bilgimiz yoktu, beklemelerini söyledik. Sonra sorduk. Hüviyetleri kontrol edilerek iş yerlerine göndermemizi istediler. O dönem Kocaelilerin de yakından tanıdığı isimlerden biri olan Necdet Menzir Manisa Emniyet Müdürüydü. 2 aylık subayken darbe deneyimim oldu. Benim olduğum bölgede beklenmesine rağmen hiç sürtüşme ve olay yaşanmadı. 6 yıl Manisa’da görev yaptım ve Üsteğmen oldum. Orada Sevgi Şahbenderoğlu ile evlendim ve ilk çocuğumuz orada oldu. İki kızım var. Burçak gazetecilik, Burçe ise iktisat okudu.

 

ablasi-ile-umreye-gitti.jpg

ABLASI İLE UMREYE GİTTİ- Turgay Şahbenderoğlu, Kadın Hastalıkları Uzmanı ablası Dr.Funda Doğan ile birlikte geçtiğimiz yaz Umre’ye gitti.

 

MECBURİ HİZMET BİTİNCE İSTİFA ETTİ

Manisa’dan sonra şark görevine Hakkari Yüksekova’ya gittim. 1986 yılıydı. Olağanüstü hal yoktu ama sıkıyönetim vardı. Şemdinli baskınından bir yıl sonra gitmiştik. Ailemizi götürmek yasaktı. 1,5 yıl kaldım. Sonra Kırklareli’ne tayinim çıktı. Orada 1 yıl kaldım. 1988 yılında Kara Harp Akademisi sınavına girdim ve kazandım. İstanbul’da 2,5 yıl eğitim aldım ve Yüzbaşı oldum. Okul bitince benim tayinim Trabzon’a çıktı. O dönem tüm ailem İzmit’teydi. Benim mecburi hizmetimde bitmişti. Silahlı kuvvetlerden ayrılıp İzmit’e geldim.

 

ESNAF, GAZETECİ VE ÖĞRENCİ

İzmit’e gelince Peugeot’un bayiliğini yaptım. Aynı zamanda Lassa lastiklerinin satışını üstlendim. Bu arada üniversite sınavına girip Kocaeli Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği bölümünü kazandım. 1999 Marmara Depremi olunca her şey alt üst oldu. Şirketi kapatıp, ticareti sonlandırdım. Bu arada 1992-1999 yılları arasında Özgür Kocaeli Gazetesi’nde köşe yazdım. 1999 Eylül ayında Namık Kemal Zeybek İstanbul’da Ayyıldız gazetesini çıkarıyordu. Beni çağırdı orada Genel Müdür Yardımcılığı yaptım. 1,5 gazeteyi çıkardık. Satışlar iyi gitmeyince kapandı.

 

kizinin-basarisini-kutladi.jpg

KIZININ BAŞARISINI KUTLADI- Şahbenderoğlu, Robert Koleji’nden mezun olan kızı Burçe’nin mezuniyetine eşi Sevgi Şahbenderoğlu ile birlikte gitti. Burçe, daha sonra 2019 yılında Koç Üniversitesi İktisat Bölümü’nü bitirdi.

 

DAYANAMADI HUKUK OKUDU

Gazetecilikte uzun süre kalmayınca artık kendi mesleğimi yapayım dedim. Artvin Çoruh vadisinde hidroelektrik santralinde tünel kazılarında jeoloji mühendisi olarak çalıştım. Bu arada A sınıfı iş güvenliği uzmanı oldum. Bir taraftan tünel yaparken bir taraftan üniversite sınavına girdim. Kat sayısı kalkınca sınava girdim ve Yakın Doğu Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazandım. 2015 yılında fakülteyi bitirdim. Avukat Nazmi Küçükosmanoğlu’nun yanında staj yaptım. Stajım bitince ofisimi açtım.”
 

Bir kamyon malımı yok ettiniz

Sıkıyönetimde sokağa çıkma yasağını ihlal eden kamyon şoförünü emniyete teslim ettikten 3 gün sonra tekrar orada gördüğünü söyleyen Şahbenderoğlu, “O dönem hatalar da oldu. Adamı 3 gün nedensiz tutmuşlar. Ben tesadüf gidince çıkarttılar. Adam çıkınca ‘Bir kamyon malımı yok ettiniz’ diyerek gitti” dedi

 

SİZ GETİRDİNİZ TUTUYORUZ

12 Eylül darbesinin ardından gece kendi bölgelerinde güvenlik amacı ile beklediklerini söyleyen Turgay Şahbenderoğlu, “Darbenin ilk günlerinde bize verilen bölgede her ihtimale karşı sabaha kadar bekliyoruz. Saat 24.00’ten sonra kimse sokağa çıkmıyor. Askerler bana Turgutlu’dan gelen bir kamyon şoförünü getirdi. Neden çıktığını sordum. Sokağa çıkma yasağından haberi olmadığını söyledi. Ama bize verilen emir sokağa çıkmayı ihlal eden herkesin emniyete götürülmesiydi. Ben adamı tutanakla emniyet müdürlüğüne teslim ettim. 3 gün sonra bir vesile ile emniyette gittim. Baktım şoför nezarette. Beni görünce baktı. Komisere neden hala adamı tuttuklarını sordum. O da bana ‘Siz getirdiniz o yüzden tutuyoruz’ dedi. Çıkarmalarını söyledim. Adam çıkınca gayri ihtiyari söylendi ve ‘Bir kamyon malımı yok ettiniz’ diyerek gitti. O dönem böyle dikkatsizlikler de oluyordu” dedi.

 

Belediye başkan adayı oldu

Silahlı Kuvvetler’den ayrıldıktan sonra siyasette de girdiğini söyleyen Şahbenderoğlu, “Benim ailem köklü Demokrat Partili olduğu için DYP’ye üye oldum. 1993 yılında o zaman merkez ilçe yönetimine girdim. İlçe Başkanımız İrfan Seymenbaşı’ydı. 1999 seçimlerinde Derince Belediye Başkan adayı oldum. Halit Altuntaş seçimi kazandı, ben kaybettim. Sonra DYP ve ANAP birleşmesinden hoşnut olmadığım için Demokrat Parti yapılanmasında yer almadım. AK Parti’nin kurulduğu dönemde bir süre siyaseti dışarda izlemekle yetindim. 2004 yılında kenarda durmak işe yaramıyor diyerek CHP’ye üye oldum ve hala CHP üyesiyim” dedi.

 

belediye-baskan-adayi.jpg

BELEDİYE BAŞKAN ADAYI- 1999 seçimlerinde Derince Belediye Başkan Adayı olan Turgay Şahbenderoğlu, eski Sağlık Bakanı Kazım Dinç ve Kadir Sarı ile birlikte seçim çalışmalarını yaptı. Derince’de yaptıkları bir toplantıda görüntü.

 

Koca koca adamlar ağlıyordu

Siyasetle ilgilendiği dönemde hiç unutmadığı bir anısını da paylaşan Turgay Şahbendenoğlu, “2002 seçimlerinden sonra genel başkanlıktan Tansu Çiller istifa etti. Büyük kongre topladı. Ben büyük kongre delegesiydim. O zaman Mehmet Ağar ve Hasan Subaşı adaydı. Delegelerle kime destek vereceğimizi görüşüyorduk. Adaylarda delegasyonu arıyordu. Ben, Mehmet Ağar’ı desteleyeceğim dedim. Mehmet Ağar’ın kızı vefat etmişti. Evlat acısı hep yüzüne vuruyor gibi geliyordu bana. Bu yüzden destek verdim. Büyük kongre günü Tansu Çiller veda konuşması için geldi. Salonda yer yerinden oynuyordu ve insanlar hüngür hüngür ağlıyordu. Bende ağladım. Kongreden sonra İzmit’e döndüm. Eşim Sevgi Şahbenderoğlu bana, ‘kongreyi televizyonda izledim. Koca koca adamlar ağlıyordu’ dedi. Tabi ben bir şey demedim ama içimden ‘Neyse ki beni görmemiş’ dedim” diye konuştu.

 

tansu-ciller-ile.jpg

TANSU ÇİLLER İLE- 1994 yılında DYP Merkez İlçe ikinci başkanı olan Turgay Şahbenderoğlu, Başbakan Tansu Çiller’in DYP Meclis Grubu toplantısına katıldı.

 

Abi film yok

Kocaeli Gazetesi’nde çalıştığı dönemde genel seçimlerde MHP’den milletvekili aday adayı olan eski Telekom İl Müdürü İbrahim Alptürk ile yaptığı röportajı anlatan Şahbenderoğlu, “İbrahim Alptürk ön seçimde birinci çıkmıştı. Ben ve Bülent Ekinci birlikte Bahçecik’teki evinde röportaj yapmaya gittik. Röportajımızı yaptık, Bülent fotoğrafları çekti. Arabaya bindik, dönüyoruz. Bülent’ten tek bir ses duydum. “Abi film yok.” Tekrar aradım İbrahim Alptürk’ü, “Abi tüm fotoğrafları siyah beyaz çekmişiz. Renkli baskı için birkaç renkli poz çekelim” dedim. Gittik tekrar fotoğraf çektik” dedi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum