1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. 41 Yıl Önce Ve Şimdi
41 Yıl Önce Ve Şimdi

41 Yıl Önce Ve Şimdi

“Aşağıdaki yazı, 41 yıl önce Dündar Çiğit ve Şefik Güler tarafından yayımlanmakta olan SESİM Dergisi’nin 29 Mayıs 1969 tarihli sayısında bu satırların yazarı tarafından yazılıp yayınlanmıştı

A+A-

“Aşağıdaki yazı, 41 yıl önce Dündar Çiğit ve Şefik Güler tarafından yayımlanmakta olan SESİM Dergisi’nin 29 Mayıs 1969 tarihli sayısında bu satırların yazarı tarafından yazılıp yayınlanmıştır.” Aynen alıyorum.

Direnme Hakkı

Av. Tacettin Değer

“Tarihi boyunca bağımsız yaşamış, hak ve hürriyetleri için savaşmış olan, Anayasa ve hukuk dışı tutum ve davranışlarıyla meşruluğunu kaybetmiş bir iktidara karşı DİRENME hakkını kullanarak 27 Mayıs 1960 Devrimini yapan Türk Milleti...”

Anayasa

“Muhalefet’in direnme hakkı yoktur”

Demirel

İktidar, olanca gücü ile, NİZAM ve TRT kanun tasarılarını Meclisten geçirmeye gayret ederken, Sayın Başbakanımızı: “Muhalefetin direnme hakkı yoktur” diyor. Bu lâf memleketimizde maalesef olağan karşılanıyor. Halkımız henüz “iktidar” terim’inin ruhuna vakıf değil. Direnme hakkının ne demek olduğunu bilmiyor. Bu sebeple siyasilerimiz, diledikleri sözü, uluorta, rahatlıkla sarfedebiliyorlar.

Bir Başbakanın, geniş hukuk ve sosyoloji bilimine vakıf olması gerekir. Hatta bu, bir doktrin vaz edecek seviyede olmalıdır. Bizim Başbakanımız böyle mi ya? Hadi diyelim “Müteahhitlikten birden Başbakan oluverdi. Ne yapsın adamcağız.” Ya sonrası? Bu hususta iyiye doğru en ufak bir alamet belirmiş midir? Mostrası meydanda işte.

Memleket meseleleri hâlâ ise sıralarında okunan mantıkla çözümleniyor (!).

“Anayasa Mahkemesi var ya” diyorlar. “Kanun Anayasaya aykırı ise mahkeme iptal eder. Ne lüzum var peşin peşin bağırmaya?”

Adam dayıyacak bıçağını gırtlağına “Bağırma ulan!” diyecek ve de “çırpınma” “Keserim seni, mahkemeye gidersin!” “Üstelik memleketin polisi var savcısı var” ‘Ne tepinip duruyorsun?”

Böyle değil mi dostlar?

Gençlik, yurt sorunlarına eğilmesin. Üniversite sussun. Sendikalar siyasetle uğraşmasın. Ordu kışlasında otursun. Partiler direnmesin... Say sayabildiğine.

Buna mukabil, komandolar adam doğrasın, gericiler aleni olarak Atatürk’e küfretsin, şehirlerin göbeğinde irticai ayinler düzenlensin. Aydınlara komünizm çamuru atılsın... Ses yok bunlara. “Oy” kaynakları çünkü...

Mecliste, TRT kanunundan başka kanun yok mu çıkarılacak? TRT kanununun aksayan tarafları olabilir ama bu derece mühim mi ki, üstüne üstlük gidiliyor?

Sırf AP menfaati için çıkarılmak istenen bu kanunun, önemli yurt meselesi gibi millete takdimi, Millet’le istihzadan başka bir şey değildir.

Zaman geçecek ve bu günleri tarih yazacak. Gelecek nesiller üzülecekler bu yazılanlara. Yalnız, Yedi Sekiz Hasan Paşa sevinecek, tarihte yalnız kalmadığına.. Maalasef...

Yazarın notu: Kuşkusuz, akıl ve zeka kapasitesi yeterli olan Demirel, o günlerde kendisini bugünkü gibi yetiştirmiş olsaydı ve yine Adnan Menderes asılmayıp bugünleri görüp yaşasaydı.

Bu haber toplam 829 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.