• BIST 83.124
  • Altın 147,600
  • Dolar 3,7839
  • Euro 4,0578
  • Kocaeli 8 °C

7 Ocak’taki toplantı çok önemli

İsmet ÇİĞİT
İlimiz için devletin gündeminde olan en önemli, en büyük proje, “Güney Marmara Otoyolu” projesidir. İzmit-Yalova Otoyolu olarak da adlandırılan bu yeni yok,  artık yükü taşıyamaz hale gelen D-130’a alternatif olacak.
Güney Marmara Otoyolunun güzergahı, uzun süredir tartışılıyor. Bu konuda pekçok rivayet, tevatür, dedikodu üretildi. Yol, ilimizde Kartepe-Başiskele-Gölcük-Karamürsel ilçelerinin içinden geçecek. Doğal olarak devlet, bu güzergahta kamulaştırma maliyetini en aza çekecek önlemleri almak için çaba harcıyor. Ana yolun geçeceği güzergah çok önemli. Bir de bu yeni yoldan yerleşim alanlarına çıkışlar verilecek. Kavşaklar, bağlantı yolları yapılacak. Bunların nerelerden geçeceği de önemli.
Malum, özellikle Başiskele ilçesi, son yıllarda çok önemli yatırımlar aldı. Yeni siteler kuruldu. Çok lüks villa siteleri yapıldı. İlimizde AK Parti’nin, CHP’nin önemli isimleri, pekçok tanınmış esnaf, işadamı artık Başiskele’de yaşıyor. Evleri var.  Güney Marmara Otoyolu güzergahı, bu bölgede yaşayan herkesi ilgilendiriyor. 
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Ulaştırma Bakanlığı’nın(Karayolları’nın) yaptıracağı bu yeni yol projesi ile ilgili yasal ÇED toplantılarının 7 Ocak günü yapılacağını açıkladı. 7 Ocak Perşembe günü saat 10.00’da Başiskele ilçesinde Karşıyaka Kültür Merkezi’nde ÇED toplantısı var. Ulaştırma Bakanlığı yetkilileri halka yol güzergahı hakkında bilgi verecekler. 
Çok önemli, çok gerekli olan bu yol projesine karşı çıkmaya kimsenin hakkı yok.  İzmit-Yalova ulaşımını rahatlatacak, halen yapımı süren İstanbul-İzmir Otoyoluna ulaşmamızı kolaylaştıracak çok önemli bir proje. Bu yol inşaatının çevreye de bir zararı yok. Belki inşaat sırasında biraz toz toprak-gürültü patırtı olur ama, elben buna katlanacağız. Ama yolun güzergahı, nerelerden, hangi sitelerin içinden geçeceği, bağlıntı yollarının kavşakların nerelerde olacağı bu bölgede yaşayan insanlar için çok önemli. 
Ulaştırma Bakanlığı yetkilileri, 7 Ocak günü saat 10.00’da Karşıyaka Kültür Merkezi’nde halka, bölge sakinlerine bilgi verecekler. Aynı gün saat 14.30.’da Yalova’nın Altınova ilçesi Tavşanlı köyüne gidecek, aynı ÇED toplantısını orada da yapacaklar.
7 Ocak’ta Karşıyaka Kültür Merkezi’ndeki toplantıya,  bu yolun geçeceği güzergahtaki herkesin katılması lazım. Bölge belediye başkanlarının, muhtarların, site yöneticilerinin.. Hatta özellikle Başiskele’deki siyasi parti temsilcilerinin katılması lazım. Öyle kavga-gürültü yapmak, siyasi şov yapmak için değil. Doğru bilgileri, doğru güzergahı öğrenmek,  varsa tespit edilen yanlışları şimdiden ifade etmek için izlemek lazım. 
ÇED toplantılarının yapılıyor olmasından da belli ki, Güney Marmara Otoyolu işe atık ciddi biçimde yoluna giriyor. Bu yol, bizim ilimiz için son derece önemlidir. Ama bu kentteki pekçok kişinin de hayatını etkileyecek bir projedir. Bakın, mevcut TEM otoyolunun giriş çıkış kavşakları ile ilgili bugün bile sıkıntılar yaşıyoruz. Güney Marmara Otoyolu, ya da İzmit-Yalova otoyolu planlanırken, her şeyi olabildiğince doğru planlamak, birkaç yıl sonra dizleri dövmemek lazım. Çünkü bir otoyol yapıldıktan sonra,  o yol için yeni kavşaklar, yeni bağlantı yolları yapmak mümkün olmuyor.

*Yenimahalle’deki okulların inşaatı ne zaman başlayacak?
AK Parti iktidarları döneminde, bizim şehrimizdeki en önemli sorunlardan biri,  kente pekçok konuda söz verilmesi ama, bu sözlerin çok geç yerine getiriliyor olmasıdır. 
AK Partili dostlar, “Eninde sonunda her söylediğimizi yapıyoruz. Biraz gecikse ne olur?” diyerek bu durumu önemsemiyorlar. Ama bazı işler, gerçekten çok fazla gecikiyor.
Bu kentte 2000’li yılların başından itibaren, Yenimahalle’deki C Tipi Cezaevi binasının boşaltılıp, yıkılması gündemdeydi. Bu iş çok konuşuldu. Bize dediler ki, “Hele şu Kandıra yolu üzeri Çal mevkiindeki T Tipi cezaevi binaları bitsin, Yenimahalle’deki C Tipi cezaevini hemen yıkıp, yerine okul kompleksi yapacağız.” 
Aradan yıllar geçti. Yenimahalle’deki C Tipi cezaevi binaları ancak bu yıl yıkılabildi. 7 Haziran seçimleri öncesi törenle yıkım başladı. Eğer bu gazetenin takipçiliği olmasa, C Tipi Cezaevi binalarının yıkımı da emin olun bugünlerde hala bitmemişti. Neyse, cezaevi binaları yıkıldı. Yenimahalle’de ortaya çok geniş bir boş alan çıktı. Burada iki büyük okulun yaptırılması kararlaştırıldı. Okullardan birine İzmit Kız Meslek Lisesi, diğerine İzmit Lisesi ve Gazi Lisesi taşınacak diye açıklamalar yapıldı. Boşalacak kız Meslek Lisesi yıkılacak, boşalan İzmit Lisesi ile Gazi Lisesi’nin tarihi binaları da farklı değerlendirilecekti. Gazi Lisesi binasının Şehir Kütüphanesi yapılmasına karar verilmişti. 
Geçen ağustos ayının başında, Nuh Çimento ile devlet protokol imzaladı. Yıkılan C Tipi Cezaevi alanında yapılacak ve maliyeti 11.2 milyon TL olarak hesaplanan okul binalarının inşaatını Nuh Çimento üstlendi. Nuh Çimento, bu kentte gerçekten çok önemli eğitim ve sağlık binaları yaptıran, bu kente önemli katkı sağlayan bir şirket. Eski Cezaevi alanındaki eğitim kompleksinin yapımını üstlenmiş olmaları da büyük bir jesttir. Nuh Çimento bu işin içine girdiyse, protokol imzaladıysa, sözünü tutacak, mutlaka o okul binalarını yapacaktır.
Ama ne zaman?. Ağustos ayında protokol imzalanıyor. Yıl bitmek üzere. Ağustostan buyana havalar da inşaat için gayet uygun geçti. O alanda okul yapılacaksa, mümkün olan en kısa zamanda yapılması gerekmez mi?.. Belli ki  Yenimahalle’deki okul binaları gelecek eğitim yılına yetişmeyecek. Eğer inşaatların başlaması daha da gecikirse, bir sonraki eğitim yılına da yetişmez. Bir karar alınmış, imzalar atılmış.. Eminim gecikmenin kaynağı,  inşaatların yapımını üstlenen Nuh Çimento değildir. Şimdi yetkililere sorsanız, “Adalet Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasındaki bürokratik işlemler bekleniyor” denilecektir. 
Ben bu ataleti, bu yavaşlığı anlayamıyorum. Bu şehre de hiç yakıştıramıyorum. Yıllar önce bir karar alınmış.. Zaten uygulamada bugüne kadar çok büyük gecikmeler yaşanmış. Artık C Tipi Cezaevi yok. Boşalan alanda okulu yaptıracak firma belli. Ne bekleniyor?. Neden inşaat başlamıyor. Yıllar sonra orada okullar tamamlanınca bize çıkıp, “Bakın verdiğimiz bir sözü daha tuttuk” diyecekler. Tamam tutmuş olacaksınız da, verdiğiniz sözü kaç yıl sonra tutmuş olacaksınız? 

*Hadi, bizi boş verin gelip geçen ne diyordur?
Geçenlerde de yazmıştım.  Bizim gazetenin yeni binasının hemen önünde, D-100 karayolu üzerinde köhne, üfleseniz yıkılacak türden bir yaya geçidi var. Büyükşehir Belediyesi, bu yaya geçidinin kenarlarını “Afiş panosu” olarak kullanıyor. 
Büyükşehir Belediyesi’nin düzenleyeceği önemli etkinliklerin duyurusu, bu köprünün D-100 karayoluna bakan kesimlerine kocaman afiş olarak asılıyor. Ama o etkinlik yapılıyor. Tarihi geçiyor.  Büyükşehir’in afişi hala yerinde kalıyor.
Şimdilerde o üstgeçidin kenarında 16 Aralık’ta yapılan, biten  “Mevlana Rubaileri etkinliğinin afişi var. 16 Aralık’ta bu etkinlik gerçekleşti. Gayet de güzel oldu. Ama bugün 28 Aralık. O afişin duyurduğu etkinliğin üzerinden 2 hafta geçmiş. Hala D-100’den gelip geçenler Büyükşehir’in bu afişini görüyor.
Hadi, biz bu kentte yaşayanlar, Büyükşehir Belediyemizin çalışma tarzına alışanlar bu durumu yadırgamıyoruz.  Ama D-100 İzmit geçişinden her gün pekçok yabancı da gelip geçiyor. Düşünün İzmitli olmayan biri, D-10’den geçiyor.  Yaya köprüsü üzerinde kocaman bir afiş var, 16 Aralık’ta düzenlenecek bir etkinliği duyuruyor. Adam, “Bu nasıl şehirdir. 16 Aralık’ta yapılıp biten bir şeyin afişi hala yerinde durur mu?” diye şaşırmaz mı?.. 

*Temizlemek yetmez, ceza da kesilmeli 
Geçenlerde İzmit Belediyesi ekipleri şehir merkezinde güzel bir iş yaptılar. Yürüyüş Yolu kenarındaki tarihi çınar ağaçlarına çivi, raptiye ile çakılan, ine şehir merkezindeki boş duvarlara, panolara yapıştırılan afişleri temizlediler. 
İzmit’te bu işi daha ciddi yapmak gerekiyor. Kimi sorumsuzların özellikle tarihi çınar ağaçlarının vücuduna çivi ile duyuru asması kabul edilemez. İzmit Belediyesi bunları temizlerken, bunları yapıştıranlara da ceza uygulamalı. Her duyuruda, her afişte,  bunu yapan kişi veya kuruluşların telefonu, adresi de yazılı. Belediye encümeni, bu afişleri, duyuruları önüne koyup, sahibi olan firmalara ceza kesmeli. 
Bu yıl içinde iki büyük seçim geçirdik. İlimizde siyasi partiler, adaylar bile ağaçlara, boş duvar veya panolara afiş asmamak, çevreyi kirletmemek için özen gösterdiler. Ama eleman arayanlar, konser düzenleyenler, abuk sabuk toplantılar organize edenler, boş buldukları her yere izin almadan, vergisini ödemeden afiş yapıştırıyor. Belediyenin yasal yetkisi de var. Bütün bu gelişigüzel yapıştırılarak şehri görsel açıdan kirleten duyuru, afişlerin sahiplerine para cezası uygulanmalıdır. 

*Üçümüz birden yargılandık; hepimiz beraat ettik 
Kocaeli Adliyesi’nde görülen, belki de bu kent tarihindeki en ilginç davalardan biri yıllar sonra sonuçlandı. Bu dava, 2009 yılındaki yerel seçimler döneminde açılmıştı. Hani, AK Parti’de Karaosmanoğlu ile, CHP’de Sefa Sirmen’in Büyükşehir için yarıştığı seçim döneminden. 
CHP örgütü, 2009 yılındaki o yerel seçimler öncesinde, bu kentte yayınlanan üç yerel gazeteye aynı ilanı vermişti. Söz konusu ilan “Karaosmanoğlu’na soruyoruz” başlığıyla başlıyor, seçim dönemine özgü siyasi rekabet içinde muhalefetin mevcut belediye yönetimine bazı iddialarını ve sorularını içeriyordu. Çok eminim, İbrahim Karaosmanoğlu’nun şahsına kalsa,  bu reklamda yer alan iddialara güler geçerdi. Ama etrafında beslenen “Kraldan çok kralcı” bazı kişiler Başkan’ın aklını çeldiler. ÖZGÜR KOCAELİ Gazetesi, Bizim Kocaeli Gazetesi ve Kocaeli Gazetesi(kırmızı)  hakkında Başkan Karaosmanoğlu adına suç duyurusunda bulunuldu, dava açıldı. 
2009 yılında bu dava açıldıktan sora, pekçok kez başka nedenlerle Başkan Karaosmanoğlu ile görüşmüşümdür. Hakkımızda bu davanın açılmasına ben çok kırılmıştım. Çünkü dava hukuken de, vicdanen de yanlıştı. Yerel seçim döneminde iki siyasi parti, iki güçlü aday yarışıyordu. Bunlardan biri bir reklam metni hazırlamış, üç yerel gazeteye parasını ödeyip yayınlatmıştı. Biz, yani gazete olarak bizler kimseye hakaret falan etmiyorduk. Seçim döneminde parası ödenmiş bir siyasi reklama yayınlamıştık. Zaten o metnin içinde de o dönemde kamuoyunda sürekli konuşulan, söylenen iddialardan farklı bir şey yoktu.
Ama dava açıldı. Büyükşehir Belediyesi’nin Hukuk Bürosu, bütün gücüyle, topuyla, tüfeğiyle Av.Halit Çokan liderliğinde üç gazeteyi mahkum ettirmek için elinden geleni yaptı.  Kocaeli 3 ncü Asliye Ceza Mahkemesi 2011 yılı aralık ayında ilk kararını açıkladı. Mahkeme, üç gazeteyi de Karaosmanoğlu’na tazminat ödemeye mahkum etti.
Sonra, üç gazetenin avukatları birlikte bu kararı temyiz ettiler. Dosya Yargıtay’a gitti, yerel mahkemenin kararı bozuldu. 2009 yılı mart ayından beri devam eden bir dava. Temyiz aşamasında mahkemenin hükmettiği tazminatlarla ilgili teminatları yatırdık. Yargıtay kararı bozunca, dava 3 ncü Asliye Hukuk mahkemesine yeniden geldi. Yerel mahkeme bu kez Yargıtay’ın bozma gerekçesine uydu. Üç yerel gazete de tazminat davasında beraat etti. Büyükşehir avukatı Halit Çokan, son dakikaya kadar tazminat için diretti ama, başaramadı. Beraat ile sonuçlanan davanın gerekçeli karar metni, geçen hafta içinde davalı gazetelerin şirketlerine iletildi.  2009’da başlayan, çok haksız olan bir tazminat davası, 2015’de sona ermiş oldu. Kim ne derse desin, bu ülkede hala bir miktar hukuk var, adalet var. Basına dava açmak, hele hele bir gazetede yer alan bir siyasi reklam gerekçe gösterilerek dava açmak, bu kadar basit bir iş olmasa gerektir.
Bu yazı toplam 458 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37