• BIST 83.048
  • Altın 146,881
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Kocaeli -5 °C

8 Haziran sabahı CHP

İsmet ÇİĞİT
Çevremiz AKP’liler tarafından kuşatılmış olsa da; mayamız ve hamurumuz gereği bu kentteki CHP’liler ile çok daha sık ve samimi görüşmeler içinde kendimi buluyorum. Hiçbir siyasi partinin içini kurcalayarak gazetecilik yapmak gibi bir saplantı içinde olmadım. Ama ilimizde CHP’de öylesine büyük sıkıntılar, çalkantılar yaşanıyor ki, ne zaman bir CHP’li dostla dertleşmeye kalksak, parti içinde bir çok olumsuz haberin bilgisini alıyorum.
7 Haziran seçimleri öncesi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye’de ezber bozdu. CHP yıllardır her seçim döneminde milletin önüne, “Kemalizm-Laiklik-Özgürlük” nutukları ile çıkıyor, bir arpa boyu yol alamıyordu. Hiç kuşkusuz Atatürk, laiklik, gelişmiş demokrasi, Batılı manada özgürlükler hepimiz için, ulus için çok önemliydi. Ama milletin karnı açtı, seçim dönemlerinde bu söylemler oy getirmiyordu. 
Kılıçdaroğlu, 7 Haziran seçimlerine çok sağlam bir ekiple, çok ciddi hazırlanmış, ilk kez halkın önüne ekonomik ve somut vaatlerle çıkmıştı. Dikkat edin;  bu seçim döneminde MHP ve HDP, AKP iktidarına, Başbakan’a, Cumhurbaşkanı’na sürekli yüklendi, sert dille eleştiriler getirdi. CHP’nin ve Kılıçdaroğlu’nun üslubu ise mevcudu eleştirmek yerine, geniş kitlelere, özellikle yoksul kesimlere somut vaatler vermek üzerine kurgulanmıştı. 
Kılıçdaroğlu, “Emekli’ye iki bayramda birer maaş ikramiye” dedi. 
Kılıçdaroğlu, “Bireysel kredi ve kredi kartı borçlarında faizin en az yüzde 80’ini silecek, ana paranın ödemesini 5 yıla yayacağım” dedi. 
Kılıçdaroğlu, çiftçiye mazotu 1.50 TL’den vereceğini, asgari ücreti 1500 TL yapacağını söyledi, meydanlarda  “Söz veriyorum.  Ben hesap uzmanıyım. Bütün vaatlerimin kaynakları hazır. Bütün hortumları kesecek, bu zengin ülkenin gelirini yoksul halka hakça dağıtacağım” diye bas bas bağırdı. 
CHP Genel Başkanı, bu söylemleri ile, iktidarı da şaşırttı. Milletin kafasının içine girdi,  insanların beyin kıvrımları içinde dolaşmaya başladı. Bizim kentimizde merkez yoklaması yaparak bu kente hakaret etti ama, Türkiye’nin pek çok ilinde de partisinin adaylarını resmi ön seçim veya örgüt yoklaması ile belirleyerek,  önemli bir demokrasi gösterisi de gerçekleşti. 
AKP’yi 7 Haziran seçimleri öncesi, en çok CHP ürküttü.  “Vaatler gerçekleşmez. Bol keseden atıyorlar. Kılıçdaroğlu hesap bilmez. SSK’yı o batırdı” falan dediler ama, pek çok emeklinin, asgari ücretlinin, borçlunun, taşeron işçilerinin kafasının karıştığını, geniş kitlelerde “Bu seçimde acaba oyumu CHP’ye mi versem?” sorusunun ciddi biçimde oluşmaya başladığını onlar da fark ettiler. 
……….
Ama çok açık bir gerçek var. CHP’nin Kocaeli’deki durumu, belki de cumhuriyet tarihinin en kötü tablosunu ortaya çıkartıyor. Merkez yoklaması ile yazılan Kocaeli listesi, ilk aşamada parti içinde gürültü kopartmaya hazırlananların sesini kesti, sempatik geldi. Ama giderek, bu listenin çok fazla tartışılan unsurlar taşıdığı ortaya çıktı. İl örgütü çok silik kaldı. 
CHP’li dostlarla konuştuğumda, ilçe örgütlerinin halini anlatıyorlar ki, duyduklarıma çok şaşırıyorum. Gebze bölgesinde CHP’nin neredeyse örgütsüz olduğu konuşuluyor. İzmit örgütünün “seçilmesi zaten garanti“ görünen ilk iki sıra adayını Ankara’ya göndermek dışında bir amacı olmadığından konuşuluyor. Kartepe’de partinin milletvekili adaylarının önüne geçen ilçe başkanından, Gölcük’te ilçe başkanının önüne geçen belediye meclisi üyesinden söz ediliyor. 
CHP İl Binasında, il başkanı huzurunda yapılan, seçime yönelik çalışmaların programlandığı toplantılarda partinin bazı milletvekili adayları arasında çok sert kavgaların çıktığını, parti içinde çok gereksiz bir “Patronluk” kavgasının sürekli yaşandığını artık herkes biliyor.  Kılıçdaroğlu’nun Ankara’dan estirdiği bu kuvvetli siyasi rüzgarın üzerine Kocaeli’de örgüt sağlam bir yelken açsa, bu rüzgarla yelkenini şişirse,  7 Haziran’da bu kentte sandıklardan çıkabilecek sonuçlar çok farklı olabilirdi. 
İlimizde CHP’ye AKP’den, AKP içindeki merkez sağ seçmenden, kendi partisinin adaylarına çok kızan MHP tabanından önemli miktarda oy kayması olabilirdi. Ama örgütsüzlük ve ciddiyetsiz çalışma, uyumsuzluk nedeniyle bu kentte CHP her geçen gün biraz daha törpüleniyor. 
16 Mayıs’ta Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun katılımıyla İzmit Perşembe Pazarı alanında gerçekleştirilen miting, CHP örgütlerinin süngüsünü biraz daha düşürdü. Adaylar, kendi kafalarına göre, sadece kendilerine yakın örgüt yöneticileri ile savruk bir çalışma modeli içinde. 
CHP Kocaeli örgütlerinde 7 Haziran’da bir oy fazla nasıl alırız diye düşünen yok. Şimdiden 
7 Haziran’daki olası hezimetin ardından partiyi nasıl ele geçiririz hesapları başladı. 
İl Başkanlığı için kimlerin ortaya çıkacağı, kimlerin kimleri destekleyeceği, 8 Haziran’dan sonra bu kentte CHP’nin patronunun kim olacağı tartışılıyor. 
……..
Oysa, Yalçın Kuşkan’ın adaylık için istifasının ardından, Kocaeli’de CHP örgütleri baştan başa yenilenmeliydi. Bütün ilçe başkanları, il yönetimi çok geniş ve kişisel beklentiler dışarıda tutularak yapılan bir çalışma ile yeniden belirlenmeliydi. Bir de üstüne sandıktan kim çıkarsa çıksın kabul edilecek bir önseçimle adaylar belirlenseydi, emin olan CHP 
7 Haziran’da bu kentte 1 nci parti bile olabilir, bugünlerde 5-6 milletvekili çıkartmanın hesaplarını yapıyor olabilirdi. 
Şimdilerde, CHP’nin bu kentte Türkiye ortalamasının altında kalacağı, mevcut 
3 milletvekilliğini korursa, bunun başarı kabul edilmesi gerektiği konuşuluyor. Asıl büyük hesap ise, 8 Haziran’dan sonra partiyi kim ele geçirecek diye yapılıyor.
Bu yazı toplam 192 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37