• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Kocaeli 6 °C

93 hatta 249 Belediye Otobüsü

İsmet ÇİĞİT
Kocaeli’nin en önemli sorununun “Ulaşım sorunu” olduğunu, artık Kocaeli Büyükşehir Belediyesi de kabul ediyor. 
Trafik sorunu var. Bu başka.. Özel araç sahiplerinin şehir içindeki ulaşımda tıkanıp kalması,  özel araç sahiplerinin arabalarını koyacak otopark bulamıyor olması, "Trafik sorunu”. Ama nüfusu 2 milyona yaklaşan, kent içinde çok yüksek oranda hareket halinde olan kentimizde “Toplu taşıma” sorunu, “Trafik sorunu”ndan çok daha önemli ve büyük.
Büyükşehir Belediyesi 2016 yılını “Trafik ve toplu taşıma sorunlarını çözüm yılı” ilan etmişti. Bu kentteki bütün toplu taşıma hatlarında sorun var. Elbette her insana, bir yere gitmek için evine en yakın durağa gelir gelmez toplu taşıma hizmeti vermek mümkün değil. Ama bu şehirde toplu taşımanın düzeni yok. Araçlar pis, kimisi  buz dolabının buzluğu gibi. İnsanlar özellikle bazı hatlarda bazı saatlerde araçlar içinde tıkış tepiş gidip geliyorlar. Doğru dürüst planlama yok. Hizmet çok kötü ve üstelik bu kentte topla taşıma çok pahalı. 
Büyükşehir Belediyesi’nin en azından İzmit-Karamürsel hattında çok büyük potansiyel olmasına rağmen deniz ulaşımını oturtamamış olması ve bu konuda pes etmesi, kabul edilebilir değildir. Şimdi, Büyükşehir kent genelinde yeni, büyük otobüslerle ulaşım sorununa merhem sürmeye hazırlanıyor.
Genel Sekreter Büyükakın önceki akşam açıkladı. 1 Şubat Pazartesi günü itibariyle ilimiz genelinde 93 hatta 249 yeni ve büyük-doğal gazlı- otobüsü seferlere çıkartıyor. 
Büyükşehir Belediyesi’nin yeni ve büyük otobüsleri şehir içine veriyor olmasına, minibüs kooperatifleri karşı çıkmışlardı. Belki, kooperatiflerle ortak bir çözüm zorlanabilirdi. Ama Büyükşehir kendisi 249 otobüsü işletme kararında ısrar etti.
249 yeni büyük otobüs, 12 ilçenin tamamında hizmete sunulacak. Karamürsel’e 9, Başiskele’ye 19,  Çayırova’ya 16,  Darıca’ya 26, Dilovası’na 16,  Gebze’ye 126,  Gölcük’e 21,  İzmit-Derince’ye 65, Kandıra’ya 10, Kartepe’ye 27, Körfez’e 14 büyük otobüs konuluyor.
Tabii, parayı bastırıp, büyük, modern az yakıt masraflı otobüs almak zor bir iş değil. Asıl önemlisi, 1 Şubat’tan sonra bu otobüslerin il genelinde ne kadar düzenli işletileceği. Halen şehir içinde çalışan mevcut belediye otobüslerinden de yoğun şikayetler var. Bazılarının şoförleri çok nalet çalışıyorlar. Kimileri çok hızlı gidiyor. Trafiğe çıkacak yeni otobüsleri, minibüsçüler rakip olarak görecekler. Hır-gür çıkabilir.. Tatil günlerinde Büyükşehir otobüsleri ne denli düzenli çalışacak?.. Kooperatiflerin büyük bölümü kendilerine çeki düzen verdi. Bütün araçları her an izleniyor. Araçların içinde güvenlik kameraları var. Büyükşehir otobüslerinde bunlar olacak mı?.. Bu otobüslerin içi ne kadar temiz tutulacak?.. Büyükşehir Belediyesi’nin 249 yeni otobüsle birlikte şehir içi ulaşımındaki payı  elbette yükselecek. Ama ne kadar kaliteli, düzenli hizmet verecekleri de çok önemli. Umarım,. Bu otobüsleri bu kentteki ulaşım sorununu tamamen çözmese bile, bir ölçüde rahatlatacak düzen içinde çalıştırmayı başarabilirler. Aksi halde, bu şehrin trafiğine yüzlerce yeni ve büyük otobüsü sokmanın faydadan çok, zararı olabilir. 

*Hürriyet’in başına gelen 
Sanırım, benim gibi pekçok kişi, 2014’deki yerel seçimler öncesinde İzmit Belediyesi Başkanlığı için CHP’den aday adayı olana kadar Fatma Kaplan Hürriyet’i tanımazdı. Fatma Hanım, birden bire İzmit kamuoyunda tanındı. Siyaset “Kısmet işidir” derler ya, bir yolunu buldu, Kemal Kılıçdaroğlu elinden tuttu; 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde CHP’nin Kocaeli listesi 1 nci sırasından aday gösterildi ve milletvekili seçildi. 
Geçen pazar akşamı, Hürriyet ailesi çok acı bir olay yaşadı. Fatma Hanım’ın babası Şaban Kaplan hastaydı. VM Medicalpark İzmit Hastanesi’nde tedavi görüyordu. Pazar günü akşam saatleri.. Aile fertleri, Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet, eşi Murat Hürriyet, erkek kardeşi Emrah Kaplan, hasta babanın hastane odasında bir arada.
İddiaya göre,  enişte ile kayınço arasında bir küçük meseleden tartışma çıkıyor. Odada hasta için getirilmiş meyve ve meyve bıçağı var. Emrah Kaplan eline bıçağı alınca, Murat Hürriyet üzerine yürüyor, bıçağı almak istiyor.. Emrah Kaplan, eniştesini yaralıyor.
Olay, Kocaeli Milletvekili Fatma Hanım’ın eşi ve kardeşi arasında yaşanmasa, hiçbir gazetede iç sayfa haberi bile olmazdı. Ama bir milletvekilinin-üstelik bir kadın milletvekilinin-gözü önünde kardeşi ile kocası bıçaklı kavgaya girişince, ulusal medyaya bile haber oldu.
Beş parmağın 5’i de birbirinden farklı. Her ailenin içinde sorunlar olabilir.  Her ailenin içinde hasta ruhlu bireyler bulunabilir. Yaşanan bu olayın ardından, Kocaeli Milletvekili Fatma Hanım’ın ruh halini düşünemiyorum. Bir tarafta ağır yaralı eşi, diğer tarafta psikolojik sorunlu olduğu belirtilen kardeşi. Hepsinin ötesinde Fatma Hanım’ın taşıdığı sıfat nedeniyle, topluma, partisine karşı olan sorumlulukları. Fatma Kaplan Hürriyet, bu ruh hali içinde bile, çok nazik bir üslupla olayın ertesi günü medyaya kısa bir yazılı açıklama yapma nezaketini bile gösterdi. Çok zor bir durum. Bu olayın milletvekili Fatma Hanım’la, O’nun partisiyle ilişkilendirilmesi en basit tabirle haksızlık ve ahlaksızlık olur. Yaralı Murat Hürriyet’e acil şifalar dileyelim. Milletvekili Fatma Hanım’a da geçmiş olsun.. Onlar için zor günler.. Hiç birimiz, ailemiz içindeki insanların, hatta yetişkin çocuklarımızın bile yapabileceği işler nedeniyle  sorumluluk taşıyamayız. Zaten hukukta en temel ilke de “Suçun bireyselliği” ilkesidir. Hürriyet ailesinde yaşanan olayları siyasete, milletvekilinin kişiliğine bulaştırmadan anlatmak da bizim insanlık görevimiz olsa gerektir.


*Hey gibi Vehbi Amca 
Bu kentin sevilen, sayılan büyüklerinin vefat haberlerini duydukça, yazdıkça içimden bir şeylerin koptuğunu hissediyorum. Son olarak Vehbi Engiz’i kaybettik. 
Vehbi Amca 89 yaşına gelmiş.  1991 yılında, 25 yıl önce vefat eden rahmetli babam, Vehbi Engiz’e “Ağabey” diye hitap ederdi. Babamın çevresinde,  çıkarttığı gazete veya dergilerde, ya da evimizde genellikle bu kentteki CHP’li siyasetçiler olurdu. Ama Vehbi Engiz’in yeri ayrıydı. Adalet Partili, yani sağ siyasetten olup da rahmetli babamla en fazla samimiyeti bulunan siyasetçilerin başında gelirdi. Dündar Çiğit ile Vehbi Engiz’i çok sefer başbaşa siyaset konuşurken görmüşlüğüm vardı. 
Vehbi Engiz, TBMM’nin 14 ncü döneminde Kocaeli milletvekili olarak görev yapmıştı. 1969-1973 yılları arası. Türkiye için çok zor yıllardı. Süleyman Demirel’in en hararetli savunucularından Demirel’i en çok seven kişilerden biriydi. Ama ülkesini daha çok severdi. O yıllardaki Türkiye’nin menfaatine olduğuna yürekten inanarak Demirel’e bayrak açmıştı. Türk siyasetinde  “41’ler hareketi” olarak adlandırılan oluşumun içinde yer almış, Turhan Feyzioğlu ile birlikte yeni partinin kuruluşuna öncülük etmişti. Zaten bu olay nedeniyle bir daha aday gösterilmedi, milletvekilliği bitti. Ama hep bu kent sokaklarındaki saygın, görüşüne değer verilen insan olarak yaşadı. Birkaç yıl önce İzmit şehir merkezinde bir öğlen vakti, bir lokantada karşılaşmıştık. Beni tanıdı. Ben de elini öptüm. Yazılarımı takip ettiğini, çok takdir ettiğini söyledi. Türkiye’nin gidişatından kaygı duyduğunu anlatmıştı. Çok dürüst; çok  temiz adamdı Vehbi Engiz.. O’nun vefatıyla birlikte, bu kent çok önemli, çok saygın bir büyüğünü daha kaybetmiş oldu. Aslen Trabzonlu’yu. Cenazesi de Trabzon’da toprağa veriliyor. Ama O hep İzmitli gibi yaşamış, İzmit’in bütün özelliklerini içine sindirmişti. Allah rahmet eylesin. Yakınlarına başsağlığı dilerim. 
*Lütfen; iki kürek asfalt atın
Geçen akşam eve gitmek için, Yenişehir Mahallesi’ndeki Gazi Mustafa Kemal Bulvarı güzergahını tercih ettim. Bu cadde, İzmit’in doğusundaki en önemli, en hareketli caddedir. Üzerinde sağlı sollu pekçok iş yeri var. Gazi Mustafa Kemal Bulvarı,  Yahya Kaptan köprüsü altındaki döner kavşaktan Yahya Kaptan’a, Kandıra yoluna; dolayısı ile bir yönden otoyol, diğer yönden D-100’e da bağlanıyor.
Bu cadde üzerinde İSU büyük bir alt yapı çalışması yaptı. Olması gerekenden uzun sürdü. Cadde uzun süre trafiğe kapalı kaldı, insanlar perişan oldu. Herhalde yapılması gerekiyordu, yapıldı. Sonunda bu alt yapı işi bitti. Ama caddenin ortasında bir noktada yol doğru dürüst kapatılmamış. Yahya Kaptan kavşağına gidiş yönünde döner kavşağa birkaç yüz metre kalan mesafede, çok bozuk bir alan var. Araçlar burada durmak, çok yavaş şekilde geçmek zorunda kalıyorlar. Buna rağmen de derin çukur ve tümseklerde zarar görüyorlar.
Ayıptır.. Şehre karşı saygısızlıktır. İki kürek asfalt atarak bu küçük bölümü düzleştirmek, araçları bu sıkıntıdan kurtarmak mümkün. Ama yapmıyorlar. Rica ediyorum.. Şuraya iki kürek asfalt atın.. Bu şehri bu kadar sahipsiz göstermeyin.
*Türkiye’nin gücü yadsınamıyor
Demokrasimizin işleyişi ile ilgili sorunlarımız var. Yargı sistemi ile ilgili kaygılar, sıkıntılar var. Zaten ABD’liler ve Avrupa Birliği bu konudaki ayıplarımızı her fırsatta yüzümüze vuruyorlar. Ama belli ki günümüz Türkiye’nin dünya nezdinde önemli bir gücü ve ağırlığı da var.
Birleşmiş Milletler;  haftalar önce Suriye meselesine el attı.  25 Ocak’ta Cenevre’de Suriye Barış Konferansı’nın toplanacağı açıklandı. Bütün dünya, çok uzayan Suriye iç savaşına çözüm için, Birleşmiş Milletler’in Cenevre zirvesini bekliyordu. Bu konferansa, Suriye’deki savaşan taraflar, bölge ülkeleri ile, dünyanın süper güçleri katılacaktı. ABD, Rusya ve AB, Suriye toplantılarına Kürt gruplar adına PYD’nin katılmasını istediler. Özellikle Rusya bu konuda çok ısrarcıydı. Ama Türkiye,  terör örgütü PKK’nın Suriye’deki uzantısı ve terör örgütü olarak gördüğü PYD’nin Suriye konferansına çağırılmasına karşı çıktı. 
Eskiden olsa, “Türkiye de kim oluyor” der, geçerlerdi. Ama bu defa öyle olmadı. Gecen hafta sonu Türkiye’de bulunan ABD Başkan Yardımcısı’na, Türkiye’nin PYD konusundaki tavrı  çok açık biçimde iletildi. Avrupa’daki temaslarda da PYD tavrı ortaya kondu, “Onlar masaya çağırılıyorsa, biz yokuz” denildi.
Birleşmiş Milletler ve büyük devletler, Türkiye’nin bu tavrını görmezden gelemediler. 25 Ocak’ta başlayacağı ilan edilen Suriye toplantısı iptal edildi. Toplantı muhtemelen 29 Ocak’ta yapılacak. Rusya çok bastırır,. PYD 29 Ocak’taki toplantıya çağırılırsa, büyük olasılıkla Türkiye masaya oturmayacak. 
Bu tablo, Türk dış politikası açısından önemli bir başarıdır. Türkiye’nin sözü dikkate alınan bir ülke olduğunun da kanıtıdır.
 
*AÇIK TEŞEKKÜR 
Bölgemiz hiç alışık olmadığı kadar soğuk ve karlı günleri, üstelik bir hayli uzun süre yaşamak zorunda kaldı. Hiç kuşkusuz böylesi dönemlerde, dünyanın neresinde olursanız olun, hayat normal akışı içinde akmaz. Zorluklar olur.. Bizim ilimizde de yaşandı. Meteoroloji’nin tahminlerine göre, bugünden itibaren bu karlı, buzlu günleri atlatacağız. Yarından itibaren hava ısınmaya başlayacak. 
Ben kendimi, her koşulda iş disiplinine bağlı biri olarak tanımlayabilirim. İşimin de gereği olarak sabahları çok erken kalkıp, işe giderim. Sabahları çok erken saatlerde inanılmaz bir soğuk vardı. Yollar, arabalar donmuştu. Arabayı temizlerken parmaklarımın neredeyse donduğunu, arabayla işe giderken buz üstünde gittiğimi hissettim.
Çok zor günlerdi ve bu zor günlerde her şeye rağmen hayat devam ettiyse, bazı insanların fedakarca çalışmalarına borçluyduk. Bu nedenle,  kent halkı ve kendi adıma bir açık teşekkür yazmak istedim:
x-Bu dondurucu soğuklarda aksatmadan kentin çöplerini toplayan gariban çöpçülere. 
x-Güzergahlarının büyük bölümünü bomboş gitmeyi göze alarak sabahın köründen itibaren arabaları ile sefere çıkan şehiriçi minibüs şoförlerine, taksicilere.
X Bu dondurucu soğuklarda arazide görev yapan polislere. 
x- Başım ağrıyor, burnum akıyor, hastayıp diye kıvırtmadan zor koşullarda işine giden bütün kamu görevlilerine.
x- Kent genelinde olumsuz hava koşullarına rağmen ciddi sıkıntı yaşanmamasını sağlayan Sedaş ve İzgaz çalışanlarına.
x- Sabah erkenden dükkanını açıp, hizmet veren bütün esnaflara. 
x- Sabahın köründe işine gelip, vatandaş için ekmek, poğaça, açma, börek yapıp, üreten bütün fedakar insanlara. 
x- Buzlu yollarda kendilerine ve başkalarına zarar gelmemesi için arabalarını çok dikkatli kullanma sorumluluğu gösteren profesyonel-amatör bütün araç sürücülerine.
x- Kimilerine bir türlü yaranamıyor olsalar bile, o donduran gecelerde, sabaha karşı saatlerde caddeleri ulaşıma açık tutmak için çaba gösteren bütün görevlilere. 
x- İşlerini aksatmayan doktorlara, sabahlara kadar nöbet tutan itfaiyecilere; 
x-Simitçilere, çorbacılara, salep üreticilerine 
Bölgemiz için normal olmayan bu koşulların en az hasarla ve hayatın en az etkilenmesiyle atlatılmasında payı bulunan bütün özverili ve iş ahlakına sahip  insanlara  en azından kendi adıma açık teşekkürü borç biliyorum. Umarım, biran önce normal, sıcak günlere kavuşmuş oluruz.
Bu yazı toplam 548 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37