1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. ABD KÜRTLERİN DOSTU MU, KÜRTLERE BİÇTİĞİ ROL NE?
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

ABD KÜRTLERİN DOSTU MU, KÜRTLERE BİÇTİĞİ ROL NE?

A+A-

Donald Trump, göreve gelir-gelmez Kürtlerin ayranını köpürten ve kahramanlıklarına dair ağdalı cümleler kurarak onların başlarını belaya sokacağı belliydi. Daha ilk günde bunun böyle olacağının işaret fişeğini atmıştı ve âcizane bunu sezinleyebilmiştim.
ABD’nin yakın geçmiş tarihte ve şimdi Kürtlere yönelik geliştirdiği politikaları gelin birlikte kısaca değerlendirelim. 
Şöyle ki:
a-    Barzani’yi örgütleyerek bağımsızlık ilanına sevk edip ardından O’nu yüzüstü bırakan kim? 
-Elbette ki, ABD…
b-    Sözde Işid’e karşı Türkiye’nin hudut boyuna 30.000 PYD ve YPG’yi silahlandırıp konuşlandıran kim? 
-Elbette ki, ABD… Kaldı ki, Işid’i kuranlar da kendileri!
c-    Şimdi de, “gerekirse PYD ve YPG’yi PKK ile çarpıştırabiliriz” diyen kim?
-Elbette ki, yine ABD…
Son bir kaç ay içerisinde Kürtlere yönelik ABD’nin geliştirdiği politikalar ve bu politikalar neticesinde Kürtler açısından gelinen nokta ortada. Sonuçları itibarıyla ABD’nin Kürtlere dair temel politikasının onların hayrına olmadığı; bilakis onları bir turnusol kâğıdı gibi kullanarak başlarını belaya sokmaya matuf politikalar geliştirdiği kesinleşmiş gibi gözüküyor. 
Aslına bakarsanız ABD’nin temel hedefinin bölgedeki Kürtler ile Türkleri birbiriyle çatıştırarak her iki tarafı kırdırıp zayıf düşürmek ve Ortadoğu’da istediği gibi at koşturmak olduğu çıplak gözle görülebiliyor. Bu anlamda, ABD ne yazık ki amacına ulaşmak için adım adım ilerliyor. 
Aslında ABD’nin şu an bölgede güttüğü politika, “tavşana kaç, tazıya yakala”  politikasıdır. Bir taraftan “Türkiye bir Nato üyesidir ve stratejik ortağımızdır” diyor; diğer taraftan silahlarıyla donattığı PYD ve YPG’yi Türkiye’ye karşı kullanıyor. Yani Türkü Kürde, Kürdü Türk’e kırdırma politikasını gergef gibi işliyor. Ne yazık ki, buna bilerek ya da bilmeyerek teşne olanlar da yok değil. 
“Gerekirse PYD ve YPG’yi PKK’ya karşı çatıştırabiliriz” sözü, “bu örgütleri biz kurduk ve biz idare ediyoruz, istediğimiz hedefe doğru çatıştırabiliriz” fikriyatını kabul ettiklerini ve bu fikirlerini açığa vurmakla da gerçek niyetlerini açık-seçik bir biçimde ortaya koyduklarını anlamak için stratejist ya da uluslararası siyaset bilimi uzmanı olmaya gerek yok… Sade bir vatandaş olarak gayet net bir biçimde anlayabiliyoruz. 
Şunu herkes gayet iyi bilsin ve anlasın ki, ABD ve partnerlerinin temel birkaç hedefleri var. 
1-İslam coğrafyasının yumuşak karınlarını ayrışma gerekçesi gösterip topyekûn bir biçimde destabilizasyona sevk ederek onları birbiriyle çatıştırmak. 
2-Bu coğrafyaların yer altı ve yer üstü zengin enerji kaynaklarını sömürmek. 
3-Bölgede İsrail’in güvenliğini tesis etmek, onu sağlam temeller üzerine oturtturmak ve böylece hayalleri olan Arz-ı Mev’udu gerçekleştirmek. 
Politikalarını geliştirirken, bu üç maddeyi birbirinden bağımsız ele almıyorlar. Bir taşla bu üç kuşu vurmaktır onların temel hedefi! Bunu gerçekleştirirken de, “kaz gelecek yerden tavuk esirgenmez” mantığı ile hareket ediyorlar. Önce önlerine birer tavuk koyup ardından madden ve manen onları sömürmenin yol ve yöntemlerini arıyorlar. 
Peki, bundan kurtulmanın çaresi ne?
Tek çare, İslam ümmetinin Kur’an’dan soyutlanmış hamaset kokan sahte kardeşlik söylemleri ile değil; bizzat Kur’an’ın emrettiği, söylem ve eylemlerin örtüştüğü ve ırkçılıktan arındırılmış gerçek kardeşliği iliklerine kadar içselleştirmektir. Onun dışındaki çözüm arayışları beyhude arayışlardır ve sonu her daim hüsrandır!      
M. Zeki CANŞİ

Bu yazı toplam 1220 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.