• BIST 83.154
  • Altın 146,708
  • Dolar 3,7984
  • Euro 4,0449
  • Kocaeli 5 °C

Adalar’da (7) bizi bitirir

İsmet ÇİĞİT

Dünyanın en riskli deprem kuşağında bulunan, depremden geçmişte de çok canı yanan Türkiye, deprem gerçeğini, 17 Ağustos 1999’da tanımıştı. Çünkü,  bizim bölgemizi yıkan büyük deprem,  İstanbul’un da kapısını çalıyordu.

Avrupa Birliği’nin de desteğiyle, İstanbul bölgesinde depremle ilgili çok büyük ve kapsamlı bir araştırma başlatıldı.  Kuzey Anadolu Fay Hattının, Marmara’nın doğusundaki bölümü kırılmış, 7.4 büyüklüğünde çok şiddetli bir deprem yaşanmıştı. Bu fayın devamı, Marmara Denizinin içinde, İstanbul’un burnunun dibinden geçiyordu. Acaba, İstanbul’da ne zaman ve ne kadar büyüklükte deprem olurdu?..

Yıllarca bu konu araştırıldı. Dünyanın en önemli uzmanları geldiler. Marmara denizi içinde sondajlar yapıldı. Fayın geçtiği bölgelerde karada derin kuyular açıldı. Marmara denizi içindeki gaz çıkışı, bölgedeki termal sularda değişim, bölgedeki en küçük hareketler bile kayda alındı. Bu araştırma için milyonlarca Euro harcandı. Hala Kuzey Anadolu Fay Hattının İstanbul bölümü, hem deniz altından, hem uzaydan takip ediliyor.

Yıllar süren çalışma sonucu çıkan rapora göre, Kuzey Anadolu Fay Hattının Adalar bölgesindeki bölümü, önümüzdeki 30 yıl içinde yüzde 60 oranında kırılacak. İyi haber, bu kırılma sonucu ortaya çıkacak depremin büyüklüğü (7) şiddetin üzerine çıkmayacak.

Biz 17 Ağustos’ta burada 7.4’ü yaşadık. Adalar’da olması beklenen depremin şiddeti, 17 Ağustos’un şiddetinden daha küçük. Ama bu deprem olacak. Üstelik çok uzakta değil.  Adalar’daki 7 büyüklüğünde bir deprem, İstanbul’dan çok bizim kentimize zarar verecektir.

İstanbul’da, özellikle Anadolu yakasında haldır haldır “Kentsel Dönüşüm” uygulanıyor. Bizim burada ise, bırakın “Kentsel Dönüşüm” uygulamalarını, hala 17 Ağustos felaketinde hasar görmüş binalar onarılmıyor. Şehrin her yerinde binlerce hasarlı bina var. 17 Ağustos felaketini yaşamış bu kent, sanki bir daha buralarda hiç deprem olmayacakmış havasında yan gelip yatıyor.

Bir Gölcük Denizevler sorunu bile aşılamamış. Bir Körfez Barbaros Mahallesi’nin tahliyesi gerçekleştirilememiş. Artık elde, çok somut, çok gerçekçi, çok uzun araştırmalara dayalı bir rapor var:

“Adalar bölgesinde, önümüzdeki 30 yıl içinde yüzde 60 olasılıkla,  (7) büyüklüğünde deprem olacak”

Bu fayın ayrıca Marmara ortasında, İstanbul yakınındaki bir bölümü var. Marmara denizinin batısında, Tekirdağ bölgesinde bir uzantısı daha var. Uzmanlar önce “Doğu Marmara” “Adalar bölgesi” diyorlar. “Yakında, çok kuvvetle muhtemel” diyorlar. Bizim şehrimizde lay lay lom.. Haybeye nutuklar atılıyor..

Allah korusun.. Beklenen Adalar Depremi olursa, beklendiği şiddetti olursa, beni dedi dersiniz. İstanbul çok fazla etkilenmez. Bizim şehrimizdeki 17 yıldan beri çaresine bakılmamış hasarlı binalar, çürük binalar, kolonları-kirişleri kesik binalar çöker. Biz altında kalırız.

Düşünce çok güzel, ama  bu kentte uygulamak zor

Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisi’nden çok önemli bir karar çıktı. İzmit’in “Eski İzmit”, ya da “İç Kale” olarak adlandırılan bölgesinde; Orhan, Hacı Hasan, Veli Ahmet, Akçakoca ve Kozluk Mahalleleri’nde yıllardır “Koruma” kararları uygulanıyor, “Tarihi” özelliği bulanan binalara çivi bile çakılamıyordu.

Tarihin, tarihi eserlerin korunması için, kesinlikle bazı yasakların olmasından yanayım. Bizim şehrimizde “tarihi” olduğu bilinen pekçok binanın, sahipleri tarafından yıkıldığını, yerlerine çok katlı apartmanların dikildiğini biliriz. Bu nedenle tarihi yapıları korumak gerekiyor. Ama İzmit’te bu “Eski İzmit” bölgesindeki uygulama son derece katıydı. Bu bölgedeki bir binaya “Tarihi” denmişse, el süremiyordunuz. Bu nedenle de tarihi eserler, durdukları yerde çürüyor, yıkılmaya, bir gün yanmaya mahkum hale geliyordu.

Artık Büyükşehir Belediyesi, bu bölgelerdeki binaların, “Tarih ve turizm” amaçlı değerlendirilmesine izin verecek. Bu binaları sahipleri, butik otel, öğrenci yurdu,  kafe, restaurant veya antika, tarihi eşya satan mağazalar olarak değerlendirebilecekler. Çok iyi düşünülmüş, belki geç bile kalınmış bir karar.

Ancak, olay, Büyükşehir Meclisi’nin katı koruma kurallarını kaldırması, bölge için yeni imar planı yapmasıyla bitmiyor. Tarihi yapısı korunarak ticaret için kullanılacak binalardaki restorasyon ya da tadilat için, Anıtlar Kurulu’ndan onay almak şart.

HALKEVİ BİNASINI ONARAMADIK

Bizim ilimizde, Anıtlar Kurulu çok katıdır. Kolay kolay en ufak tadilata bile izin vermez. Tarihi binalar, doğalgaz bağlatıp, binanın yanına bir doğalgaz kutusu bile koyduramıyorlar.

Önümüzde bir Halk Evi Binası örneği var. Bina dökülüyor. Bu şehir için önemli. Halk Evi Binasının tadilatı için sponsor hazır, para hazır, proje hazır. Ama Anıtlar Kurulu el sürdürmüyor. Hal böyleyken, Orhan’daki, Akçakoca’daki, Veli Ahmet’teki binaların sahipleri, bu kuruldan nasıl onay alacaklar.

Aslında Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin bu çok önemli ve gerekli kararını, merkezi hükümete götürmesi lazım. “Tarihi” özelliği bulunan binaların ekonomiye kazandırılması, mevcut halleriyle korunması için, yasalarda değişiklik yapmak. Anıtlar Kurulu’nun keyfi kararlarını devre dışı bırakmak lazım. Aksi halde, Büyükşehir Belediyesi’nin bu önemli girişiminin, pratikte hiçbir faydasını göremeyiz.

Ramazan günlerinde İzmit’in hali

Mübarek Ramazan, serin havalarda başladı. Ama sonradan bunaltıcı sıcaklar geldi. Oruç süresi, yaklaşık 17.5 saat. Hava sıcaklığı 40 dereceye yaklaşmış. Elbette oruç tutanlar için şartlar kolay değil.

Ramazan ayının etkilerini, İzmit şehir merkezinde de görebiliyorsunuz. İftara yakın saatlerde her yıl olduğu gibi, marketler, tatlıcılar tıklım tıklım dolu.  Esnaf dostlarla konuşuyorum. Akşamları iftarda açık lokantalar çok hareketli. Büyük bölümünde iftar vakti tek kişilik yer bulunamıyor.

Ramazan’da öğlen servisinde açık lokantalar da işlerinden memnun. Kafeler, pastaneler, gün içinde her zamanki gibi hareketli. Şehirde esnaf,  işlerin bir-iki ay öncesine göre daha iyi olduğunu düşünüyor. Kimsenin yüzü pek fazla gülmüyor ama,  şehirdeki ticaret potansiyelinde biraz gelişme var.

Fuar sözde açıldı. Büyükşehir, Fuar alanında “Ramazan etkinlikleri” düzenliyor. Ama ilgi yok. Fuar, bayram ertesinde bakalım  insanları çekecek mi?..

Kamu sektörü çok durgun. Belediyeler, devlet kurumları, yüzü asık, oruç mahmuru çalışanlarla dolu. Vatandaşın işi aksıyor. Zaten pekçok dairede görevli de bulamıyorsunuz.

İZMİT’İN DOĞUSU PERİŞAN

Şehir merkezinde işler çok kötü değil. Ama tramvay yolu inşaatının devam ettiği şehrin doğusunda hayat sanki durdu. Yahya Kaptan’da tramvay yolu işleri sözde mayıs sonu bitmiş olacaktı. Hala bitmedi. Yahya Kaptan toz toprak içinde. Yenişehir Mahallesi’nde pekçok cadde ve sokağa girilemiyor. Bu bölgedeki esnaflar mutsuz ve çok sıkıntılı.

İzmit’te trafik polisleri, sadece belli noktalarda, kendilerini gölgeye de çekerek emniyet kemeri denetimi yapıyor, vatandaşa ceza keserek, devlet bütçesine katkı sağlıyor. Ramazan ayında İzmit’te bizim yerli dilencilerimiz artardı. Şimdi her köşede Suriyeli dilenciler var. Mübarek Ramazan ayının ilk yarısını geçtik. Bayrama doğru gidiyoruz. Bayram ertesi İzmit birden bire çok boşalmış olacaktır.

Ramazan günlerinde şehir merkezinde izlenimlerim şimdilik böyle.

Safi ile yapılmış bir röportaj

Pekçok kişi farkında değil. Bizim şehrimizin kaderi, geleceği açısından çok önemli bir proje adım adım ilerliyor. İzmit Körfezi kıyılarındaki 40 kadar irili ufaklı liman içinde, en büyüğü, devlete ait olan  Derince Limanı’ydı. Devlet işletemedi. Limancılık çok karlı bir iş.  İzmit Körfezi’ndeki özel limanlar, devletin kendi limanını işletmesini engellediler. Her türlü kaçakçılığın yapılabildiği, sendikasız, güvencesiz ucuz maliyetli işçilerin çalışabildiği özel limanlar, uzun yıllar nakliye işlerini de mafyamatik gruplara vererek kendilerini kolladılar.

Derince Limanı atıl kaldı. Sonunda 2014 yılında Derince Limanı özelleştirildi. Derince Limanı’nı 36 yıl süreyle işletme hakkını Safi Holding isimli grup satın aldı. 699 milyon Dolar’a yakın bedel ödediler. Ayrıca devlete, Derince Limanı’nda 350 milyon dolarlık yatırım konusunda devlete taahhütte bulundular.

Derince Limanının halen 400 bin metrekare olan hizmet alanı yatırım tamamlanınca 1.2 milyon metrekareye ulaşacak. Derince sahilinde deniz dolduruluyor, büyük bir bölüm doldurulacak. Derince Limanı, Türkiye’nin hem kuru yük, hem dökme yük, hem sıvı yük indirip, gönderebilen en büyük limanı olacak.

İyi de, bu kente bu kadar çok ilgilendiren Derince Limanı konusunda, işletmeyi satın alan Safi Holding’i, bu kent hiç tanımadı. Dün Hürriyet Gazetesi’nde Safi Holding Yönetim Kurulu Başkanı M.Hakan Safi ile yapılmış bir röportajı okudum.

Safi Ailesinin büyükleri,  5 kardeş, 1960’lı yıllarda Giresun’dan İstanbul’a gelmişler. Kasımpaşa’ya,  Erdoğan’ın ilçesine yerleşmişler. Lokantacılık, kuru temizlemecilik, hafriyatçılık yapmışlar. Özellikle kömür işiyle büyüyüp, müteahhitliğe başlamışlar. Safi Holding’in 2015 cirosu, 500 milyon Dolar. Birinci kuşak Safi’lerden sonra, amca çocukları işi devralmış. Asıl büyük işleri, kömürcülük. Ayrıca, armatörlük yapıyor, 3 büyük gemileri dünya denizlerinde mal taşıyorlarmış.

Safi Holding, limanı büyütünce, bu bölgenin, İzmit’in, Derince’nin kaderi değişecek. M.Hakan Safi, limancılık konusunda dünyanın en önemli mimarlarından İspanyol Rafeael Escuito ile anlaştıklarını, Derince Limanını büyütme çalışmalarına başladıklarını anlatıyor. Asıl hedef, limandan demiryoluna bağlantıları güçlendirmek. Bölgedeki demiryolu hattı, tek hattan, 8 hatta çıkartılacakmış.

Hala, Derince Limanı ile TEM otoyolunun bağlantısı yapılmadı. Belli ki Derince Limanına bundan böyle, dev gemilerle bol bol kömür gelecek.  Barcelona Limanı, Valencia Limanı gibi, Derince Limanı dünyanın en hareketli limanlarından biri olacak. Bu arada, Yarımca Bölgesinde Evyap, DP Port gibi dev konteyner limanları var. Bunlara bir de Derince Safi Port Limanı eklenecek. M.Hakan Safi, yatırım konusunda, Derince Limanını işletme konusunda son derece iddialı ve kararlı. Burnumuzun dibinde dünyanın en büyük limanlarından biri kuruluyor. Bu kentte kimse aslında ne olup bittiğinin farkında değil. Bu şehrin sırtına sürekli yeni yükler yükleniyor. Biz olup bitenleri uzaktan izliyor, kentin geleceği ile ilgili gelişmeleri bile öğrenemiyoruz.

Gebze-İzmit futbol rekabeti

Kocaeli vilayetinin iki önemli ilçesi Gebze ile İzmit’in arasında bir türlü sıkı bir bağ kurulamamıştır. Aslında Kocaeli, yüzölçümü açısından çok küçük bir vilayet. Gebze ile İzmit’in arası çok kısa. Ama  Gebze ile İzmit, hep  aynı ilin iki ilçesi gibi değil de, iki farklı il gibi birbirine uzak kaldı.

Siyasette, ticarette, sporda, aklınıza gelebilecek her konuda İzmit ile Gebze birbirinden hep kopuk oldu. Şimdi,  AK Parti’nin, birilerinin elinde patlayan “çürük” projesi Birlikspor’u, Gebzespor Başkanı satın alıyor. Bizim gazetenin Spor Müdürü Hayrettin Albayrak’a göre,  Gebzespor Başkanı işadamı İlker Çakır, Birlikspor’un 2 nci Lig’deki yarışma haklarını satın aldı. Hatta, takıma teknik direktör bile buldu.

Önümüzdeki sezon, İzmit’in takımı Kocaelispor, 3 ncü Lig’de mücadele edecek. Transfer yasağı olacak, her an UEFA yaptırımları başının üzerinde keskin bir kılıç gibi dolaşacak.

Gebze’nin takımı haline gelen Birlikspor, Kocaelispor’un bir lig üzerinde yer alacak. Elbette hemen şampiyonluk  için mücadele edemezler. Önümüzdeki sezon hedefleri bu ligde kalmak olacak. Ama hazır olun, futbolda İzmit-Gebze çekişmesi başlayacak. Bu çekişmeye Gebze bir adım önde başlıyor. Borçsuz, 2 nci Lig’de mücadele eden bir kulüpleri var artık. Son yıllarda çok hızlı büyüyen, İzmit’i geçen, kendi içinde İzmit’e oranla çok daha birbirine bağlı olan Gebze, Birlikspor’u birkaç yıl içinde Süper Lige çıkartabilir. Bu potansiyelleri var.

Düşünün İzmit takımı Kocaelispor 3 ncü Lig’de veya Allah korusun yeniden Amatör Lig’de,  Gebze takımı Birlikspor Süper Lig’de. Kıskanmayacak mıyız?.. Canımız acımayacak mı?.. Belki Gebze böyle bir dev adım ataadım atması, Kocaelispor camiasını, Kocaelispor’un sahibi İzmit’i de biraz hareketlendirir. Zor gibi gözüküyor ama, böyle olmasını umut ediyorum.rsa, bizim burada da birileri harekete geçer. Bakarsınız, Gebze’nin futbolda Birlikspor ile dev bir adım atması, Kocaelispor camiasını, Kocaelispor’un sahibi İzmit’i de biraz hareketlendirir. Zor gibi gözüküyor ama, böyle olmasını umut ediyorum.

Bu yazı toplam 2557 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 2
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37