1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Adalet Sarayı için doğru yer seçilmiş
Adalet Sarayı için doğru yer seçilmiş

Adalet Sarayı için doğru yer seçilmiş

Milli Savunma Bakanı Fikri Işık, geçen akşam AK Parti Kocaeli İl Teşkilatı’nın İstişare Kurulu toplantısında açıklamış. İzmit için artık kaçınılmaz bir ihtiyaç olan yeni Adliye Sarayı’nın Köseköy’deki askeri arazi üzerinde yapılacağını, ilan etmiş.

A+A-

İzmit’in mevcut Adliye Sarayı’nın hizmete girişi, 20-25 yıl öncesine dayanır. Eskiden İzmit Adliyesi, Av Köşkü bahçesi içinde (Saraybahçe), tarihi, küçük binadaydı. İki-üç tane mahkeme salonu bulunurdu. Her gün tıkış tepiş olan eski adliye artık iş göremez hale gelince, mevcut yeni adliye binası yapıldı.

Yeni adliye yapılırken, “Bu bina İzmit’e 100 yıl yeter” diye düşünülmüştü. Ama daha yapıldığı tarihten itibaren yetmemeye başladı. Vergi Mahkemeleri başka yere, icra daireleri başka yere, idare mahkemeleri başka yere taşınmak zorunda kaldı. Belli ki, üç-beş yıl içinde mevcut bina hiç yetmeyecek ve yeni adliye binası şart olacak.

Fikri Işık Milli Savunma Bakanı. 15 Temmuz sonrası pek çok konuda önemli değişiklikler yapıldı. Artık askeri birlikler şehirlerin içinden çıkıyorlar. Köseköy’deki Garnizon Komutanlığı 1200 dönümlük alanı kaplıyor. Bakan Işık, bu 1200 dönümlük alanın 170 dönümlük bölümünün Adalet Bakanlığı’na devredildiğini açıkladı.

Bu arazi, ulaşımı kolay bir bölgedir.  Yeni Adalet Sarayı için İzmit’e daha yakın, daha uygun bir yer bulmak da mümkün değil. Bu açıdan kararı destekliyor ve olumlu buluyorum. Köseköy’deki askeriye alanının bir bölümünün (yaklaşık yüzde 10’u) Adalet Sarayı için ayrılmasının bir başka önemli ve olumlu tarafı, bu arazinin yapılaşmaya açılmayacağının garantisinin sağlanmış olmasıdır. Köseköy’deki o 1200 dönümlük alan konut alanı, AVM alanı, hatta lojistik alanı, sanayi alanı olarak da değerlendirilebilirdi. Adliye Sarayı’nın buraya yapılması, bu açıdan önemlidir.

Adliye Sarayı yapıldıktan sonra da geniş bir alan kalıyor. Yeni bir Orduevi binasına ihtiyaç var. Yeni Orduevi de buraya yapılabilir. Artık İzmit içinde kalan, D-100 trafiğini de aksatan mevcut orduevi de kaldırılabilir. Köseköy’deki bu 1200 dönümlük alanı, İzmit’in geleceği açısından çok iyi değerlendirmeliyiz. Bu alan tamamen sivilleşecekse, Umuttepe için düşünülen Amatem-Çamatem binaları da buraya konulabilir.

Mevcut adliye sarayının, İzmit’in hesapsız büyümesi ve kalabalıklaşması nedeniyle 25 yılda yetersiz hale geldiğini göz önünde bulundurarak yeni adalet sarayını planlamalıyız. Mevcut bina yetmediği için, yeni mahkemeler ilimizde kurulamıyor. 170 dönümlük alanda öyle bir adalet sarayı yapılmalı ki, bütün mahkemeler, yargı ile ilgili bütün birimler buraya sığabilmeli. Üstelik, bu bina 50-60 hatta 100 yıl sonra bile yeterli olabilmeli.

Köseköy’deki 1200 dönümlük mevcut askeri alan İzmit’in kurtuluşu olabilir. Bakın askerden aldığımız, şehre kattığımız Doğu Kışla alanını yeterince değerlendiremedik. Cephanelik alanı Şehir Hastanesi’ne gitti. Şimdi bir kaldı Köseköy’deki garnizon alanı. Artık hiç değilse bu alanı çok iyi değerlendirmeliyiz.

Nisan’dan sonra çok zam olacak

Kim ne derse desin. Ekonomide işler iyi gitmiyor. Ülke içindeki siyasi çekişmeler, kutuplaşma ekonomiyi etkiliyor. Dış ilişkilerimizde hala sorunlar var. Bir yandan da savaş hali içindeyiz.

2016 yılı ekonomide her açıdan kayıp yıl oldu. Turizm gelirlerimiz düştü, ihracatımız azaldı. TL, Dünya’da en hızlı değer kaybeden para oldu.

2017 yılının ilk ayı sonunda enflasyon en kötümser tahminlerin bile üzerinde çıktı. Ham petrol fiyatı hala 55 Dolar seviyesinde ama ülkemizde benzin-motorin fiyatı aldı başını gitti.

Piyasalarda büyük bir sessizlik, belirsizlik var. Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Türkiye’nin notunu kırdı.

Her şeye rağmen üreticiler fiyat arttıramıyorlar. Şimdi beklenti, referandum. Hükümet bir çaba içinde. Piyasaları canlandırmak için vergileri düşürüyor. Turizmi canlandırmak için Cumhurbaşkanı kampanyalara öncülük yapıyor. Üretim ve istihdamı arttırmak için hükümet yeni tedbirler alıyor.

Ama çıkın çarşıya, herkesin yüzü asık. Herkes endişeli. Nisan ayında referandum olduğu için şimdilik zamlar üstümüze yağmıyor. Ama hele şu referandum geçsin görürsünüz; önce ekmek, toplu taşıma fiyatları yükselecek. Hem de fena halde yükselecek. Şimdilik zamlar frenleniyor.

Referandumda sonucun evet veya hayır çıkması çok önemli değil. Zaten referandum sonucu hiçbirimizin yaşantısını çok fazla değiştirmeyecek. Ama biriken zamlar var. Kur farkı nedeniyle birikenler, enflasyonun yeniden azması nedeniyle birikenler var. Bu nedenle, önümüzdeki yaza girerken fiyatlar çok artacak. Hele hele Ramazan’a girerken yiyecek fiyatlarında çok önemli artışlar bekliyorum. Şimdiden hazırlıklı olmak gerekiyor.

Hava biraz aydınlandı

Türkiye’nin bu yıl Avrupa ile birlikte yaz saatinden kış saatine geçmemesi bence çok büyük bir hata oldu. Yaz saatinde kalmak, Türkiye’yi Avrupa’dan bir saat daha uzaklaştırdı. Bence TL’nin bu kadar büyük değer kaybetmesinde, ihracatın azalmasında bile bir miktar etkisi olmuştur. Üstelik enerji tasarrufuna falan da yaramadı.

Ama yaz saatinde kalmak, özellikle sabah erken evden çıkan öğrenciler ve çalışanlar açısından adeta kabus olmuştu. 21 Aralık’ta en uzun gece, en kısa gündüz yaşandı. 21 Aralık’tan bu yana gündüzler her gün 1 dakika kadar uzuyor, geceler kısalıyor. Okulların yarıyıl tatili bitti. Dün sabah yeniden okul yoluna düşen çocuklar, havanın 2 hafta öncesine göre sabah daha erken aydınlandığını, akşam da daha geç karardığını fark etmişlerdir. 21 Haziran’a kadar günler uzamaya devam edecek. Kasım-Aralık-Ocak aylarında yaz saatinde kalmak nedeniyle yaşanan sıkıntılar önümüzdeki günlerde unutulacak.

Ama o yaşanan sıkıntıları unutmamak lazım. Bu yıl bir hata yapıldı. İnsanlarla inatlaşmak adına, çok abuk bir kararla Türkiye saatini geriye almadı. Bunun bir hata olduğunu, hiçbir faydalı tarafının bulunmadığını, ülkemizi yönetenlerin de görmüş olmasını umuyorum. Gelecek ekim ayından itibaren yeniden yaz saati-kış saati uygulamasına geçmemiz lazım. Gelecek yıl da bu kabusu çocuklarımıza, evlerinden erken çıkan çalışanlarımıza çektirmeye hiç hakkımız olmadığını düşünüyorum. Yazın yaz saati, kışın kış saati uygulanırsa, yıllardır devam eden düzen korunmuş olur ki, emin olun bu durum ekonomiye bile çok pozitif katkı sağlayacaktır.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
5 Yorum