1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. ADALET YÜRÜYÜŞÜ VE DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİ HAYALİ
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

ADALET YÜRÜYÜŞÜ VE DEMOKRATİK HUKUK DEVLETİ HAYALİ

A+A-

Adalet yürüyüşü, Demokratik Hukuk Devleti hayalinin hissedilmesini sağlayacak muhteşem bir çoşkuyla tamamlandı. Türkiye’ nin bütün renklerini, beklentilerini, ihtiyaçlarını, çatışmasızlık içerisinde, kamplaşma, gerginlik, dışlama, ötekileştirme yaratmadan görünürlüğe taşıdı. Yürüyüş, anlık, çaresizlik tepkisi olarak başlamıştı. Önce çaresizliğini yoğun olarak hissedenler yürüyüşe katıldı. Sonra, ihtiyaç sahipleri, sorunları çözülemeyenler, beklentileri karşılanamayanlar yürüdü. Yanlışlarından, hatalarından kurtulmak isteyenler, Demokratik Hukuk Devleti hedefi içerisinde kendilerine uygun bir yer bulunması ihtiyacını hissettirmek için yürüdüler. Bütün sorunlarımızı tartışabileceğimiz, çözümler arayabileceğimiz, genel geçerli baskın eğilimlerle sürdürülebilirliği sağlayacağımız, hoşgörü ortamı, demokratik Coşku oluştu. Demokrasinin yeterince içselleştirilemediğini yansıtan, adalet yürüyüşü – 15 Temmuz demokrasi direnişi karşılaştırmaları çok fazla etki uyandırmadı. Halk, hem demokrasi direnişçisi olduğunu,  hem de adalet yürüyüşçüsü olduğunu hissettirdi. Adalet yürüyüşünün, demokrasi direnişinin karşıtı veya alternatifi olmadığı, bir ve bütün olarak, Türkiye’nin ulaştığı Demokratik Hukuk Devleti ihtiyacını yansıttıkları ortaya çıkabildi.

YÜRÜYÜŞÜN HİSSETTİRDİĞİ ZENGİNLİK

Yürüyüşte, her anlayıştan, her sorunun taşıyıcısı, her beklentinin yansıtıcısı sürdürülebilirliğe taşınması ihtiyacını hissettiren heyecanla yürüdü.  Türkiye’nin birikmiş sorunları ve beklentileri karşısında yapabileceklerini yapan iktidar partisinin yetmezliklerinin nasıl karşılanacağı ortaya çıkmış oldu. Başarılarına, ulaştığı güce yaslanarak, ihtiyaçları karşılamaya, beklentileri yönetmeye çalışan iktidar partisinin dışarıda bıraktığı, ötekileştirmeye başladığı geniş halk kitlesi yeni bir umut, yeni bir yapabilirlik heyecanını yansıttı. Milliyetçi, ulusalcı, Kemalist duyarlılıklar da, toplumcu, çoğulcu, demokratik, etnik farklılıklar da, inanç, ibadet, kılık, kıyafet, gelenek, görenek özgürlüğü bekleyenler de, birlikte yaşamak, çalışmak, yarışmak, başarmakla ilgili sürdürülebilirliğin sağlanması için Demokratik Hukuk Devletinin inşasında yer almak istediklerini yansıttılar.

ADALET YÜRÜYÜŞÜ SİYASETİ

CHP Adalet yürüyüşü sonrasının siyasetini, daha önceki alışkanlıklarıyla sürdüremeyecek konuma taşındı. Adalet yürüyüşüyle hissettirilen toplumsal heyecanın, oluşan beklentinin karşılanması ihtiyacı zorunluluk haline geldi. Biriken, yoğunlaşan, heyecan duyulan çoşku olarak yansıyan Demokratik Hukuk Devletinin inşasını sahiplenecek, yapabilir kılacak, kapsayıcılığı, çoğulculuğu, demokratikliği, evrenselliği yönetilmesi ihtiyacı ertelenemez düzeyde olduğu görüldü. CHP, oluşan beklentiyi yönetmek sorumluluğuyla özdeşleştiği için alternatifliğe, iktidar hedefine kilitlenmeyi sağlayacak politikalara, hamlelere yoğunlaşmadan eski konumunu sürdüremeyecek hale geldi. CHP, Türkiye’nin bütün sorunları, bütün beklentileri benim meselemdir diyebilmenin ötesinde söylediklerine halkı inandırmanın zorunluluğuyla karşı karşıya kaldı.  Adalet yürüyüşünde, geniş halk kitlelerinin verdiği desteği, gösterdiği ilgiyi, yansıttığı çoşkuyu yönetmek anlayışını yansıtabilecek CHP’ nin, Türkiye halkına, siyasetine çok önemli kazanımlar sağlayabileceği hissedildi.

 CHP İKTİDAR OLMALIDIR

Adalet yürüyüşü CHP’ yi, daha kapsayıcı, daha demokratik, daha kabul edilebilir alana taşıdı. Alternatifliği, iktidar hedefini hissettiren bu alan, bütün CHP’ lilerin, örgüt sorumlularının, karar vericilerin, kendilerini aşarak, yeniden üreterek yönetebilecekleri siyasi alandır. İktidar partisi şimdiye kadar Türkiye’ nin çözülmesi gereken sorunlarıyla, karşılanması gereken beklentileriyle ilgili olarak elinden geleni yaptı. Türkiye’ nin, yeni bir başlangıca, yeni bir vizyona, yeni bir hayale, yeni bir heyecana, yeni bir hikayeye ihtiyacı var. İktidar partisi, yoruldu, yıprandı, kendisini tekrar eder hale geldi. Kendisini değiştiremez, yeniden üretemez oldu. Başarılarına, ulaştığı güce yaslanma, kendisini merkeze alma eğilimleri sergilemeye başladı. Kapsayıcılığı, evrenselliği, çoğulculuğu, eşitlikçiliği, özgürlüğü yeterince hissettiremez konuma sürüklendi. Ana muhalefet partisi ilk defa bu yoğunlukta, iktidar partisinin eksiklerini, oluşturduğu boşluğu karşılayabilecek heyecan uyandırdı.

Bu yazı toplam 868 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.