1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. ADALET YÜRÜYÜŞÜNÜN KARŞILIĞI
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

ADALET YÜRÜYÜŞÜNÜN KARŞILIĞI

A+A-

CHP Milletvekilinin tutuklanması sonrasında bardağı taşıran son damla refleksiyle başlatılan yürüyüşün sonlarına yaklaşıldı. Ankara’ dan Istanbul’a yapılacak yürüyüşün başlangıcında pek çok bilinmeyen vardı. Biriken, karşılanamayan ihtiyaç ve beklentilerin yansımasının yoğunluğu hissedilse bile sürdürülebilme ihtimali tartışmalıydı. Nasıl yapılacağı, katılım, ortaya çıkabilecek olumsuzluklar, alınacak önlemler yeterince bilinmiyordu. En önemlisi, yapısal, toplumsal, siyasal, vb. temel sorunlarımızı, demokratik, özgürlükçü yaklaşımlarla değil, güvenlikçi, tepkisel anlayışlarla aşmaya çalışma alışkanlıklarımız endişe uyandırıyordu.

YÜRÜYÜŞÜN TOPLUMSAL DUYARLILIĞA KATKISI

Temel sorunlarımızı güvenlikçi yaklaşımlarla çözmeye çalışma alışkanlıklarımıza rağmen demokratik hak niteliğindeki yürüyüşün sürdürülebilirliği şimdiye kadar sağlanabildi. Demokratik dönüşüm mücadelelerinde biriktirilebilen yaklaşımların, daha demokratik, daha özgürlükçü, daha eşitlikçi anlayışlarla sürdürülmesi ihtiyacı yoğun olarak hissedildi. Yanlışlarına, eksiklerine rağmen çözüm sürecinin önemi anlaşıldı.  Vesayet sisteminin çözülmesi sürecinde ortaya çıkan olumsuzlukların evrensel demokrasinin kural ve kurumlarıyla aşılması ihtiyacı belirginleşti.  FETÖ/PDY‘nın etkisizleştirilmesi mücadelesinin, evrensel demokrasinin kural ve kurumlarıyla aşılabileceği  anlayışı yoğunlaştı. Toplumun bütün farklılıklarını, sorunlarını, ihtiyaçlarını kavrayan ve kapsayan, baskın toplumsal kabul edilebilirliğe taşınacak Demokratik Hukuk Devletinin olmazsa olmazlığı görünür hale geldi.

DEMOKRATİK  DÖNÜŞÜM  İHTİYACI

Türkiye’nin ulaştığı düzey, yaşadığı sorunlar, demokratik dönüşümü zorunlu hale getirmiştir. Ne kadar iyi niyetli olunursa olunsun kendi anlayışını merkeze alan tutum ve davranışlarla kapsayıcı, demokratik, eşitlikçi çözümlere ulaşılamayacağı her toplumsal olayda ortaya çıkmaktadır. Konumu, gücü ne olursa olsun hiçbir siyasi yaklaşımın, kendi önceliklerini, kendi anlayışını merkeze alarak demokratik dönüşümü başaramayacağı bir kere daha anlaşılmıştır. Kapsayıcılığı, demokratikliği, eşitliği gözetemeyen, dışlayıcı, kamplaştırıcı, gerginliği artıran siyasi çalışmaların sürdürülebilirliği kalmamaktadır.

YÜRÜYÜŞÜN  CHP’ YE  SAĞLADIKLARI

Anlık, tepkisel refleks hissi uyandıran yürüyüş “ göç yolda düzelir “ benzetmesine haklılık kazandıracak gelişim seyri izledi. Kışkırtmalara, sataşmalara, suçlamalara, daha demokratik, daha uzlaşmacı, daha kapsayıcı, tutum ve davranışlar geliştirilebildi. Gerginleştirici, tepkisel alışkanlıklar en aza indirgenebildi. Sorunlarını çözemeyenlerin, İhtiyaçlarını karşılayamayanların, yanlışlardan, eksiklerden zarar görenlerin, yanlışlarından, hatalarından dönmek isteyenlerin,  anlayışlarını demokratikleştirmek eğilimlerinin, daha uzlaşmacı, daha kapsayıcı, daha demokratik gelecek özlemiyle, kendiliğinden katılımını,  demokratik duyarlı farkındalıklarla kapsayabildi.  CHP kadrolarının eski alışkanlıklarla,  zorlama, yönlendirme, kullanma, ön alma, kendi pozisyonunu merkeze alma eğilimlerinin aşılabileceğini sergiledi.

ADALET YÜRÜYÜŞÜ VE  İKTİDAR  PARTİSİ

İktidar partisi, PKK ve FETÖ/PDY’ sı terör örgütleri suçlamalarıyla, yürüyüşü onaylamadığını, katılımı desteklemediğini hissettirse de, toplumsal gerilimin yükseltilmemesi adına yürüyüşün sürdürülebilmesinde duyarlılık sergileyebildi.  Kamplaşmacı, güvenlikçi, dışlayıcı, kendisini merkeze alan yaklaşımların,  tartışılıp,  yeniden değerlendirilmesinin önünü açtı. Toplumsal beklentilerin daha kapsayıcı, daha demokratik, daha uzlaşmacı, daha özgürlükçü olduğunun hissedilmesine katkı sunabildi. Siyasi sürdürülebilirliğin, siyasi başarıların, normalleşmeyle, kapsayıcılıkla, demokratiklikle, eşitlikçilikle, evrensellikle, çoğulculukla sağlanabileceğinin görünürlüğe taşınmasına yardım etmiş oldu.

YÜRÜYÜŞÜN TÜRKİYE  SİYASETİNE  KATKISI

 Türkiye’ de şimdiye kadar denenemeyen, yapılamayan toplumsal siyasi uzun süreli demokratik yürüyüş, her siyasi yaklaşıma önemli deneyimler kazandırdı. Toplumun biriken karşılanamayan ihtiyaçlarının, çözülemeyen sorunlarının demokratik mekanizmalarla görünürlüğe taşınabileceği, genel geçerli çözümlere ulaşılabileceği görüldü. Kendi anlayışını, kendi kadrolarını aşabilen, toplumsal arayışlara, çözümlere yoğunlaşan yaklaşımların karşılığının olduğu kavrandı. Gönüllülüğün, kendiliğindenliğin, demokratikliğin, kapsayıcılığın, farklılıkların,  yanlışlarından dönenlerin kucaklanıp topluma kazandırılması gözetileler, yeni toplumsal başarılara ulaşılabileceği yoğun olarak hissedildi. Demokratik dönüşümün olmazsa olmaz olduğu, katılımcı, demokratik, evrensel yaklaşımlarla başarılabileceği,  genel geçerlilik düzeyinde kabul edilebilirliğe yükseldiğini hissettirebildi.

Bu yazı toplam 2417 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum