1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Adaletsiz vergi sistemi
Adaletsiz vergi sistemi

Adaletsiz vergi sistemi

Yıl 2002. Uzun koalisyonlar dönemi sona erdi. Kolay değil. 1991’de DYP-SHP koalisyonu ile başlayan, partilerin ortaklığıyla yürüyen koalisyonlar dönemi, en son DSP, MHP, ANAP birlikteliğiyle

A+A-

Yıl 2002.

Uzun koalisyonlar dönemi sona erdi.

Kolay değil.

1991’de DYP-SHP koalisyonu ile başlayan, partilerin ortaklığıyla yürüyen koalisyonlar dönemi, en son DSP, MHP, ANAP birlikteliğiyle son buldu.

Tek parti dönemi başladı.

“İstikrar” beklentisi arttı.

Ancak...

2002 yılından bu yana uygulanan ekonomi politikaları sonucu vergi adaleti ilkesi tümüyle tedavülden kalktı.

Ne oldu?

Giderek vergilerin önemli bir bölümü dolaylı vergilerden (KDV, ÖTV) oluşurken, devlet, vergi alınması gerekenlerden borç almaya devam etmiştir.

Devletin bütçe aracılığıyla toplayacağı vergilerin yüzde 70’i dolaylı vergilerden oluşmaktadır.

Günümüzde, dünyanın en pahalı benzinini kullanmamızın sebebi hikmeti, bu dolaylı vergilerdir.

Kamu, alt gelir gruplarının gelirlerinin önemli bir kısmına dolaylı vergi olarak el koyarken, alt gelir grupları da aynı refah seviyesinde kalabilmek için harcamalarını ağırlıklı olarak tüketici kredileri ve kredi kartları ile finanse etmektedirler.

AKP döneminde, yerli üretim aleyhine ithalat teşvik edilmiş ve buradan alınan vergilerle bütçe finanse edilmiştir.

Öte yandan,

Alt gelir grupları yüksek oranda vergilendirilerek, kamu açığı kapatılmaya çalışılmıştır.

Türkiye’de gelir vergisinin, vergi içindeki oranı yüzde 22’dir.

“Gelir Vergisi”nin yüzde 60’ı ise, bordrolu olarak çalıştırılan 13 milyonu aşkın memur ve işçilerden alınmaktadır.

Ülkenin kalkınıp kalkınmadığı, vatandaşların yatırım ve tasarruflarıyla netleşir.

Vatandaşların gelir düzeyinin yükseldiği ve gelir dağılımının dengelendiği durumlarda toplam tasarrufların GSYİH’ye oranı artmakta, artan tasarruflara bağlı olarak da yatırımlar artmaktadır.

Ülkemizin 2000-2010 yılları arası tasarruf yatırım dengesine bakıldığında şunlar görülmektedir.

2000 yılında toplam tasarrufların GSYİH’ye oranı yüzde 18. 4 iken, 2010 yılında artan yoksullaşma ve gelir dağılımı adaletsizliğine bağlı olarak bu oran yüzde 12. 6’ya inmiştir. Aynı şekilde toplam yatırımların GSYİH’ya oranı da yüzde 21. 2’den yüzde 17. 82’ye inmiştir.

Özetle;

AKP döneminde Türkiye giderek daha az tasarruf eden, daha az yatırım yapan ve mevcut yatırımlarını ağırlıklı olarak dış kaynaklarla finanse eden bir ülke olmuştur.

Bu haber toplam 1051 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.