1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Ah şu aynalar!..
Ah şu aynalar!..

Ah şu aynalar!..

Yaşamında ilk kez aynaya bakan ve her anlatana göre memleketi değişen bir fıkradan söz etmeyeceğim. Çok çarpıcıdır o fıkra ya, yine de yeri değil. Ne peki? Eskiden, fuar alanlarına getirirle

A+A-

Yaşamında ilk kez aynaya bakan ve her anlatana göre memleketi değişen bir fıkradan söz etmeyeceğim. Çok çarpıcıdır o fıkra ya, yine de yeri değil.

Ne peki?

Eskiden, fuar alanlarına getirirlerdi. Birkaç değişik ayna; iç bükey, dış bükey, enine gösteren, ince gösteren, ne bileyim. Aynı insanı her ayna farklı farklı gösterirdi. İşin ilginç yanı da, her insan kendini bilmesine karşın, boyunu posunu tanımasına karşın, yine de aynadaki o yamuk yumuk görüntüsüne kahkahalarla gülerdi. Standın bir yanından girer, diğer yanından çıkardınız ve çıkanların hepsinin dışarı çıktıktan sonra bile güldüğünü görürdünüz…

Politikacılar hangi aynaya bakarlar en çok?

Evlerindeki aynanın kendilerini oldukları gibi gösterdiklerinden hiç kuşkum yok. Belki de özel aynaları vardır; kendilerini olduklarından güzel, yakışıklı, akıllı gösteren! Yani, fuarlardaki o ecüş bücüş aynalardan kullandıklarını hiç sanmam. Seçildikleri yerlerde; belediyelerde, parlamentoda hep o normal gösteren aynalardan vardır.

Burada da şu çıkar ortaya; 1. 60 boyundaki biri kendini uzun boylu, 120 kg ağırlığındaki biri kendini manken görebilir!

Gerçekten öyle değildir tabi. Kendisi kendisini öyle görmek istemekte, öyle de görmektedir.

Fiziksel yanı böyle de, diğer yanı farklı mı?

Bir seçilmiştir, bir daha seçilmiştir, olmamış başka bir yere daha aday olmuştur, seçilmiş ya da seçilememiştir ama, asla vazgeçmemiştir. Her seçimde aday olmak, mutlaka yeniden seçilmek gibi bir mantığı vardır ve bunu da kendisinde hak olarak görmektedir.

Ne yapmıştır da böyle düşünmektedir? Seçildiği dönemlerde, kenti için, ülkesi için hangi olumlu şeylerin altına imza atmıştır da yeniden seçilmeyi hak olarak görmektedir?

Bunu anlatamazsınız işte! Kendisine sorun, kendisi de anlatamaz! Buna karşın adaydır yeniden, buna karşın seçilmek istemektedir!..

Her hangi bir konuda uzmanlaşmış biri değildir. Bürokrasiyi bilmez, teknokrat değildir ve mecliste bulunduğu yıllarda belki bir iki kez, o da hatır için kürsüye çıkmış ve kişisel görüşlerini belirtmiştir bir konuda…

İşsizlikle ilgili bir önerisinin olması olası değildir çünkü konu hakkında bir çalışma yapmamıştır, ne emeği, ne de emekçiyi yakından tanımamaktadır…

Eğitimle ilgili söz söyleyecek hali yoktur. Yoktur çünkü, ne öğretmen bilir, ne de öğrenci…

Sanatla ilgili söylenecek bir tek sözü bile yoktur, olamaz! Ne seçildiği dönemlerde, ne de seçilmeden önce, bir tek sanat etkinliğinde kimse görmemiştir kendisini. Ne sergi, ne konser, ne tiyatro, ne şiir dinletisi, hiçbir biçimde ilgilendirmemiştir kendisini…

Ne peki öyleyse? Nedir özelliği de bir kez daha seçilmek istemektedir?..

Partisinin falan hiç önemi yok. A partisinden olur, B partisinden olur, bağımsız olur, fark etmez, niteliği nedir? Neden kendini bulunmaz Hint kumaşı olarak görmekte, görebilmektedir? Kendisini kırk kez eksozdan çıkaracak nitelikteki insanlar dururken, neden bir kez daha O?..

Ah şu aynaların gözü kör olsun ve bizi psikologlara gitmekten alıkoyanlar utansın…

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.