1. YAZARLAR

  2. İbrahim ELGİN

  3. AH ŞU DALKAVUKLAR….!
İbrahim ELGİN

İbrahim ELGİN

Yazarın Tüm Yazıları >

AH ŞU DALKAVUKLAR….!

A+A-

Dünyanın en eski mesleklerinden biridir dalkavukluk. Her koşulda, her zamanda ve her yerde iktidarın, gücün yanında bulunma ve nimetlerinden yararlanma sanatı, daha doğrusu hastalığıdır. Meziyet olarak da tanımlanan ama aslında ciddi bir hastalık olan dalkavukluğun geni henüz bulunamamıştır. Erkek veya kadın her iki cinste de bulunabilir.

Dalkavukluk, tüm dünyada da yaygınlıkla görülmektedir. Yani coğrafi bir özelliği de yoktur. Kentselden kırsala, ilkokuldan üniversiteye, siyasetten ticarete kadar dalkavuklara her yerde, her ortamda rastlamak mümkündür.

      Ama biz bugün siyasetteki dalkavuklardan biraz bahsedelim istiyorum. Dalkavuk, her zaman baştakinin, yani iktidardakinin yanı başında olmaya çalışır. Genellikle iş yapmaz, üretimi sınırlıdır. Ancak ağızları iyi iş yapar. Aklı sıra kendini diğerlerinden daha ilginç göstermek için bazen yeni esprileri araştırıp bulur, hatta sıklıkla da üretir.

       En önemli özelliklerinden birisi de asla rizikoya girmemesidir. Dalkavuk bulunduğu ortamda genellikle ya çok az çalışır ya da hiç çalışmaz. Aslında kibrit çöpü kadar alevi yoktur ama kendini olimpiyat meşalesi gibi göstermesini çok iyi bilir. Yani anlaşılan kendini çok iyi pazarlar. Bu tip insanların çoğu da zamanında kendini siyasi piyasada pazarlayan insanlardan çıkar. İş arkadaşlarının ya da altındakilerin yaptıklarını kendine mal etmekte özellikle ustalaşmıştır. Siyasi görüşleri varmış gibi görünseler de genellikle işlerini gördürmek için çoğu zaman muğlâk davranarak, duruma göre her tarafa yatarlar. Onlar için en önemli şey, devamlı gündemde kalmaları ve kendi kişisel çıkarlarıdır.

       Hatta kişisel çıkarları, vatan ve milletin çıkarlarından bile önce gelir. Gerektiğinde kendi üç kuruşluk çıkarı için koca ülke zarar etse, çil çil dolarlar yurt dışına gitse bile bundan zerre kadar üzüntü duymazlar. Herkese şirin görünmeye çalışır, işle ilgili ya da siyasi tartışmalara fazla girmemeye çalışırlar. Siyasi ahlakmış kişisel ahlakmış helalmiş harammış onların kitabında böyle bir şeyler yazmaz.

       Hep bilmez ve anlamaza yatarlar. Bütün platformlarda kendisi ön plana çıkarak etrafa gülücükler dağıtıp çok önemli bir adammış gibi dolaşırlar. Ancak bir topluluğa katıldıklarında konuşulanları dinleyip, belleğine dikkatlice not eder ve belirli zamanlarda ve bazı platformlarda istediği şekilde değiştirerek veya ekleyerek çok rahat kullanırlar. Sıklıkla başkalarını kötüleyerek kendisinin ne kadar iyi birisi olduğu imajını yaymaya çalışırlar.

       Gerektiğinde bu uğurda, baştaki idarecilerin ispiyoncusu bile olmaktan asla çekinmezler. Bir göreve yeni bir idareci mi atandı, neredeyse çalışma arkadaşlarının bile önüne geçerek ilk ziyaretine giden dalkavuklar olur. En büyük çiçekleri yaptırırlar, en kısa zamanda hemen bir davet ayarlarlar ve baştakilerin özelliklerine göre kendilerine bir yol çizerler.

      Önce baştaki idarecinin nelerden hoşlanıp nelerden hoşlanmadığı birer birer not ederler. Sonrada o idarecinin en yakınındakilerin yanından uzaklaştırılması çalışmasına başlarlar. Önce idareciye yakınındakileri ufak ufak kötülemelerle işe başlayarak, kendisinin bu insanlarla şimdiye kadar nasıl çalıştığı şüphesini idarecinin aklına sokmaya çalışırlar. Ondan sonrada hiç bir fırsatı kaçırmamaya azami gayret göstererek bir vesile yaratılıp idarecinin eşleri ve çocukları davet edilerek özellikle ya kendi mekanlarında ya da başka bir müzikli mekanda bir akşam yemeği programı düzenlenir. Özellikle idarecinin düzenlediği geziler, dalkavuklar için bulunmaz fırsatlardan biridir. Gezi boyunca, hem idareci hem de ailesiyle yakınlaşma fırsatı bulmak genellikle kolay olur. Bu uğurda, eşlerden hatta gerekirse çocuklardan bile destek alınması, işin raconundandır.

      Dalkavuk, hemen her yerde idareciyi öve öve bitiremez, o ne akıllıdır, ne beceriklidir ne yakışıklıdır, hanımsa ne güzeldir,  modern giyinir, saçları nede güzeldir diye methiyeler düzülür. Dozaj bazen duruma göre değişkenlik gösterebilir. İşitsel ve görsel her türlü unsurun kullanımına azami özen gösterilir. Özellikle basın, Facebook ve Twitter üzerinden idareciler için halka yönelik kulağa hoş gelen şiirsel sözlerle methiyeler düzülür. Özel günlerde idareciye ve eşlerine, pahalı hediyeler, alınması onlar için en mutat hareketlerden birisidir.

      Bir süre sonra bir bakmışsın dalkavuk neredeyse idarecilerin kırk yıllık dostlarının bile önüne geçiverir. Dalkavuk genellikle idarecilerin etrafında halkayı tamamlamak için diğer dalkavuklarla işbirliği yapar. Halka tamamlandığında işlem bitmiştir. Artık araya yeni dalkavuklar alınmamaya çalışılır. Gerektiğinde sert dirsek darbeleri ile yeni dalkavuk adayları halkadan uzaklaştırılır.

      Bundan sonra artık süreç dalkavuklar arasındaki birincilik savaşları ile geçmeye başlar. Yalnız bu savaşlardan idarecinin haberi olmaması esastır. Dalkavuklar, genellikle idarecileri “Dolmuşa” bindirmeye çalışırlar. Bindirdiklerinde de dolmuşu kendi istedikleri istikamete doğru sürdürmeye özen gösterirler.

      Kendi çıkarlarına uygunsa, idareci hata yapmış, yapmamış onlar hiç önemli değildir. Dolmuş devrildiğin de veya yol bittiğinde hemen ortadan yok olurlar. Dalkavuklar da espri, güzel sözler her zaman olur, ancak vefa olmaz. Onun için  “Dün dündür, Bugün bu gündür.’ zihniyeti hâkimdir. Siz hiç merak etmeyin baştakinin iktidarı sona erdiğinde onun için hiç fark etmediğinden kendini hemen yeni bir idarecinin kapısında bulur.

      Yeni idareciyle ilk muhatap olduklarında işe önce eski idarecinin kötülenmesi ile başlanılır. Bu pek tutmazsa “Efendim biz kendisini çok ikaz ettik ama bizi dinlemedi” gibi hamasi nutuklarla puan toplanmaya çalışılır. Aslında akıllı, uyanık ve tecrübeli idareci, dalkavuğu gözünden anlar. Tanıyıncaya kadar eğer iş işten geçmediyse akıllı idareci dalkavuğu isterse hemen kendi kulvarına sokuverir.

      Aslında dalkavukları anlamak ve çözmek o kadarda zor bir şey değil kanaatindeyim. Ancak akıllı idarecinin etrafında bu işleri takip eden akıllı birilerinin olması şarttır. Onları küçük menfaatler karşısında denediğinizde hemen turnasol kağıdı gibi ortaya çıkarlar. Dalkavuklukları anlaşıldığında da artık o idarecinin etrafına kolay kolay yaklaşamaz ve ortalarda görünmemeye çalışır. Boş mu durur asla durmaz zaten yapısı itibariyle de duramaz bu seferde idareciyi arkasından çekiştirmeye devam eder.  Onun için aman ha çok değerli siyasiler ve idareciler neme lazım bu dalkavuklara karşı her an tetikte, her an dikkatli ve uyanık olmak lazım derim! Herkese iyi pazarlar.

Bu yazı toplam 1119 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.