1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Ahlak yozlaşmasında politika
Ahlak yozlaşmasında politika

Ahlak yozlaşmasında politika

İnsanı diğer canlılardan ayırdeden akıl ve fiziki yapı dışında, utanma, ar namus haya gibi ahlaki nitelikleri vardır. Ve insan, tüm bu nitelikleri ile bir bütün olarak ancak insandır.

A+A-

İnsanı diğer canlılardan ayırdeden akıl ve fiziki yapı dışında, utanma, ar namus haya gibi ahlaki nitelikleri vardır. Ve insan, tüm bu nitelikleri ile bir bütün olarak ancak insandır.

Kocaeli, hatta tüm Türkiye, henüz mürekkebi kurumamış yakın geçmişte, insanı tüm bu niteliklerden soyutlayan büyük bir travma yaşadı.... Yaşanan, aslında bir insanlık dramı ama ne yazık ki, bunu politik bir travma olarak niteleyip olağan hale dönüştürerek ve politikayı da bu düzeye indirgeyerek yaşamayı sürdürmekteyiz.

Yuvacık Barajı ! İSU’nun reklam panolarında “pırıl pırıl” diye nitelendirdiği suyun kaynağı olan bu büyük eserden ve bu eserin başına getirilenlerden söz etmek istiyorum.

Bu barajla ilgili neler söylenmedi ve neler yapılmadı ki!

Hepsi bir yana, hatta açılan haksız ve vicdanları sızlatan davalar bir yana, o barajın suları bir gecede boşaltılıp sonra, “Sefa Sirmen’in yaptığı baraj kurudu” diyerek yazılı ve görsel ne kadar yalaka medya varsa hepsinin;

Ulusal Marşımızın şairi Mehmet Akif’in Çanakkale Şehitlerine adlı şiirinde dile getirdiği:

“Dedirir his yoksulu sırtlan kümesi,

Varsa gelmiş açılıp kafesi yahut mahbesi”

dizelerine öykünürcesine, bu barajın yapımcısının üzerine salındığı günler ne çabuk unutuldu da, tüm bunları ika edenler ortalıkta hala dolanıp duruyorlar!

Yoksa kuruyan (!) barajı Hikmeti Hûda mı doldurdu da, tüm Kocaeli’ye şakır şakır su veriyor?

hele Gebze’liler, hele sizler!

Bu pırıl pırıl su yanıbaşınızda dururken, mikroplu suyu almak için çeşme başında birbirinizin kafa ve gözünü kırdığı günleri nasıl unutabilirsiniz?

Seçmen yurttaşlara sesleniyorum!

Sizler, stadyumda maç izleyen seyirci değilsiniz. Ülkeyi yönetecek olanları belirleyen egemenliğin sahibi kitlesiniz.

Şimdi bu belirleme işlevini yerine getirirken, politikayı, her yönüyle böylesine erozyona uğratanları ar ve namus süzgecinden geçirmeyecek misiniz? Ve Sefa Sirmen’in üzerlerinizde olan hakkını bunlardan sormayacak mısınız?

Gazetecilik mesleğim değil ama 45 yıldır pür amatör yazılar yazıyorum. Zaman geldi bu mesleği bir ideal uğruna icra eden dostlarımın hatırına ağır sorumluluklar da üstlendim. Mahkemelerde yargılandım. Pek tabii basın dünyasında fikir ayrılığına düştüklerim de oldu ama özellikle çoluk çocuğunun rızkını bu meslekte kıt kanaat çıkaran kalem erbabına karşı hep hoşgörülü oldum. Kimseyi dilime dolamadım.

Fakat, iş giderek zıvanadan çıktı. Şu yaşanan ve ahlak ilkelerini yerle bir eden rezaleti içlerine sindirmek bir yana, bunları yaşatanları omuzlarında taşıyanlar var. Ve sırf bunlara yaranmak için hak hukuk tanımaksızın namus erbabına çamur atanlar var. Ve pis kokular ortalığı sarıp sarmalamış durumda.

Yine de kimseyi incitmek istemiyorum ama hal böyle giderse gönlüm istemese de bize kalemi kırıp köşeye çekilmek kalıyor.

Ona da ramak kaldı vesselam..

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.