1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. AİHM’den Türkiye aleyhine 2154 karar!
AİHM’den Türkiye aleyhine 2154 karar!

AİHM’den Türkiye aleyhine 2154 karar!

Avrupa İnsan Hakları (AİHM) Mahkemesinin Türkiye aleyhine verdiği kararlar ürkütücü boyutlara ulaştı. Bu da yargı sistemimizin yeniden dizayn edilmesini gerekli kılıyor. Bakınız, basına yansıyan

A+A-

Avrupa İnsan Hakları (AİHM) Mahkemesinin Türkiye aleyhine verdiği kararlar ürkütücü boyutlara ulaştı. Bu da yargı sistemimizin yeniden dizayn edilmesini gerekli kılıyor. Bakınız, basına yansıyan AİHM kararlarına ilişkin veriler her şeyi gözler önüne sermeye yetmektedir.

“Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) verileri adalet sistemindeki sıkıntıları gözler önüne seriyor.

2009 yılı itibari ile AİHM, yapılan başvuruların 2 bin 154’ünde Türkiye aleyhine karar verdi. Türkiye, AİHM’de işlem görmekte olan başvurular açısından Rusya’dan sonra ikinci sırada yer alıyor. 2004 yılından bu yana ödenen tazminat miktarı ise, 100 milyon TL’yi aştı.  Adalet Bakanlığı, insan hakları başvurularına ilişkin olarak insan hakları konusundaki gelişmeleri izliyor. Bu konulardaki çalışmalara katılan bakanlık,  gelişmelerin iç hukuka yansıtılması için ilgili kurum ve birimleri bilgilendiriyor. Ayrıca AİHM’e Türkiye aleyhine yapılan başvurulara karşı yapılacak savunmalar için bilgi ve belge sağlıyor. Gerektiğinde oturumlara temsilci gönderiyor. 2009 yılı itibariyle AİHM’e yapılan başvurulara ilişkin bilgiler ise şöyle: AİHM’in Türkiye aleyhine verdiği karar sayısı 2 bin 154. Türkiye lehine verdiği karar sayısı 45. Delegeler Komitesi’nin Türkiye aleyhine verdiği karar sayısı 13.”

Bildiğiniz gibi, son olarak da Hadep’in kapatılmasına karşı verilen kararla yine Türkiye mahkûm edildi.

Hiçbir ülke, uluslar arası hukuku hiçe sayamaz. İç işlerini ve kendisine has özel şartlarının varlığını öne sürerek genel kabul görmüş hukuk kurallarını baypas edemez. Zira, adalet/hukuk tıpkı hava ile su gibidir. Herkese lazımdır. Hiç kimse bunlardan vareste değildir. O sebepledir ki, hukuk mekanizmaları son derece önemlidir. Eğer hukuk mekanizmalarında bir yamulma/kayma meydana gelirse, o vakit toplumun kıyameti mukadder olur. Dolayısıyla, adalet tıpkı “tuz” gibi olmalıdır. Nasıl ki, et koktuğunda “tuz” ekilir. Ama “tuz” koktuğunda ise, işte o zaman yapılabilecek hiçbir şey yoktur. İşte adalet sistemindeki sapma da tıpkı tuzun kokması gibidir.

Tüm bu söylediklerimden şu anlam da çıkmamalıdır. -AİHM’nin verdiği tüm kararlar hukuka uygundur, hiçbir siyasi dayanağı yoktur. Hakkaniyet gözetilerek tüm kararlar verilmektedir- Elbette ki böyle bir görüş de tam olarak doğru değildir. Zira AİHM’nin verdiği tüm kararlar dünya kamuoyunun vicdanında her zaman makes bulmuyor. Zaman zaman acıtıyor da. Örneğin RP’nin kapatılması davasında ve (Leyla Şahin) başörtüsü davasında olduğu gibi birçok davada da kendi dinsel tercihlerini belirleyici unsur olarak baktıkları davalara yansıttılar. Ama tüm bu gerçekler, hiçbir ülkenin verdiği kararları adil olmaktan alıkoymamalıdır.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.