1. YAZARLAR

  2. Adem TURGUT

  3. Ak Parti: Gidenlere değil, kalanlara bak!
Adem TURGUT

Adem TURGUT

Yazarın Tüm Yazıları >

Ak Parti: Gidenlere değil, kalanlara bak!

A+A-

Nihat Ergün istifa etti…

Daha doğrusu 13 Eylül’de etmiş ama yeni açıkladı.

Ergün, AK Parti’nin kurucu il başkanıydı. Vekillik yaptı. Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı gibi önemli bir görevde bulunmuştu. Haliyle onun istifası ses getirdi.

Ben istifa ettiği halde neden bu kadar zaman beklediğini merak ediyorum ama kamuoyu böylesi bir ismin istifa etmesi üzerinden konuşuyor Cevabı aranan soru şu: Ak Parti kan kaybediyor mu?

Lafı eveleyip gevelemeden tartışmaya bu noktadan katılmak istiyorum.

***

Önce Ak Parti’yi anlamak ve doğru yere oturtmak lazım. Size majör bir AK Parti tahlili yapayım:

Bir- Cumhuriyet tarihinde siyasal partiler incelenecekse veya bir önem sırasına dizilecekse ilk sıraya, parti- devlet noktasındaki tek parti döneminin CHP’sini koymak gerekir. İkinci olarak –bakmayın siz 40 artı 1 tartışmasına- o kadar büyük güce erişebilmiş tek parti ise AK Parti…

Seversiniz, sevmezsiniz çok partili sistemde bu büyüklüğe erişmiş, kesintisiz bu kadar uzun süre iktidarda kalmış bir parti yok. Skandallar, ekonomik krizler, darbe girişimleri, dış baskılar görmüş ama yıkılmamış. MAK Araştırma Başkanı Mehmet Ali Kulat, dün yaptığı açıklamada "Türkiye'de yaşayan her 100 kişiden yaklaşık 78'i bir ya da birden fazla AK Parti'ye oy vermiş. Bu toplu demokraside dünya rekorudur. Bu seçmenler, AK Parti ile direk teması kurmuş ve gönül bağı oluşturmuşlar” tespitini yapıyor. Durumu anlamak için iyi bir veri olmuş.

İki- AK Parti, iktidar olmanın yanında muktedir olmayı da başarmış, devletin temel kodları ile halk arasındaki –başörtüsü gibi- uzlaşmaz açıklıkları da kapatmayı becermiş bir parti.

Üç- Geldiği noktada Ak Parti, MHP desteğiyle ve halkın onayıyla da parlamenter sistemi değiştirmeyi başarmış, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini getirmiş…

Dört- 15 Temmuz’un yarattığı büyük tahribata rağmen güçlü bir orduya sahip olmamız nedeniyle Ak Parti, Türkiye’yi bölgesel aktör olarak dünyaya kabullendirmiş durumda. Tampon bölge, S-400, Doğu Akdeniz’de yapılan enerji faaliyetlerini gerçekleştirmiş bir liderden ve AK Parti’den bahsediyoruz.

Yeterli sanırım…

***

Gelelim bugüne…

17 yıllık iktidarın yıpranmaması mümkün değil. Dünyada demokrasilerde –genelde- 10 yılı aşan partiler bir şekilde oyundan düşüyorlar. Lider ya da parti değişikliğine gidiliyor. Biz de de 10 yılı aşan örnek yok. Tek örnek AK Parti…

AK Parti bu günde çok cephede mücadele veriyor. Bir yanda Ortadoğu çıkmazı, bir yanda ekonomik kötü tablo, öte yanda siyaset…

Türkiye’de böl parçala yönet anlayışı siyasette çok önümüze çıktı. Adalet Partisi’nin DSP’nin DYP’nin başına gelenleri biliyoruz.

Bu partileri bölenlerin, abat olmasa da böldükleri partilere zarar verdikleri aşikar.

***

Elimizdeki verilerin ışığında AK Parti içinden yeni parti kurma arayışlarına şöyle bir bakalım:

Bir- Eski Başbakan, -komşularla sıfır sorun yaklaşımının fikir babası- Ahmet Davutoğlu çoktan yola çıktı bile… Ama ben tabanda karşılık bulamadığını görüyorum. Küçük bir parça koparmak dışında bir şey yapabileceğini de sanmıyorum.

İki- Ali Babacan’ın yaptığı girişimin ne yapacağı ne kadar etkili olacağı merak ediliyor. Çünkü ekonominin dümenindeyken iyi işler yaptığı düşünülen Babacan, ekonominin içinde bulunduğu koşullarda mutsuzlar için daha iyi bir olasılık olarak görülüyor. Nihat Ergün’ün istifası da bu çerçevede ses getirdi.

***

İyi güzelde bu yeni partinin oturmak istediği koltuk, siyasi yelpazenin neresinde?

Buna da bakmak gerekmiyor mu?

Babacan ve ekibi AK Parti orijinli ama merkez sağı da kucaklayacak yeni bir anlayış peşinde.

Ama muhafazakar merkez de AK Parti, milliyetçi merkez de de İYİ Parti oturuyor. Orada boş koltuk yok ki!

Uzun lafın kısası yeni kurulacak partinin başarısı ancak ve öncelikle AK Parti’nin başarısız olmasıyla vücut bulabilir. Birazcık da İYİ Parti’deki çalkantılardan beslenebilir. Bu iki parti boşluk vermezse Babacan ve ekibi boşta kalabilir…

***

Kısacası durum buysa AK Parti’de gidenlerden önce kalanların ne yapacaklarına bakmak lazım.

Kocaeli özelinde anlatayım.

Bir- Liderliğini Tahir Büyükakın’ın yaptığı Ak Parti belediyeciliğinden halkın memnuniyetinin en üst seviyede olması sağlanmalı. Şu ana kadar da Tahir Hoca gayet iyi bir performans gösteriyor. İlçe belediyelerin ise tempo yükseltmeye ihtiyacı var.

İki- AK Parti tabanında ve seçmende ciddi bir değişim beklentisi var. AK Parti’nin dönüştüğüne ikna olmak istiyorlar. Mehmet Ellibeş yönetimindeki Kocaeli teşkilatları da bu ihtiyacı önümüzdeki kongreler sürecinde karşılamalı. İlçe teşkilatlarının da Mehmet Abinin kısa sürede yakaladığı tempoyu yakalayıp halkı kucaklaması ve sürekli içinde olması lazım.

Bunlar oluyorsa kimin gittiğinin önemi yok.

Ben bu noktaya Kocaeli’nden doğru bakınca AK Parti için umutsuz konuşamam. Aksine pozitif cümleler kurarım. Bu Türkiye genelinde de böyle olursa Yeni Parti için gidenlerin işi çok zor olur.

Bu yazı toplam 1772 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
5 Yorum