1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. AK Parti İl Başkanı Ceyhan: “Hedef: 65, Yakışan: 70 “
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

AK Parti İl Başkanı Ceyhan: “Hedef: 65, Yakışan: 70 “

A+A-

AK Parti İl Başkanı Şemsettin Ceyhan, hafta başında ziyarete geldi. Ceyhan, Haldız Grup bünyesinde yılbaşında yayın hayatına başlayan, yerel basına genç ve dinamik bir çizgi getirmek yolunda adım adım ilerleyen Büyük Kocaeli Gazetesi’nin misafiriydi.

Gazete binasının 3’üncü katındaki Büyük Kocaeli’de hayırlı olsun ziyaretini tamamladıktan sonra,  ikinci kata, benim odama geldi. Ceyhan’ı samimi bulurum. İki yılı aşkın süredir yürüttüğü AK Parti İl Başkanlığı görevinde başarılı olduğu, çok çalıştığı da tartışılmaz. Ancak Ceyhan, benim kendisinden uzak olduğumu düşünüyor. “Abi biz gelip uğramasak, arayıp sormasak, sen bizi hiç aramayacaksın” diye sitem etti.

Ben sadece Ceyhan’a karşı değil, herkese aynı mesafedeyim. Kimi gazeteciler, her gün siyasetçileri arayıp sorar, her fırsatta onlarla birlikte olmaya çalışırlar. Öyle bir tarzım yok. Siyasetçinin bana söyleyeceği bir şey varsa, yerim belli. Söyler yazarım. Ceyhan’a, “Ben iki yıl önce AK Parti’nin yeni İl Başkanı belirlenirken de senden yana değildim” dedim. O dönem,  Civelek’ten sonra AK Parti İl Başkanı belirlenecekken, Sayın Zihni Yılmaz’ın tercih edilmesini istemiştim.

Ceyhan’ın bugüne kadar bana karşı en küçük bir nezaketsizliği olmamıştır. Gazetede yer alan kimi haberleri beğenmemiş, sitem etmiştir ki -bu herkesin hakkıdır- beni rahatsız etmez. Yine çok samimi bir ortamda sohbet ettik. Malum, ana konu referandum. Ceyhan’a ellerinde anket bulunup bulunmadığını sordum, “Hedefi yüzde 65 koydun. Çıtayı çok yüksek tutmadın mı?” dedim.

“AY SONUNDA SAHADAYIZ”

AK Parti İl Başkanı Ceyhan, “Kocaeli’de yüzde 65 “ hedefinin gerçekçi olduğunu söyledi:

“Son genel seçimde bizim yüzde 56, MHP’nin yüzde 11 oyu var. Kocaeli geneli için konuşuyorum. Yüzde 65 hedefi mantıklı ve makuldür. Ulaşmamız gereken hedeftir. Ancak 16 Nisan’da yakışanı yüzde 70’e ulaşmaktır.”

Ceyhan, önce bütün teşkilatların, sandık başkanlarına varana kadar bütün partililerin eğitimden geçirileceğini, ay sonunda sahaya çıkacaklarını anlattı. AK Parti Genel Merkezi, referandum için startı 25 Şubat’ta Ankara’da verecek. Kocaeli’de de o tarihten itibaren her yerde AK Partilileri göreceğiz. AK Parti İl Başkanı şöyle devam etti:

“Siyasette her zaman aynı tabloyu görürüz. CHP’liler konuşur. İnsanların kafasını karıştırırlar. Bu defa da öyle oluyor. Evet, kafası karışık çok vatandaşımız var. Ama biz sahaya indikten sonra, kafası karışık vatandaşlarımıza gerçekleri anlatacağız. Bu referandumun neden önemli olduğunu, ülkemize neler kazandıracağını anlatacağız. Eminim vatandaşımız da bizi anlayacaktır. Bu nedenle, 16 Nisan’da hedeflerimize ulaşacağımız konusunda en küçük şüphem yok.”

Ceyhan, AK Parti iktidarları döneminde ilimizde çok büyük hizmetler yapıldığını söylüyor. Tramvay yolu konusundaki eleştirilerin haksız olduğunu, tramvay çalışmaya başladıktan sonra herkesin memnun olacağını düşünüyor. Türkiye’de ilk kez ilimizde başlatılan “Siyasi parti il başkanları” toplantılarını çok önemsiyor. Ben, bu toplantıları samimi bulmadığımı, toplantıların ardından somut sonuçların gözükmediğini söyledim. Ceyhan şöyle konuştu:

“Ben yüzde 56 oyu bulunan partinin il başkanıyım. Oyu yüzde 1 olan partinin il başkanıyla bile birlikteyim. Oturuyoruz, konuşuyoruz. Kentin sorunlarını tartışıyoruz. Birbirimizi tanıyoruz. Türkiye Siyaseti’nde bunun başka bir örneği yok. Kentin desteklemesi gereken bir yapı olduğuna inanıyorum.”

AK Parti İl Başkanı, Kocaelispor konusunda da çok önemli adımların atılması için takipçi olduğunu anlattı. “Benim kişisel beklentim yok. Görev sürem içinde bana verilen bu onurlu işi en iyi şekilde yapmanın heyecanı içindeyim. Bu kentin çocuğuyum. Çok genç yaşta çok büyük bir onur ve sorumluluk üstlendim. Kendi siyasi geleceğime yönelik en küçük bir hesap yapmıyorum. Bu görevim bittiğinde, İzmit’te herkesle selamlaşarak yürüyebilmek tek hedefimdir.”

Ceyhan’la sohbet güzeldi. Birer çay içtik. Giderken sarılıp beni kucakladı. “Kilo veriyorsun abi, zayıflamışsın. Ya bir sabah kahvaltısında, ya öğlen yemeğinde bir araya gelelim, dertleşelim. Akşam yemeğinde ben sana uyamam” dedi.

CHP, nihayet doğruyu yaptı

16 Nisan’da Anayasa referandumu var. Türkiye’nin buraya nasıl geldiğini anlamak için dönüp, 2007 yılına bakmak ve iyi analiz etmek gerekir.

Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer’in görev süresi sona ermişti. Türkiye yeni Cumhurbaşkanını Meclis’te seçecekti. AK Parti’nin ilk iki turda olmasa da üçüncü turda istediği kişiyi Cumhurbaşkanı seçecek gücü vardı. Ama dönemin CHP’si, dönemin “Zorlama Kemalistleri” bir hukuk garabeti yarattılar. “Meclisin toplanabilmesi için en az 367 milletvekilinin salonda bulunması gerekir” dediler.

Bunun hiçbir hukuki dayanağı yoktu. Ama AK Parti’nin, Recep Tayyip Erdoğan’ın önüne bu hukuk garabeti çıkarıldı ve Meclis’in Cumhurbaşkanını seçmesi engellendi. Eğer böyle yapılmasa, bugün 16 Nisan’ı falan da tartışmıyorduk. AK Parti erken seçime gitti. Daha güçlü geldi, Abdullah Gül’ü Cumhurbaşkanı seçti. Ardından, “Cumhurbaşkanını halk seçmeli” noktasına gelindi. Bu da referandumda kabul edildi. Şimdi de “Halkın seçtiği Cumhurbaşkanı ülkeyi yönetsin” noktasına gelindi.

CHP’nin bu son düzenlemeyi Anayasa Mahkemesi’ne götürmesi tartışılıyordu. Bazı CHP’liler, “AK Partililer açık, göstere göstere oy kullandı. Bu Anayasa’ya aykırıdır” diye bağırıyorlardı. Eğer CHP bu Anayasa değişikliği konusunda Anayasa Mahkemesi’ne gitse, zaten bir sonuç alamayacaktı. Üstelik, “Halktan korkan, referandumdan kaçan parti” damgasını bir kez daha yiyeceklerdi.

Kemal Kılıçdaroğlu, “Anayasa Mahkemesi’ne gitmiyoruz” dedi. “Bu sorumluluğu güvendiğimiz halkımıza bırakıyoruz. 16 Nisan’da referandum yapılsın, kararı halk versin” dedi. Doğru tavır budur. CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu bu kez halka güvenerek, zorlama bir hukuk arayışına girmeyerek önemli bir iş yapmıştır.

LİDERLER OTURUP TARTIŞMALI

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun çok haklı ve doğru bir talebi daha var. Son grup toplantısında da üstüne basa basa anlattı. 16 Nisan öncesi, liderler halkın önünde bir araya gelmelidir. Bütün Dünya’da, bütün demokrasilerde böyle olur. Cumhurbaşkanı Erdoğan bu işin dışında tutulabilir. Ama  “EVET” diyen Yıldırım ve Bahçeli ile “HAYIR” diyen Kılıçdaroğlu, milletin önünde birlikte tezlerini anlatmalıdır. CHP lideri, “İstediğiniz televizyon kanalında. İstediğiniz gazetecilerin önünde olalım. Karşılıklı konuşalım. Vatandaş evinde bizi izlesin. Kararını versin” diyor. Böylesi önemli bir referandum öncesinde bu toplantı yapılmazsa, her şey çok eksik kalacak demektir. Yıldırım ve Bahçeli, “EVET” tezlerinin haklılığına yürekten inanıyorlarsa, Kılıçdaroğlu’nun bu teklifini geri çevirmemelidir.

 

 

Bu yazı toplam 1175 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.