1. YAZARLAR

  2. Mustafa OKÇU

  3. AK Parti ve CHP'nin Türkiye gerçekliği sınavı
Mustafa OKÇU

Mustafa OKÇU

Yazarın Tüm Yazıları >

AK Parti ve CHP'nin Türkiye gerçekliği sınavı

A+A-

İktidar partisi örgütlenmesi vesayet sistemi koşulları nedeniyle bütün siyasi örgütlenmeler gibi lidere ve merkeze bağlı kadro hareketi olarak yapılandı. Halkın iradesinin temsilini sağlamak, yapabilirliğe taşımak kaygısını merkeze alarak geliştirilebildi. Partiye oy veren iki seçmenden birini üye yapmak yaklaşımı en yaygın örgütlenmeye ulaşmayı sağladı. Yaygın üyelerle sağladığı iletişim, etkileşim, bilgilendirme ve destek, sorunların çözümünü, ihtiyaç ve beklentilerin karşılanmasını temsil eder hale getirdi. Eğilim yoklamaları, bilgilendirme, etkileşim, anketler ve araştırmalarla, temsil, değişim en uygun hale getirilmeye çalışıldı. Türkiye’nin en temel sorunu olan vesayet sistemi sorunu bu örgütlenme, çalışma ve mücadele yaklaşımıyla etkisizleştirildi ve aşılabildi. Vesayet sisteminin yerine Demokratik Hukuk Devletinin inşasının tamamlanması zorunluluk haline geldiğinde, örgütlenme, mücadele, temsil vb. alışkanlıklar yetmez oldu. Lidere ve merkeze bağlı kadro hareketi, demokratik kurumsal kitle hareketine dönüştürülemediği için beklentilerin karşılanmasını sağlayamadı. 

 

İKTİDAR PARTİSİ VE YEREL YÖNETİMLER

İktidar partisinin yerel yönetim anlayışı, sürdürdüğü siyasetin temel dayanağıdır ve vesayet sisteminin dışarıda bıraktığı halkın sorunlarının çözümü, ihtiyaç ve beklentilerinin karşılanması ihtiyacıyla ortaya çıkmıştır. Devletin, kuralları, kurumları ve kadrolarıyla merkezde olduğu, batılı yaşam tarzını şekilci yaklaşımlarla, nisbi demokratik uygulamalarla sağlanmaya çalışan sistem, kendi değerleriyle hayata tutunma mücadelesi veren, kendisini en verimli gerçekleştirme çabasını sergileyen halkın beklentilerini karşılayamıyordu. Halkın biriken, ertelenemez hale gelen ihtiyaçları önce yerel yönetim alanında, merkezi yönetim zorlanarak karşılanmaya çalışıldı. Halkın kendisi gibi olma halinin sergilendiği yerel yönetimlerde, beklentiler yeterince karşılanamasa bile halkta karşılık buldu. Yerel yönetimlerde sağlanan kabul edilebilirlik merkezi yönetim alanında güçlenmeyi sağladı ve merkezi iktidara ulaşıldı. Lidere ve merkeze bağlı belirleyici kadro hareketi, demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe dönüştürülemediği için gücü, yapabilirliği, değişimi, temsili, zenginliği belirleyen konumu nedeniyle,  halkın kendisi gibi olma halini yeterince temsil edemez oldu ve hem yerelde hem de merkezi anlamda alternatif iktidar ihtiyacı oluştu.

 

DEMOKRATİK DÖNÜŞÜM GİRİŞİMLERİ

Çözülen vesayet sisteminin yerine demokratik yapısal dönüşümün başarılmasını, iktidar partisi sağlamaya çalıştı.  Vesayet sistemi mücadelesinde ortaya çıkan hikayelerin ve kazanımların sağladığı gücü aşamadı. Güç yozlaştırır, mutlak güç mutlak yozlaştırır gerçekliği ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirlik sağlanarak etkisizleştirilemedi. Kürt sorunu bütün yönleriyle ve taraflarıyla tartışılıp çözüm sürecine taşındı. Alevilerin ve farklılıkların sorunlarına aynı anlayışla yaklaşıldı. Yeni anayasa için eşit temsille sağlanan çalışmada yaklaşık 70 maddede genel geçerli birlikteliğe ulaşılabildi. Temel sorunlarla birlikte pek çok alanda aynı yaklaşım sergilendi. Ne iktidar partisinin ulaştığı gücün demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşınması, ne de muhalefet partilerinin bu temel eksikliği anlayıp alternatiflik sağlayacak yapısal dönüşümlerini tamamları mümkün olmadı.

 

ANA MUHALEFET PARTİSİ ANLAYIŞI

Ana muhalefet partisi de vesayet sistemi koşulları nedeniyle lidere ve merkeze bağlı belirleyici kadro hareketi anlayışıyla sürdürülmektedir. Ana muhalefet partisi, vesayet sisteminin aşılması mücadelesini 12 Mart 1971 müdahalesinin halka karşı yapılmış olduğu anlayışı sahiplenen kararlılıkla 12 Eylül 1980 kadar temsil etti. Düzen değişmelidir. Ne ezen, ne ezilen, insanca, hakça bir düzen, vb. yaklaşımlarla, demokratik dönüştürücü siyaseti temsil edebilmiş,% 42 kabul edilebilirliğe ulaşmıştı. Sorunların çözümünün, ihtiyaç ve beklentilerin karşılanmasının sahiplenildiği bu mücadele döneminde vesayet sisteminin etkisizleştirilip aşılması başarılamadı. 12 Eylül darbesiyle bütün siyasi hareketlerle birlikte birikimleri yok edildi, yeni düzenlemelerle kontrol altına alındı. 12 Eylül sonrasındaki demokratik dönüştürücü siyaseti temsil çabalarında yeterli hale gelemedi.

 

DEMOKRATİK DÖNÜŞÜMÜN BAŞARILAMAMASI

CHP, İktidar partisinin vesayet sistemini aşabilen siyasi mücadelesini kabullenemediği için demokratik kurumsal dönüşümünü başaramamaktadır. Vesayet sisteminin dışarıda bıraktığı halkın değerlerine, yaşama tutunma ve kendisini gerçekleştirme mücadelesine saygı duymaktadır ancak halkın sahip olduğu değerlerinin demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşınması mücadelesini sahiplenememektedir. Lidere ve merkeze bağlı belirleyici kadro hareketini, en bilinçli, en demokratik, en fedakar anlayışla temsil ettiğine inandığı için iktidar partisinin kadro hareketi başarısını içine sindirememektedir. Demokratik kurumsal kitle hareketine dönüşemediği için oluşan iktidar ihtiyaçlarını karşılayamamaktadır. Olmazsa olmaz hale gelen ekonomik/demokratik kurumsal sürdürülebilirliğin sağlanmasını temsil edememektedir. Vesayet sisteminin yerine inşa edilecek Demokratik Hukuk Devletinin inşasını, en demokratik, en eşitlikçi, en kapsamlı, en çoğulcu yaklaşımlarla tamamlanması alternatifliğini temsil edememektedir. Adalet yürüyüşünde genel başkanın, 24 Haziran seçimlerinde Cumhurbaşkanı adayının sergiledi halkın kendisi gibi olma halini siyasi demokratik kurumsal sürdürülebilirliğe taşıyıp alternatif iktidar ihtiyacını karşılayamamaktadır.

Bu yazı toplam 1085 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.