1. YAZARLAR

  2. Alaettin KÖKSAL

  3. AK PARTİLİ BAKAN VE MİLLETVEKİLLERİNİN ÖZ ELEŞTİRİ ÇAĞRISI (2)
Alaettin KÖKSAL

Alaettin KÖKSAL

Yazarın Tüm Yazıları >

AK PARTİLİ BAKAN VE MİLLETVEKİLLERİNİN ÖZ ELEŞTİRİ ÇAĞRISI (2)

A+A-

18 yılını doldurmak üzere olan AK partisinin genel merkez ve taşra teşkilatları, bugüne kadar devletin resmi ve sivil kurumlarındaki tayın ve atamalarda,  siyasi, sosyal, kültürel ekonomik ve askeri konularda yaptıkları hata ve eksikleri yürekli bir şekilde eleştiremedikleri kanaatindeyim.   Liderin karşısında edeple doğrular ve yanlışlar konuşulmadıkça, temel inancımıza aygırı davranışlarda bulunanlar ikaz edilmedikçe, uyarıları dikkate almayanlar partiden ihraç edilmedikçe AK partisinin temelleri su almaya başlar.

Çokça şikâyet ettiğimiz bürokratik oligarşinin dayatmalarından, ahlakı değerlere önem vermeyen siyasetçilerin yanlış icraatlarından halkımız henüz kurtulamamıştır. AK partisi bundan böyle milletvekilli, bakan, belediye başkanı, MYK, üyesi, il ve ilçe başkanlığı görevlerine getireceği kişileri ve devlet kademelerinde görev alacak bürokratların siyasi zihniyetlerini, sosyal yönlerini, beceri ve kabiliyetlerini araştırmadan karar vermemelidirler. Küçük değişiklikler yaraya merhem olmadığı gibi, gözü kapalı araştırmalar hedeften uzaklaştırır.

AK partisinin genel merkez ve taşra teşkilatlarının kadroları, milletvekili, bakan, belediye başkanı, atanan veya tayin edilen bürokratların zihniyetiyle Sayın Erdoğan’ın zihniyeti tam olarak örtüşmediğinden, dıştan ve içten gelen bazı siyasi ve ekonomik krizler karşısında, parti içinde ve toplumun değişik kesimlerinde çok fazla açığa çıkmayan küçük sancılar meydana gelmektedir. Bu gibi ve benzeri sancıları metal yorgunlukla geçiştirmek, sancıların büyümesine vesile olmaktadır.

Sayın Erdoğan’ın samimiyetine, karizmatik liderliğine, şer güçlere karşı dik duruşunu inanarak itaat edenler olduğu gibi, bu hasletleri istismar ederek menfaatleri gereği itaat etmiş gibi görünenlerin sayısı da az değildir. AK partisinin dava ehli yetkilileri, parti bünyesinde ve devlet kademelerinde yerleşmiş olan, şahsi ikbal ve menfaatleri için bukalemun gibi renk değiştiren kişileri tespit ederek parti bünyesinden uzaklaştırmalıdırlar.

AK partisinin çekirdek kadrosunun hangi mekânlarda yetiştirildiğini ahlaki ve zihni temelinin ne zaman hangi şartlar altında atıldığını bilmeyenler,  AK partisine fayda yerine zarar getirebilirler. AK partisinin zihniyet temelinde derleyenleri tanımayanlar, onlara partinin kapılarını açmayanlar, AK partisini büyük Türkiye ailesinin büyük partisi yapamazlar.

Türkiye gemisine delik, Türkiye kalesine gedik açmaya çalışan şer güçlere karşı AK partililer tek yumruk olmalı ve 82 milyon insanımızı şuurlu bir şekilde bilgilendirerek kucaklamalıdırlar.  Sayın Erdoğan’ın zihniyeti ile parti kadrolarının ve parti mensuplarının zihniyetlerinin şuurlu bir şekilde örtüşmesinin eğitimini yapmalıdırlar.  Fırında pişmeyen,  güneşte kurutulan ham tuğlalarla yapılan duvarın, basit bir ağırlık altında direnme gücü olamayacağı gibi, dava şuuru oymayan, sadece menfaatleri için bir araya gelen,  zihniyetleri farklı insanların kurdukları partilerin, iç ve dış şer güçlerin haksız dayatmalarına karşı yeterli mukavemeti gösteremezler.

Dünyadaki mazlumların ve mağdurların ümidi olan Türkiye’yi, her yönüyle güçlü kılmak için, özelikle AK partili kadrolar hasbi ve harbi olmalıdırlar. AK partili kadrolar, bugüne kadar yaptıkları maddi ve manevi hizmetleri bir dava şuuruyla yaptıklarını, bu uğurda ne gibi engellerle karşılaştıklarını topluma en ince teferruatına kadar izah ederek bilgilendirmelidirler. Fırat kalkan ve zeytin dalı operasyonlarının neden yapıldığını, Fırat’ın doğusunda neden operasyon yapılacağın topluma anlatmalıdırlar. Bu konuları topluma anlatamayan kişileri, milletin önüne takoz olarak koymaktan sakınılmalıdırlar.

AK partisi, güçlü ve istikrarlı bir Türkiye partisi olabilmesi için, ahlak ve maneviyatta ağırlık vermeli, gençlerin gönlüne sadece maddi hizmetlerle değil manevi değerlerle girileceğini bilmelidir. Yapılan bunca maddi hizmete rağmen, gençlerin ekseriyeti mahalli genel seçimlerinde AK partisini tercih etmemiştir. Bu en güzel örnek İstanbul ve Ankara seçimleridir.

Şahsi düşünceme göre, Sayın Devlet başkanımız Erdoğan, teşekkür ziyaretleri için en çok oy aldığı illerden değil,  en az oy aldığı illerden başlamalıdır. Halka neden AK partisini tercih etmediklerini sormalıdır. Maddi ve manevi olarak yaptıkları hizmetlerde, ne gibi eksiklikler gördüklerini halka sormalı ve o bölgelerde yapılan hizmetleri kendilerine anlatarak gönüllerini almalıdır. Şer güçlerin ülkemiz ve İslam dünyası üzerinde, “al gülüm ver gülüm” anlayışıyla karşılıklı olarak kurdukları tuzakları bozacak ve dünyayı yeniden dengeleyecek bir Türkiye’nin kurulması için çok yönlü çalıştıklarını milletimize anlatmalıdırlar.

Bu yazı toplam 779 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.
1 Yorum