1. YAZARLAR

  2. İsmet ÇİĞİT

  3. AKP-CHP en uygun formül olacaktır
İsmet ÇİĞİT

İsmet ÇİĞİT

Yazarın Tüm Yazıları >

AKP-CHP en uygun formül olacaktır

A+A-
Şimdi, 7 Haziran seçim sonuçlarını iyi okumak ve sorunları her geçen gün biraz daha büyüyen Türkiye’yi bir siyasi kaosun içine sokmadan yeni ve güçlü bir hükümet kurmak için çaba harcamak zamanı olmalıdır. 
7 Haziran’da AKP, özellikle Cumhurbaşkanı Erdoğan kaybetti. Bunun tartışılır tarafı yok. Ama CHP ya da MHP de bu seçimin kazananı olmadılar. Yüzde 41 oy oranı ve 258 milletvekilliği ile AKP hala birinci partidir. Öncelikle hükümet kurma hakkı da hiç kuşkusuz Ahmet Davutoğlu’na aittir. Denenmesi, üzerinde ciddi olarak çalışılması gereken ilk formül, “Büyük Koalisyon”, yani AKP-CHP ortaklığı olmalıdır. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu’nun, “Halk muhalefetteki yüzde 60’ı iktidar yaptı. Benim Başbakanlığımda CHP-MHP-HDP hükümeti kurulmalıdır” tezi, çok mantıklı gözükmüyor.
……….
Bugün Avrupa’nın lideri, hiç tartışmasız Almanya’dır. Almanya’yı son seçimlerden birinci ve ikinci çıkan iki büyük partinin koalisyonu yönetiyor. Görev alanlarını çok iyi paylaştılar. Her ikisi de kendilerine ait sivri görüşlerden tavizler verdiler. Almanya’da halkın çok büyük kesimini temsil eden, meclis’te çok önemli desteği bulunan çok güçlü bir hükümet ülkeyi yönetiyor. 
Türkiye de bunu yapabilir. Elbette CHP’nin hiç pazarlık etmeden, hiç kendi ilkelerini ortaya koymadan AKP’ye teslim olmasından söz etmiyoruz. 25-27 Aralık operasyonlarında isimleri geçen ve ülke kamuoyunda çok önemli bir kesimin yolsuzluğa bulaştığına inandığı eski Bakanların yargılanması talebi birinci koşul olmalıdır ki, buna Başbakan Davutoğlu’nun da çok itiraz edeceğini sanmıyorum. CHP, bu koalisyonun oluşumunda, seçim öncesinde verdiği sözlerin bir kısmını-emeklilere bayram ikramiyesi, taşeron işçilerin özgürlüğü, asgari ücretin yükseltilmesi gibi- hayata geçirmek konusunda ısrarcı olabilir. Cumhurbaşkanı’nın Anayasal sınırları içinde kalmasını talep etmek, özgürlükleri genişletmek, yargıyı bağımsız hale getirecek düzenlemeler, basın özgürlüğünün genişletilmesi gibi konular da CHP adına pazarlık masasına getirilebilir ve bunlara da Başbakan Davutoğlu’nun çok itiraz etmeyeceğini tahmin ediyorum. 
CHP,  AKP’yle ortak kuracağı bir hükümette, lideri olacağı CHP-MHP-HDP iktidarına göre çok daha rahat çalışma imkanı bulacaktır. 
AKP ve CHP’nin ortak kuracağı büyük koalisyonun Meclis’e getireceği pek çok düzenlemeye, MHP ve HDP’nin desteği de mümkündür. Çok ciddi sorunlar yumağı içinde bulunan Türkiye için bu büyük koalisyon demokrasinin gelişmesi adına tarihi bir misyon üstlenebilir.
…………
AKP iktidarda kalmaya mecbur. Ya da AKP, tamamen iktidar dışında kalmayı, muhalefet olmayı en azından bu aşamada içine sindiremeyecektir. CHP’nin de artık bir dönem daha tamamen iktidar dışında, muhalefette kalmaya tahammülü kalmamıştır. Bu ortaklık iki partinin de siyaseten işine yarayacaktır. Elbette AKP-CHP ortaklığının, 4 yıl boyunca devam edebileceği öngörülemez. Ama 6 ay, ya da bir-iki yıl sürmesi halinde bu tablo içinde CHP yeni bir seçime çok daha güçlü gitme imkanına kavuşur. AKP dışındaki formüllerde HDP’ye kesinlikle ihtiyaç vardır ki, bu HDP desteğini de MHP içine sindiremez. Yani böyle bir formül kesinlikle huzurlu çalışma imkanı bulamaz. 
7 Haziran seçimleriyle, Türkiye’de taşlar yerinden oynadı. Bakın, 11’inci Cumhurbaşkanı Gül ile 12’nci Cumhurbaşkanı Erdoğan arasında ipler geriliyor. Milli Görüş kökenli bütün partiler belli bir sürenin sonunda kendi içlerinde bölünür, yeni partiler çıkartırlar. Yine öyle bir sürece doğru gidiliyor. Yeni Meclis’te bütün komisyonlarda ve genel kurulda, AKP azınlıkta kalacaktır. Meclis’ten AKP-CHP ortaklığında çıkartılacak her yasanın halk tabanında desteği olacaktır. İş dünyası, batılı ülkeler, Avrupa Birliği AKP-CHP büyük koalisyonuna açık destek veriyorlar. CHP, AKP’nin bu seçimden birinci, Davutoğlu’nun öncelikle Başbakanlık hakkı aldığını kabul ederek çıktığını kabullenmelidir. AKP-CHP ortaklığının Türkiye için çok önemli olan “Barış Süreci” çalışmalarının çöpe gitmesini önleyeceğini, Türkiye’nin yüzünün Arap dünyasından batı dünyasına dönmesini sağlayacağını da rahatlıkla söyleyebiliriz. 
AKP-CHP ortaklığı Türkiye için son yıllardaki tahribatın hasarlarını kapatmak, bozulan dış politika, ekonomi, demokrasi, özgürlükler gibi konulardaki dengeleri onarmak için yegane fırsattır. 
Kemal Kılıçdaroğlu’nun ortadaki bu tabloda kendisine Başbakanlık araması mantıklı ve gerçekçi durmuyor. Bakanlık pazarlıkları sağlam yapılabilir. Bürokrasi, özellikle yargı ile ilgili pazarlıklarda da CHP’nin sağlam durma hakkı vardır. Ama CHP ve Kılıçdaroğlu’nun ilk tercihi AKP ile ciddi biçimde ortaklık pazarlıkları için masaya oturmak olmalıdır. CHP bu ortaklığın olamayacağına halkı inandırmadan MHP ve HDP destekli bir hükümet modeli üzerinde ısrar ederse, hem Türkiye kaybeder, hem olası erken seçime “Bakın ben elimden geleni yaptım. Ama bu muhalefet uzlaşmadı” kozuyla gitme imkanı sağlayacağı AKP’nin ekmeğine yağ sürer.
Kılıçdaroğlu, çevresindeki goygoycuların gazına gelmemelidir. 
Bu yazı toplam 368 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.