1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. AKP'li zannederler diye namaz kılmayan var!
AKP'li zannederler diye namaz kılmayan var!

AKP'li zannederler diye namaz kılmayan var!

“Aydın İmam” Numan Uysal, VIP Röportajları’na konuk oldu, her soruya içtenlikle yanıt verdi. Aydın İmam, “Camiler sadece namaz kılmak için değildir. Düğün bile yapılabilir, kütüphane kurabil

A+A-

“Aydın İmam” Numan Uysal, VIP Röportajları’na konuk oldu, her soruya içtenlikle yanıt verdi. Aydın İmam, “Camiler sadece namaz kılmak için değildir. Düğün bile yapılabilir, kütüphane kurabiliriz, bilgisayar bile koyabiliriz camilere” diyor

Aydın İmam ile dolu dolu bir sohbet

Türk Diyanet Vakıf Sen Kocaeli Şubesi’nin kongresinde söyledikleriyle gündeme damgasını vuran, kamuoyunda artık Aydın İmam olarak tanınan Numan Uysal bu hafta VIP Röportajları’nın konuğu.

Aydın İmam ile sohbetimize sendikanın Onursal Başkanı değerli din adamı Dr. Ali Vasfi Kurt da eşlik etti.

Türk Diyanet Vakıf Sen Kocaeli Şubesi kongresinde söyledikleriyle gündem yaratmıştı Uysal.

Dinin özellikle siyasi ve ticari  anlamlarda kötü amaçlarla  kullanılmasını önlemek de görevimizdir.

Gözlerini cemaatin cebine dikmiş; cemaatten daha az bilgili, sırf maddi gayretlerle gözlerini cenazelere, hacca, umreye, yurtdışına dikmiş imamlar olmak istemiyoruz.

Dinin özellikle siyasi ve ticari  anlamlarda kötü amaçlarla  kullanılmasını önlemek de görevimizdir.

Demişti.

Aydın İmam Numan Uysal, bu röportajda da çarpıcı açıklamalar yaptı. Camilerin sadece namaz kılınacak yerler olmadığını, düğün bile yapılabileceğini söyledi.

AKP’li görünme kaygısıyla namaz kılmayan insanların varlığından bahsetti.

Yahyakaptan’a 3. camiyi istedi.

Alevi köylerinde namaz kılındığını, camiye her yerde ihtiyaç olduğunu savundu.

İnsanlardan gelen ilginç sorulara nasıl yanıt verdiklerini, ilginç anılarını anlattı.

Cemaat’e verilen bir genç kızın Mehdi gelecek diye çocuk doğurmaktan vazgeçtiğini söyledi.

Mini eteği ve dar pantolonuyla sürekli namaz kılmaya gelen o genç kadından bahsetti.

Türkiye’de İslamcı bir parti iktidarda. Türkiye yıllardan beri İslamcı bir iktidarla git gide muhafazakârlaşıyor mu?

Aslında İslamcı parti iktidarda demek doğru değil. İslamcı demek için Radikal İslamcı olması lazım. Ama bizim halkımız radikallerden uzak durur. Ortaya oynayanı iktidara getirir. Ne ülkücü, ne dinci, ne Kemalisti seçiyor vatandaş. Siyasal iktidarla cami cemaati arasında bir artış yoktur. Bu anlamda Türkiye giderek daha muhafazakârlaşıyor diyemeyiz. Mevcut daha görünür hale geldi.

Camiye bir kere gelmeyen adam bile cemaatimiz

Siyaset ya da başka unsurlar kesinlikle müdahil olmamalı değil mi?

Biz herhangi bir parti adına çalışamayız. Cemaatin tamamına yöneliyoruz. Biz sessiz çoğunluğun sesiyiz. Cumhuriyet’in bir projesi vardır; cemaatten cemiyete. Kulluktan vatandaşlığa. Birilerinin vesayeti altında, ağabeylerinin aklıyla değil kendi aklıyla düşünme projesidir bu. Cemaat mantığından cemiyet mantığına dönüştürmektir insanları. İnsanları bu mantıktan uzak tutacak tek yer camilerdir. Çünkü camiler herhangi bir siyasi partinin, cemaatin, tarikatın, etnik unsurun camisi olamaz. İmamı da olamaz. Camiye hiç gelmeyen insan bile bizim cemaatimizdir.

Hayatı boyunca bir kere bile camiye gelmeyen insan da mı sizin cemaatinizden oluyor?

Bayrama da gelmese, Cuma’ya da gelmese bizim cemaatimiz. Hayatı boyunca bir kere camiden içeri girmeyen insan cenazesi olduğunda gelmeyecek mi camiye. Gelecek. İşte o zaman bizim cemaatimizdendir.

“Ağabey” aklıyla düşünenler

Hocam, Cumhuriyet’in bir projesi var demiştiniz; cemaatten cemiyete dönüş. Bugün sanki bunun tersini yaşıyoruz. Cemiyetten yine cemaatlere dönüyoruz. “Ağabeyler” ile “Ablaların” aklıyla düşünen insanlar çoğalıyor.

Cemaatleşme vitrine çıkmaya başladı. Yer altından yer üstüne çıkıyor. Aslında bu cemaatler vardı. Bundan da korkmamak lazım. Din bir, Allah bir, peygamber bir niye bu kadar farklı bir inanç var diyorlar. Çoğulculuktan korkmamak lazım. Bu gibi şeyler yer altında olacağına, görünsün. Ne yaptıklarını herkes görsün. Eroin, esrar ekmek yasak mesela. Adam ne yapıyor evinde yetiştiriyor. Görünmesinde fayda var. Siyasete de karışıyorlar. Çünkü siyasetle kendilerini ifade ediyorlar. İslami cemiyetlerin tamamı politize olmuş durumda.

Para toplanmasından memnun değiliz

Bizler, dernek, vakıf ve siyaset kapılarından ayrılmayan imamlar olmak istemiyoruz. Gözlerini cemaatin cebine dikmiş imamlar olmak istemiyoruz demiştiniz. Bunu biraz açar mısınız?

Siyasetin olduğu yerde para da var. Bir de din buna eklenirse elinizde çok güçlü bir araç oluyor. Ama bunları kullanırsanız hem paraya, hem dine hem de siyasete kötülük etmiş olursunuz. Ticari anlamda bazı şeyler yapılıyor. Biz camilerde para toplanmasından hiç memnun değiliz mesela.

Camilerde para toplanmasının ne gibi sıkıntıları oluyor?

Sinemaya nasıl parayla giriyorsun, camide de çıkışta para veriyorsun. Sinema gişesi gibi oluyor. Paranın olduğu yerde parayı yöneten cemaati, imamı, daireyi, herkesi yönlendirmeye çalışıyor. Parayı toplayan dernek istediği parayı toplayamazsa neden iyi konuşmadın diye imama çıkışıyor. Bugün camiler vatandaşın, cemaatin desteğiyle bugünlere geliyor, gecekondulardan çıkıyor.

Kadın din görevlileri olsun

Kadın din görevlilerine ihtiyaç var mı?

Elbette var. Hem de kadın din hizmet görevlilerine çok ihtiyaç var. Hacca, Umre’ye gidenler arasında kadınlar çok fazla oluyor. Ama bunlara bir kadın kafile başkanı verilmiyor. Bu da bir sıkıntıdır. Kadın din hizmet görevlilerinin sayısı artarsa bu sorunlar da çözülür. Bu arada yapılan bir yanlış var. Bizim din işlerinde değerlendirdiğimiz kadınlarımız, uzmanlarımız, Kuran kursu hocalarımız var. Onlar bu sene Hacca gidildiğinde Kepçeci olarak gittiler. Bu yanlış. Onlar Kepçeci olmamalı. Din hizmeti sunan insanlar olarak görevlendirilmeli.

İnsanlar camide vakit geçirsin

Camiler sadece namaz kılmak için midir?

Camilerin fonksiyonel olması gerekir. Cemaatimizin birçok kesimi düğünlerini bile camide yapmak istiyorlar. Kına geceleri yapanlar var.

Nasıl düğün yapılacak hocam camide, çalgılı falan düğün yapılamaz herhalde?

Çalgılı değil ama ilahili, tiyatrolu düğünler olabilir. Her camide yapılıyor. Adam getiriyor caminin avlusunda yemeğini veriyor. Sünnet düğünleri de camide yapılır. Cami sadece namaz kılınan, cenazenin getirildiği bir yer değildir. Belediye örneğin Bilgi Evleri yapıyor. Bunlar camilere taşınabilir. Her camiye zengin bir kütüphane koyabiliriz. Örneğin insanlar geliyor, bize ailevi sorunlarını anlatıyor. Biz din psikologu gibi ailevi sorunları bile çözmeye çalışıyoruz elimizden geldiğince. İnsanlar camiye gelsinler, oralarda vakit geçirsinler istiyoruz.

İstanbul’a baktığımızda çok güzel, estetik Kiliseler olduğunu görüyoruz.

Bizim alanımız turizm değil. Yerel din turizmi teşvik edilmeli. Bizde de mesela insanlar bir araya geliyor. Otobüs tutuyor, Konya’ya, Edirne’ye gidiyor. Oradaki camileri dolaşıyorlar. İzmit’te Yenicuma, Fevziye ve belli camiler var.

Ezanların sesi

Ezanların sesi çok yüksek mi?

Sonuçta yerleşimin yanlışlığı bizimle alakalı değil. Kapının önünde bir hoparlörün olması o binayı sarsıyor. Gerçi buna rağmen ezan sesleri çok yüksek değil. Rahatsız edici seviyede değil. Burada bazen sesler birbirine karışıyor. Caminin yakınındaki ev, sesi gümbür gümbür duyuyor. Arka sokaktaki adam duymuyor.

İmamların eğitim seviyesi yükseliyor değil mi?

İmam Hatip mezunu artık çok zor imam oluyor. Artık tercih dört yıllık lisans mezunları oluyor. Olmazsa iki yıllık mezunları daha sonra da İmam Hatip mezunları oluyor.

İmam bakımlı olmalı

İmamlarda bir imaj değişikliği de oluyor sanırım.

Cemaat da bizi değiştiriyor, dönüştürüyor. İmam cemaatin aslında gerisinde kalmamalı, hep önünde olmalı. İmam sadece namaz kılma memuru değildir. Cemaatten insanlar hocaları çağırıyor, davet ediyor, birlikte oturuyorsunuz, sohbet ediyorsunuz. Ben hiç sakal bırakmadım. Sakallı olan imam da bakımlı olmak zorunda. Diyelim benim bir günlük sakalım var. Cemaat hemen uyarıyor. Bir gün spor giyiniyorum. Ertesi gün hocam bugün çok sporsunuz diye laf atan oluyor. Bazıları eleştiriyor. Bireysel kimlik de eleştirilerek gelişir. Bu yüzden eleştiriye de açığız. Eskiden insanlar hocalara soru da soramıyordu. Artık bu devirler geçti. İnsanlar artık hocaya soru sorarsam dinden mi çıkarım demekten vazgeçti. Elbette en doğal haklarıdır, soracaklar, sorgulayacaklar.

Beni AKP’li zannederler diye namaz kılmayanlar var

Dine yöneliş var mı?

Ben Fethiye Caddesi’nde Karagöz İşhanı’ndaki mescitte imam olarak görev yapıyorum. Buraya, çarşının göbeğine geldikten sonra ufkum biraz açıldı. Sosyal demokrat insanlarla oturup kalkıyorum, onlarla sohbet ediyorum. Her siyasi görüşten insanlarla sık sık diyalog kurmaya başladım. Geçen gün yine sosyal demokrat gelenekten bir ağabeyimiz ile oturuyorduk. Ağabey çok iyi, çok düzgün, çok iyi, etrafına faydalı bir insansın. En azından Cuma namazlarına gelsene dedim. Sosyal demokrat olmak, solcu olmak dinini yaşamaya engel değil. Gel namaz kıl yine düşünceni yaşa diye ekledim. O da bana biz de bu dönemde namaz kılmaya başlarsak siz de mi AKP’li oldunuz derler. Bu yüzden bu dönemde namaza başlayamam dedi.

Nasıl yani, AKP’li zannederler diye namaz kılmaya gelmeyen insanlar mı var?

Evet var. Bazı insanlar içinden gelmesine rağmen AKP’li görünürüm, bana AKP’li derler diye camiye gelmekten kaçınıyor. Ara ara camide gözüküyor. Tesettüre bürünen bir kadına hemen AKP’li mi oldun diyorlar. İnsanlar bundan rahatsız oluyor. Hacca, Umre’ye gidene, gitmeye kalkan AKP’li damgası yiyor. Bu insanları rahatsız ediyor. Bazı şeylerden uzaklaştırıyor.

Kentte iki Alevi köyü var bunlarda namaz kılınıyor

Zaman zaman bazı Alevilerin bizim köylerimize cami yapmayın, çünkü insanlar gitmiyor diye açıklamaları oluyor. Bu köylere cami yapılmamalı mı?

Alevi kesimden bazı vatandaşlarımız Cemevini camiye alternatif olarak getirmeye çalışıyorlar. Bu olmamalı. Cami Alevileri de içerir çünkü. Cami ne Sünnilerin, ne Alevilerin camisidir. Camiler herkesin camisidir. Bizim köye cami yapmayın söylemi doğru değil. Geçen gün bir Alevi köyün muhtarı bana şöyle dedi; hocam yan tarafta Sünni köyü var. Orada Cuma namazında 10 kişi oluyor. Bizim köyde 50 kişi oluyor. Daimi imam istiyoruz dedi. Diyanet, Alevilerin birçok yayınını yayınlamıştır. Birileri çıkıp bizim köye cami yapılmasın deme özgürlüğüne sahiptir ama bu doğru bir yaklaşım değil. Biz de bunu söyleyebiliriz.

Hocam bazı Aleviler diyor ki; bizim bulunduğumuz yerdeki camiye tek bir kişi bile gitmiyor. Cami boş boş duruyor. Yine de o cami orada durmalı mı?

Evet durmalı. Bizim bu kentte iki Alevi köyü var. İkisinde de Cuma namazlarına büyük ilgi olduğunu söyleyebilirim. Bakın ben buna da katılmıyorum. Camilere gidiyor insanlar. Geçtiğimiz günlerde bir Alevi köyüne gönderdiğimiz bir imam orada çok güzel çalışmalar yaptı. Kuran okuma yarışmaları düzenledi. Orada gençler Kuran öğrendiler. Bunu teşvik eden o Alevi köyünün muhtarıydı. Milleti camiye sokmak onları Cem evinden koparmasın. Camiye girmek, kültüründen kopmak değildir.

Dar pantolonla sürekli namaza gelen genç kadın

Fethiye Caddesi’nde kentin merkezinde bir mescitte imamlık yapıyorsunuz. İlginç şeylerle karşılaşıyor musunuz?

Evet, bir tane anımı anlatmak isterim. Kılık kıyafetiyle çok açık giyinen, yaşı da çok genç bir kadın vardı. Üzerinde daracık bir pantolon, (ki o pantolonun içine nasıl sığıyor çok merak ediyorum) bazen de mini eteğiyle geliyor. Kılık kıyafeti, dış görünüşü namazlı abdestli bir insan görüntüsünde değil. Biraz uç bir noktada. Hiç oyalanmadan namazını kılıyor gidiyor. Bir gün bu hanımefendiyi yakaladım ve konuştum. Namaz çıkışında hanımefendi bakar mısınız dedim, sizinle bir şey konuşmak istiyorum. “Hay hay elbette konuşabiliriz ama öncelikle şunu söylemek isterim; Hocam” dedi “Ben falanca yerde çalışıyorum. Namaz için izin aldım. Hemen dönmem gerekiyor. Soracağınızı çabuk sorarsanız ben de hemen döneceğim dedi, patronumun zamanından çalmak istemiyorum” dedi. Sonra devam etti; “Ben 8 yaşından beri bir vakit namazını bırakmış insan değilim. Bana falanca hocanın kızı derler. Benim kıyafetim ayrı, dış görünüşüm ayrıdır. Rabbimle buluşmam da ayrıdır” Bunları duyunca şaşırdım, çok şaşırdım. Belki de O’nun kıldığı namaz belki bizim kıldığımızdan daha makbul. Çünkü biz vazifemiz gereği orada olmak durumundayız.

Yahyakaptan’a 3. cami şart

Yahyakaptan’a 3. cami sizce gerekiyor mu?

Yahyakaptan’da şu anda 2 cami var. Halbuki orada planlama yapılırken 3 cami yeri ayrılmıştı. Bugün ikisi yapıldı. Ama bir tanesi daha yapılmadı. Bu işin standardı beş bin kişiye bir camidir. Yahyakaptan’da neresinden bakarsanız bakın 15 bin kişiden fazla kişi vardır. Bu nedenle buraya kesinlikle 3. cami gerekir.

Peki Yahyakaptan’daki camiler doluyor mu da üçüncü camiye gerek var hocam?

Evet doluyor. Bu arada doluyor mu derken sadece beş vakit namazlarını düşünmemek lazım. Bayram namazlarını, Cuma namazlarını düşünmek gerekir. Yahyakaptan’daki camiler, Ramazan ayında, teravihlerde, cenaze namazlarında, bayram namazlarında, cenaze namazlarında nasıl doluyor ona bakmak lazım. Şu anda Fevziye ve Yenicuma camilerinde bir büyük kişinin cenazesi olduğunda araba koyulacak yer olmuyor. Cuma namazlarında her taraf dolu oluyor. Merkezi camilerimizde büyük yoğunluk oluyor. Kadınlarımız camiye gelsin diyoruz. Şimdi kadınlar Yahyakaptan’da hangi camide namaz kılacaklar? Kadınların giriş yeri bile yok.

Cemaate verilen genç kız, çocuk doğurmayacağım demeye başlamış

Ali Fasvi Hocam, Alo Fetva Hattı’na ne gibi sorular geliyor?

Hocam dert yanmak için arıyorum diyenler oluyor. Saatlerce anlatıyorlar dinliyoruz. Hiç kesmeden, susturmadan dinliyoruz. Geçtiğimiz gün bir kadın aradı. İki kızı da okuyormuş. Biri Ankara’da biri İstanbul’da. Ankara’da okuyan bir kızımı cemaate verdik rahat eder diye dedi. İstanbul’da okuyan ise serbest yaşıyormuş. Ankara’daki okuyan kızını bir şeylere inandırmışlar. Kız mehdi gelecek diyormuş başka bir şey demiyormuş. Biz hiç üşenmeden bunları dinliyor ve yanıt veriyoruz.

Ne yanıt verdiniz Mehdi gelecek diyen kızın annesine?

O hanımefendinin kızı Mehdi gelecek diye ben evlenmeyeceğim diye tutturmuş. Niye evleneceğim zaten kıyamet kopacak diyormuş. Niye evleneyim ki, niye çocuk doğurayım ki diyormuş zaten her şey daha kötüye gidecek. O hanımefendiye bunun boş bir inanç olacağını Mehdi’nin gelmeyeceğini anlattım. Mehdi gelecek, İsa gelecek bunlar boştur. Biz de çocukluğumuz da Mehdi’nin geleceğine inanıyorduk. 30 sene geçti 1400’ü geçtik. Hala Mehdi gelecek diye bekliyoruz. Öyle bir Mehdi yok. Ablacım diye sordum o hanımefendiye imanın şartlarını sayar mısınız? Saydı. Bunların arasında Mehdi gelecek diye bir şey var mı ablacığım dedim. Yok dedi. E yoksa o zaman bu o kadar da önemli bir şey değil. Mehdi gelince bir şey değişecek mi? Namaz değişecek mi, dua değişecek mi? E o zaman gelirse hoş geldin deriz. Bunları kızınıza da anlatın dedim. Zaten kızınız da bir müddet sonra zaten bunların yanlış olacağını kendisi görecektir. Çok da üzerine düşmeyin. Üzerine düşerseniz çok fazla, o da o yanlış inançlara sarılmaya devam edecektir diye ekledim.

Başka sorulan ilginç bir soru var mı karşılaştığınız?

Geçen de biri aradı benim çocuğum kaşına, yüzüne küpe taktı ne yapayım diye soruyor. Bunlar modadır, gelip geçicidir o kadar takmayın, düşünmeyin dedim. Örneğin bir baba olarak bize düşenler var. Çocuklarımız akşam eve gelme saatleri yaklaştığında Allah’ım yine eve gideceğiz, yine anamızın babamızın dırdırını çekeceğiz demeye başladıklarında, bu nedenle eve geç gitmeye başladıklarında bu çok ciddi bir sorundur. Bu başlı başına bir sorundur. Ben evlatlarıma hep şunu sorarım. Benden yana böyle bir sıkıntınız var mı? Benden yana böyle bir sorununuz var mı? Benimle arkadaş gibi dertleşiyor musunuz? Bu sorulara doğru, samimi yanıtlar alabiliyorsam ne mutlu bana. Çocuklarımızın da çok üzerine gitmemek gerekir.

Numan Uysal Kimdir?

Türk Diyanet Vakıf Sen Kocaeli Şubesi Başkanı, Fethiye Caddesi Karagöz İşhanı’nın İmamı Numan Uysal, 1971 İzmit doğumlu. Evli 4 çocuk babası. İzmit İmam Hatip Lisesi mezunu. 7. 5 yıl İstanbul’da bir Kuran kursunda eğitim görmüş. 21 yıldan beri imamlık yapıyor. Kocaeli kamuoyunda “Aydın İmam” olarak tanınıyor. Çevresi tarafından çok düzgün, dürüst, namuslu bir kişi olarak biliniyor, çok seviliyor.

Röportaj: İlker AKŞİT

[email protected]

Bu haber toplam 2400 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.