1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Alçak ülkeler
Alçak ülkeler

Alçak ülkeler

Geçen hafta, iki ay önce yaptırdığımız rezervasyon sonucu sekiz günlük bir Avrupa turuna katılarak, kısa ama oldukça zengin bir seyahat yaşadık. Seçim üstü olmasından dolayı hat safhalara

A+A-

Geçen hafta, iki ay önce yaptırdığımız  rezervasyon sonucu  sekiz günlük bir Avrupa turuna katılarak, kısa ama oldukça zengin bir seyahat yaşadık.

Seçim üstü olmasından dolayı hat safhalara ulaşan siyasi karmaşadan ve yaşamın acımasız sürprizlerinden uzak geçirdiğim  renkli  tatil çok da iyi geldi doğrusu. Kafama takılan bir çok olumsuzluktan veya  problemden  az da olsa uzaklaşma imkanı bulmanın bedenime ve beynime yansımasını  aynen böyle hissettim  anlayacağınız.

Duyar gibi oluyorum,

“ Eeee  Sevcan hanım, artık sadede gel de nereye gittiğini anlayalım” diyorsunuz.  O zaman, müsaadelerinizle  bende size yaptığım geziden  kısa kısa notlar aktarmak istiyorum. Katıldığımız  Avrupa turunun adı “ Benelux  ve Paris “.  Yani, Belçika (Brüksel) , Lüksemburg, Hollanda (Amsterdam), Paris, Almanya (Köln). Gördüğünüz gibi  sekiz güne sığması gereken  görkemli beş ülke.  Kanallarla kaplı ve pek çok anlamda marjinal  isimler  bunlar.  Anlatılana göre su seviyesinin altında kaldıkları için halk arasında bu ülkelere “Alçak ülkeler” de  deniyormuş. Seyahatimiz Bürüksel hava  limanından rehberimiz Levent beyin bizi karşılamasıyla başladı. Ancak  aynı tura katılan İstanbullu  bir beyefendinin daha ilk dakikada içinde kamerası, fotoğraf makinesi  ve bazı özel eşyaları bulunan çantası çalındı. Bu durum  bizlerde dakika bir, gol bir etkisi yarattı diyebilirim. Dahası bu çirkin olay nedeniyle Bürüksel gezimize bir saat gecikmeli  başladık. Belçika’nın baş kenti Bürüksel, tam anlamıyla söylemek gerekirse  Avrupa’nın baş kenti .  Avrupa Birliği tüm donanımıyla burada konuşlanmış.  Pek çok devasal yapının cepheleri Avrupa Birliği ülkelerinin bayraklarıyla donanmış. Ve çalışmalarını yürüttükleri bölümleri  simgeliyor. Şehrin içinden akan su, sade ancak çok hoş görünümlü köprülerle taçlandırılmış gibi. Çiçek bahçeleri, enfes çikolataları, siyah birası, huzur veren yeşili ve güçlü mimarisi sayıla bilinecek en büyük özellikleri. Tesadüf bu ya.  Bizim gittiğimiz gün çok önemli bir maç oynanacakmış ve bu nedenle tüm şehir inanılmaz bir coşku içinde, iyice dağıtmıştı kendisini. Kalabalık grupların değişik tezahüratı  şaşkınlıkla izlememize neden oldu.

Sonraki durak  Fransa’nın baş  kenti Paris. Sen nehri üzerinde kurulmuş  moda ve lüksün  dünya sembolü. Paris “ Işık Şehri” diye de anılıyor. O kadar çok gezecek yer var ki, işimiz gerçekten  zor. Rehberimiz genç, heyecanlı ve işinin aşığı birisi. Derdi bizlere Paris’i fazlasıyla tanıtarak , doyurucu  bilgilere ulaştırmak. Ama bizim ona yetişmemiz  mümkün olacak mı, göreceğiz. Notre Dame Katedrali, Zafer Takı, Şanzelize’si, Montmartre ressamlar tepesi, Louvre Müzesi ve  dünyaca meşhur muhteşem Eyfel Kulesi.  Eh azda olsa hepsi gezildi diyebilirim.  Teknelerle yapılan Seine Nehri gezisiyse, bambaşka bir rüyaydı. Sadece  bilhassa Paris’te sıkça karşılaştığım dilencilerin dilenme tarzı bayağı etkiledi diyebilirim. Yolların muhtelif yerlerine mekan kuran dilencilerin para toplama arcı ne yazık ki hayvanlar. Yani zincire bağlanmış kediler ve köpekler. Resmini çekmek istediğimiz için sakat zannettiğimiz birisi aniden düzeldi ve neredeyse bizi dövecekti. Fransızların bu duruma gerçekten “ Fransız” kalmaları, fazlasıyla şaşırttı beni. Neyse sizlere büyük bir zevkle izlediğimiz dünyaca ünlü “Lido Show” dan bahsetmeden geçersem haksızlık olur düşüncesindeyim. Tam anlamıyla teknoloji harikası bir sahne ve birbirinden güzel, pırıltılı kadınlar. İki gün sonra huzur ve bolluk ülkesi Lüksemburg’ dayız.  Ülke Dükalık idaresinde, son derece gelişmiş ekonomiye sahip bir ülke. Vadiler üzerinde ve yemyeşil bir örtüyle kaplı. Sakin ve mutlu yüzler, tertemiz bakımlı yaşlılar, cıvıldayan çocuk sesleriyle kendimi  oldukça huzurlu hissettim. Belki de etraftaki  pozitif enerjinin işiydi bu ruh halim. Ertesi gün erkenden Almanya ( Köln) yoluna çıkmıştık bile. Yol boyunca serilmiş halılar benzer pürüzsüz  yeşil,  herkesin dikkatini çekmeyi sürdürüyordu. Sınırsız ülke geçişlerimizi fark etmemizi sağlayan neydi biliyor musunuz. ? Otobüsümüzün radyosunun , o ülkenin müziğine yaptığı tatlı geçişler.

Köln. Almanya’ nın  dördüncü büyük şehri. Ren nehri, şehrin tam ortasından geçiyor. Ulaşımda rolü çok büyük. Kültür, sanat,bilim,ticaret ve eğlence merkezi olduğu söyleniyor. Hele de Dom Katedralinin görkemi  insanı hayrete düşürüyor. Ve Hollanda. Amsterdam. 17.  Yüzyıldan kalma yapıları ve özgür yaşamıyla, dünyada en çok ziyaret edilen 5. Merkez konumunda olduğu söyleniyor. Bir çok cadde ve sokak trafiğe kapalı. Bisiklet kültürü iyiden iyiye oluşmuş. Ülkenin topraklarının çoğu deniz seviyesinin altında. Bizim gittiğimizde hava yağmurlu ve soğuktu. Ama bu ilginç şehri gezmemiz  engel tanımazdı malumunuz. Rehberimiz yağmura rağmen turdaki çocuklu ailelerde dahil bize panoramik şehir turu kapsamında tüm noktaları gezdirdi. Meşhur kanallarında tekneyle gezdik ve körfeze açıldık. Bu arada bir çok ülkede yasak olan belli kavramların burada hoşgörüyle karşılandığını izlemek durumunda kalınca şahsen ben kendimi sorguladım adeta. Meşhur, kırmızı ışıklı sokaklar “ Red Linght District” denen yer bana, halka parayla sergilenmek üzere kapatılan hayvanları hatırlattı. Sadece bunlar camların ardında poz veren ve turistin mecburi gezmesi sağlanarak mecburi sergilenen, çıplak kadınlardı o kadar. Ahlak olgusunun bittiği  ve kırılma noktasının başladığı bu sokaklar “ALÇAK ÜLKELER”in en bariz gerçeğiydi anlaşılan. Birden ülkemi özledim. Ananelerimin, örf ve adetlerimin, aşırılığa kaçmadığı taktirde mükemmel ve insanca olduğuna bir kez daha inandım. Ancak, her şeye rağmen bu seyahatte, dağarcığıma sığdırmaya çalıştığım onlarca zenginlikle dönmemi sağladı sevdiklerime.  Nasıl ama, hızımız gerçekten taktire şayan ve alkışlanacak cinsten değil mi. ?

Bu haber toplam 1431 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.