• BIST 82.363
  • Altın 147,033
  • Dolar 3,7764
  • Euro 4,0385
  • Kocaeli 6 °C

Alışkanlıklarımız , Alıştıklarımız

İlksen ÇAĞLAYAN
Ne tür alışkanlıklarımız var şu hayatta? Alıştıklarımızla , alışkanlıklarımızla sürdürüyoruz  yaşamımızı.  Bazı alışkanlıklar da  oldukça kötü ve zararlı  olsa gerek.. Sigara içmek, kötü söz söylemek, küfretmek, sürekli kötü düşünmek, şükretmemek gibi. Bir de iyiler var elbet , iyi düşünmek, iyi davranmak, temiz olmak, iyi konuşmak gibi.. Dediğim gibi yaşamımızı alışkanlıklarımız belirliyor . Günlük olarak yaptığımız en basit şeylerde dahi alışkanlıklarımız hayat buluyor. 
Bir de alıştığımız  düşünce kalıpları üzerine kuruyoruz hayatımızı, başkasının hayatını da alıştıklarımız üzerinden irdeliyoruz. Herhangi bir davranışını kendi alışkanlıklarımız, bildiğimiz, gördüğümüz şekilde yorumluyoruz. O kişinin sadece alışkın olduğumuz düzeyde bir şeyler yapmasını, o şekilde hareket etmesini bekliyoruz. Önümüzde bir örnek varsa alışkın olduğumuz , herkesin o örneğe göre davranmasını bekliyoruz, farklı bir düşünceye, davranışa kendimizi kapıyoruz ve  bu davranışı yok sayıyoruz.  Sadece alışkın olduğumuz tarzda hayatımızı yaşıyor, yeniliklere, farklı düşüncelere, farklı bakış açılarına,zevklere, beğenilere karşı önyargılı oluyoruz ve bu şekilde davranan olursa eleştiriyor, onun değişmesini bekliyor ve sadece bizim alışkın olduğumuz şeyi yapması için belki de bir şekilde sözlü ya da davranış bazlı baskı kuruyoruz. Alışkın olduğumuz şeylerin hayatımızın şemasını belirlediği gibi başkalarının hayatını da belirlemesini, o şemanın  dışına çıkmamasını istiyoruz. Karşı tarafın  da belli alışkanlıklarının olduğunu , buna göre yaşadığını unutup, onun da belli bir kalıba girmesini bekliyoruz. 
Bunun haricinde iyi olan alışkanlıklardan bahsettim yazımın başında, belki de en önemli , en yararlı olanlarından birinden bahsetmedim, o da kitap okumak olsa gerek. Kitapların büyülü ama çok da gerçekçi olan dünyasına dalmak, onlarla yaşamak bana göre en güzel alışkanlıklardan biri. Gerektiğinde bir arkadaş, gerektiğinde bir sırdaş bazen de bir yol gösterici olur sayfa sayfa güzelim kitaplar. Diyeceğim o ki bu hafta sonu ilimizde düzenlenen Kitap Fuarı sona eriyor.  Kendimiz için önemli ve faydalı bir adım atmak ve eğer ki böyle bir alışkanlığımız yoksa kitap okumaya başlamak için bu fuarın önemli olduğunu düşünüyorum . Standların arasında  dolaşıp kendimiz ya da bir başkası için bir kitap seçmek hafta sonunu güzel ve yararlı değerlendirmek için iyi bir fikir olabilir. Haydi Kocaeli, Kitap Fuarı ‘na, Kitapların Büyülü Dünyasına.. Herkese iyi okumalar :) 
Güzel Bir Hikaye 

Mutluluğu Teğet Geçmeyin
İki arkadaşın yolları çöle düşmüş günün birinde. Bir süre sonra aralarında tartışma çıkmış. Birinin diğerini tokatlamasıyla neticelenmiş bu münakaşa. İncinmiş öbürü ve kuma şöyle yazmış:”Bugün en iyi arkadaşım bana bir tokat attı.”Yürümeye devam etmişler. Bir vahaya varmışlar. Ve az önce tokatlanan, şimdi de çamura saplanmış. En yakın arkadaşı bu kez ölümden kurtarmış onu. O ise kendine gelince bir taş bulup şöyle yazmış üstüne:”Bugün en yakın arkadaşım hayatımı kurtardı.”Diğeri meraklanmış. Neden ilk seferde kuma, sonrakinde de taşa not yazdığını sormuş. Şöyle yanıtlamış diğeri:”Biri beni incittiğinde onu kuma yazmalıyım ki bağışlayıcılık rüzgarları hemen silinip götürsün onu. Bir bana iyilik yaptığında onu bir taşa kazımalıyım ki onu hiçbir rüzgar alıp götürmesin.
İncindiğimiz zaman boşluğa salıverdik tüm işittiklerimizi, üzüldüklerimizi… Ve taş bulamasak da önce kalbimizin en sağlam köşesine işledik iyilikleri.
Kötülük ve iyilik dediğimiz bizim onlara biçtiğimiz süre kadar yaşarlar. Dilersek kuma bir yel dokununcaya kadar yaşatırız onları, dilersek en derinimize saklayıp biriktiririz, büyütürüz. Bazen bir el mutluluğu avucumuza bırakıverir. Oysa biz hırsla, kaygıyla yumruk haline getirdiğimiz avuçlarımıza hapsederiz güzellikleri. O kadar yakınımızdayken, kalbimiz de gözlerimiz de teğet geçer mutluluğa. Ve el değmedikçe, toprağa kavuşmadıkça eskir, solar mutluluk tohumları.

Bildiklerini anlat,
ama akıl vermeye kalkma…
Anlatılanları iyi dinle,
ama hepsini doğru sanma…
Sessiz kalmak, bir şey bilmediğin anlamına gelmez,
çok konuşmak da çok şey bildiğini göstermez…
Herkesi kendine eşit gör,
her kim olursa olsun bir insanı küçümsemek akılsızlık,
çok büyük görmek de korkaklıktır…
Cesaret akıldan gelirse cesarettir,
bilgisizlikten gelirse cehalettir…
Mevlana Celaleddin Rumi
Bu yazı toplam 178 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37