1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Allah'a inanmayan bile gelsin
Allah'a inanmayan bile gelsin

Allah'a inanmayan bile gelsin

Türk siyasetine önümüzdeki günlerde yeni ve iddialı bir siyasi parti daha katılacak. Bağrından daha önce AKP ve Erdoğan’ı çıkartan Milli Görüş, bir süre önce bir kez daha bölündü. Bu kez Pro

A+A-

Allah’a inanmayana bile kapımız açık!

Kurtulmuş Hareketi’nin İl Başkanı Avukat Erol Pekcan, “Ateistlere bile kapımız açık. Bölmeden, parçalamadan onurlu bir Türkiye için geliyoruz” dedi, sorularımıza cesur yanıtlar verdi.

Açık sorular net cevaplar

Necmettin Erbakan’ın müdahalesini kabul etmeyip, Milli Görüş’ün siyasal organı Saadet Partisi’nden kopan isimler yeni partiyi kuruyor.

Yeni partiyle ilgili hemen şu tespiti yapıyorum; Prof. Dr. Numan Kurtulmuş önderliğinde kurulacak yeni partiye büyük bir ilgi var.

Her gün binlerce kişinin girdiği, dünyanın her ülkesinden büyük bir okuyucu kitlesine sahip olan www.ozgurkocaeli.com.tr’de, yeni partiyle ilgili koyduğumuz haberler çok fazla okunuyor.

Bu da şunu gösteriyor; hareketin bir reytingi var. İnsanlar Kurtulmuş’un partisini merak ediyor.

Kurtulmuş Hareketi ile birlikte siyaset sahnesinde yeni yüzler de ortaya çıkıyor.

Avukat Erol Pekcan da bunlardan biri.

Şimdi çıkıp da Erol Pekcan, yıllardan beri siyasetin zaten içinde. Bu adamın neresi yeni demeyin.

Yıllardır siyasetin içinde olan Erol Pekcan, prangalarından kurtuluyor. Zincirlerini kırıyor bu hareketle birlikte yeniden doğuyor.

Bugün Kocaeli siyasetinde marka olabilmiş kaç isim vardır?

Bir Sefa Sirmen, bir Osman Pepe’yi sayabilirsiniz. Bugünkü yerel iktidar sahiplerini bile bu iki isimle yan yana koyamazsınız.

Bunlar da siyasette bir marka oldu diyemezsiniz.

Ama çok yakında bu kentte siyasete damgasını vuran isimler arasına bir kişiyi daha ekleyeceğiz; Erol Pekcan…

Her şeyden önce hiç saçmalamıyor. Ne konuştuğunu biliyor. Kavramlarla konuşuyor. Yeni kavramlar üretiyor.

Yeri geldiğinde özeleştirisini veriyor. Geçmişiyle hesaplaşıyor. Ve hoşgörü siyaseti yapıyor.

“Karşı tarafı” anlamaya çalışıyor. En netameli konularda sorulan sorulara bile net cevap veriyor. Korkmuyor. Lafı eğip bükmüyor. Benim bir argümanım var; ilimizde yıllardan beri siyaset yapan, kendisine ve partisine kaybettiren insanlar artık bu işi bıraksın diyorum.

İşte böyle düzgün, farklı, eğitimli, hoşgörülü insanlar tanıyabilelim diye…

Bugün size, önümüzdeki günlerde kendisinden çok söz ettirecek bir adamı, cesur bir siyasetçiyi takdim ediyorum.

Buyurun, iyi okumalar.

Milli Görüş’ten neden ayrıldınız diye sormak istemiyorum.

SP’den niye ayrıldığımızı geçtiğimiz haftalarda defalarca anlattık. Sormamanız isabetli olur, ben de artık bu konuyla ilgili konuşmak istemiyorum. Kendilerine başarılar diliyoruz. Herkes rakibimiz kimse düşmanımız değil. Bölmeye, parçalamaya değil, birliktelik sağlamaya geliyoruz.

84 yaşındaki Necmettin Erbakan’ın yeniden siyasete dönmesine ne diyorsunuz?

Hoca siyasete renk getirmiştir. Kendisine saygımız sonsuzdur. Ve başarılar diliyoruz. Biz geçmişimizi asla ikna etmiyoruz.

İlimizde Saadet Partisi’nden kaç kişi sizinle birlikte?

Çok fazla. SP’nin en az yarısı bizde.

Darbe olmasaydı bugün akp olmazdı

Türkiye muhafazakâr oyların şu anki adresi belli. Ortada AKP gibi bir parti varken insanlar neden size ihtiyaç duysun?

Türkiye’de siyasal alandaki gelişmeler genellikle olağanüstü dönemlerden sonra hareketlilik kazanıyor. 80 darbesinden sonra Anavatan Partisi siyasi tarihimize girmiştir. Refah-Yol hükümetinin ardından sonra 28 Şubat postmodern darbesi süreci başlamıştır. Ardından kurulan Anasol-M hükümeti toplumu umutsuzluğa sevk etmiştir. Krizlerin olduğu bir dönem olmuştur. Ve bu süreç AKP’yi doğurmuştur. AKP de diğer büyük partiler gibi olağan üstü koşullarda doğmuştur. Dün 28 Şubat müdahalesi olmasaydı, siyasetin doğal seyrine müdahalede bulunulmasaydı bugün AKP diye bir partiden konuşuyor olmazdık.

Sadaka kültürü yarattılar

Bugün de olağanüstü bir durum mu var ki bu parti kuruldu? Sizin AKP’den bir farkınız olacak mı?

AKP, 10 yıldır iktidardır. Yüzde 33’lerden başlayıp yüzde 50’lere varan destek görmüştür. Ama bunun karşılığını milletimize verememiştir. Bugün AKP ne ekonomik anlamda ne uluslar arası arenada bizim yüzümü güldürmüştür. Bankamızı, tüm değerli şirketlerimizi yabancılara satmıştır. Bugün baktığımızda üretmeyen bir Türkiye vardır. AKP, bizi Batı’nın pazarı haline getirmiştir. Sosyal yapımız bozulmuştur. Toplumda güven dostluk kalmadı. Bugün bankalardan başka kimse kimseye borç vermiyor. Vatandaş bankanın kucağındadır. Bütçenin yüzde 90’ı faizlere gidiyor. Yüzde 8’i sosyal yardımlara ayrılıyor. Sadaka kültürü yozlaştırılmıştır. Kömür dağıtıyor. Lap top dağıtıyor, erzak dağıtıyor. Bizim sadaka kültürümüzde sağ elin verdiğini sol el görmez.

Aman chp gelmesin diye akp’ye veriyorlar

Sağ elin verdiğini sol el görmez diyorsunuz ama bugünkü muhafazakar iktidar, bütün yardım kampanyalarını çarşaf çarşaf gazetelere televizyonlara servis ediyor. Sağ elin verdiğini sol el değil bütün kent görüyor, okuyor.

Bugün iktidar, sadaka dağıtıyor. Karşılığında sadakat istiyor. Halbuki biz onurlu insanlarız. Biz de vatandaşlar kendi kömürünü kendi almalı, çocuğuna lap topu kendisi para verip almalı. Biz kendi kömürünü kendi para verip alacak, kendi çocuğuna lap top bilgisayarı parasını verip satın alacak bir toplum yaratmak için geliyoruz. Onurlu bir Türkiye’de, bizim iktidarımızda insanlar kömür kuyruklarında olmayacaktır. Bugün AKP’ye oy verenlerin çok büyük bir çoğunluğu yahu CHP’mi gelsin yoksa MHP mi gelsin diye oy vermek durumunda kalıyor.

Koşarak gelen yok

Saadet Partisi’nde bile baraj sorunu yaşıyordunuz, bu bölünmeyle gücünüzü daha da azaltmış olmadınız mı?

2011 yılı, Recep Tayyip Erdoğan’ın Başbakan olarak ön plana çıktığı son seçimler. Bunu bizzat kendisi söylemiştir. Dolayısıyla önümüzdeki yıl siyaset sahnesinde çok farklı şeyler yaşanacaktır.  AKP’nin bugün gücü ortadadır. Siyasette bir doygunluk hakimdir.  Bugün insanlar bugün bize koşa koşa geliyor dersek doğru olmaz. Ama insanlar bize güvenli, emin adımlar geliyorlar. İnsanlar bize koşarak gelmiyor çünkü AKP hala güçlü bir parti. Diğer partilerde de bir çözülme yok. Ama şunu net bir şekilde söyleyebilirim; gücümüzü azaltmadık, dalga dalga büyüyerek, güçlenerek geliyoruz.

Parti tam olarak ne zaman kurulacak?

1 Kasım’da belli olacak.

Yeni binayı tuttuk

Binanız nerede?

Sanat Sokağı’nda yerimizi tuttuk. Çok güzel bir binamız var. Tüm dostlarımızı, hareketimize ilgi duyan insanları orada sıcak bir çay içmeye, sohbet etmeye bekliyoruz. Kapımız bu kente hep açık olacak.

Partinizin ismi ne olacak?

Toplumsal Eşitlik ve Adalet Partisi, Büyük Uyanış Partisi, Yeni Dünya Partisi ve Yeni Yol Partisi gibi isimler var. Bu isimler üzerinde düşünüyoruz.

Çok büyük ilgi var

İlgi var mı?

Medeniyet Siyaseti Hareketi, Türk siyasetinde kalıcı olacaktır. Bugün benim Yürüyüş Yolu’nda yolumu çeviriyor. İnsanlar kart bırakıyor, numara bırakıyor, biz üye olmak istiyoruz diyor. Biz milletin değerlerini merkeze taşımak istiyoruz. Merkezi böyle inşa edeceğiz. Yerli, anti emperyalist, milli ve yerel değerlerin güçlenmesini istiyoruz, maneviyatçıyız, din bizim için önemli. Bu dünyanın bir de öbür tarafı var diye düşünüyoruz, belli bir grubun, elit bir zümrenin, bir cemaatin partisi olmayacağız. İktidarı servet biriktirme aracı olarak görmeyeceğiz. Harun gibi gelip Karun gibi gitmeyeceğiz. İşimizi bir taraftan yürütürken buna dini, ahlaki kılıflar bulmayacağız.

Rakam vermeyeyim

Siz, kaç kişisiniz bu kentte?

Bizim hareketimizi sayıyla ifade etmememiz gerekir. Tayyip Bey’e millet kara sevdalı deniliyor. Tayyip Bey çağlayan gibidir. Çağlayan coşkuludur. Ama Numan Bey tam bir pınar gibidir, su üretir. Onu dinleyen, tanıyan herkes bunu görüyor. Hareketimiz dalga dalga büyüyor.

Akp’den gelecekler var

AKP’den katılım olacak mı?

Biz alavere dalevere yapalım. Oradan şunu alalım, buradan bunu alalım kaygısıyla hareket etmeyeceğiz. Ama katılımlar olacaktır.

Flaş transferler olacak mı?

Yalnızca AKP’den değil, diğer partilerden de bir katılım bekliyoruz. Tanınmış kişiler değil, insanların tanıdığında sevecekleri isimler olacak.

İl başkanı benim

İl Başkanı siz mi olacaksınız?

Şu anda ben İl Başkanlığı pozisyonunu yürütüyorum. Görevli ve yetkili biziz. Bu süreçte kurma çalışmalarını biz yürütüyoruz. Görev verilirse İl Başkanı olacağım. Ben Genel Merkez’de bir görev almayı düşünmüyorum. Benim için Kocaeli önemlidir. Kocaeli’de siyaset yapacağız, bu kente ve ülkeye hizmet edeceğiz.

İşte ilçe temsilcileri

İlçe Temsilcileriniz kimler?

Birkaç kişiyi açıklamıştık ama sizin aracılığınızla da bütün  ilçe temsilcilerimizi ilk kez ilan ediyorum. Derince’de Burhan Alman, Körfez’de Mehmet Irak, Kartepe’de Ahmet Batmanlar, Kandıra’da Muhammet Bey var, İzmit’te komisyonumuz çalışıyor, başında Şaban Tek var, Başiskele’de Bilal Çakır, Gölcük’te Hasan Üstüner, Karamürsel’de Ali Osman Aydın, Dilovası’nda Fevzi Pek, Gebze Recep Kaya, Darıca’da Memduh Kaya, Çayırova’da Naim Sağdıç temsilcilerimiz. Elbette bu ilçe temsilcilerimizin tamamı parti kurulduktan sonra İlçe Başkanı olacaktır diyemiyoruz. Ama şu anda bu arkadaşlarımız çalışmalarını yürütüyorlar. Hepsi de birbirinden değerli, başarılı, azimli, kararlı, davasına inanan insanlardır.

--

İçkili yer sayısı yeterli  ama yeni yer de açılabilir

Ateistlerin hakkını biz savunacağınız demişsiniz.

Yönetici oy alsın almasın bir ayrım yapmamalı. Bu ülkede dindarı, dinsizi, ateisti herkes vergi veriyor. Dolayısıyla bu insanların hepsinin hizmet almaya hakkı vardır. Bizim anlayışımız budur. Evet ateistlerin de hakkını savunacağız, onlara da hizmet edeceğiz. Elbette edeceğiz çünkü bizim AKP’den ve SP’den bir farkımız olmalı. Eğer onlardan bir farkımız olmayacaksa neden siyaset yapalım.

Bir ateist gelse, dine inanmayan bir kişi gelse sizinle siyaset yapmak istediğini söylese tepkiniz ne olur? Onu da hareketinizin içine kabul eder misiniz?

Eyvallah. Önemli olan siyasette hizmettir. Bize katkı sağlayacağına inanıyorsak, buyursun gelsin deriz. Kimseye kapımızı kapatmayacağız. Herkes farklı bir yerden bakıyor. Herkes farklı bir pencereden değerlendiriyor. Biz karşı tarafı aşağılayan, onu yanlış bulan, hakir gören bir anlayışa mensup değiliz. Örnek veriyorum; belediyeye işçi alınacak. Ben de bunlar gibi yapıp, eşimi dostumu, akrabamı dolduracaksam ne farkım kaldı? Adalet diye bir şey var. Yüz tane işçi alacağız. Hadi 30’unu bizden aldık. 70’ini dürüstçe şeffafça alacağız demeliyiz.

Sizin partiniz Kocaeli’de bir belediyeyi kazandığında, o belediye sınırları içinde içkili bir yer açmak isteyen esnafa zorluk çıkarır mısınız? Bugünkü yerel iktidar gibi ruhsat verirken sorun yaşatır mısınız?

Biz şunu söyleyelim; kimseye sen niye içiyorsun diyemeyiz. Kimseye yaşam tarzlarımızı dayatamayız. Biz yaşam tarzımızı anlatır, bunun propagandasını yaparız. Çünkü kendimiz için istediğimizi kardeşimiz için isteriz. Bizim ana hedefimiz, inancımız şudur; iyilikleri yaymak, kötülükleri engellemek. Ben prensip olarak sigara içmiyorum, içilmesini de istemiyorum. İçki içen bile bunun zararlı olduğunu söylüyor. Biz zararlı olan şeylerin yayılması için faaliyette bulunamayız. Teşvik etmeyiz.

Ama bunu tüketen insanların da bir yerde içmesi gerekiyor öyle değil mi?

Katılıyorum. Bunu yapanların bir yerde bunu içmesi de lazım. Bana sorarsanız insanların bu kentte içki içebilecekleri yerler yeterli. Balık lokantalarının çok büyük bir bölümü içkili. Ama yeni yerler açmak isteyen insanlar varsa bunlar da değerlendirilir. Yasalar neyi emrediyorsa o yapılır. Yasal karşısında hepimiz eşitiz, herkes eşittir. Yeni yer açmak isteyen insanlar, kanuni yaptırımları yerine getiriyorsa açabilir.

Meğer alevilerin yemekleri ne güzelmiş

Kayıtlara geçsin; beklediğimden çok daha ılımlı, hoşgörülü, demokrat birini buldum karşımda.

Teşekkür ederim. Ben değişmedim. Geçmişte neysem oyum. Saadet Partisi’nde de böyleydim. Bakın şunu açık yüreklilikle söylemem gerekir. Hoş görülü olmaktan kimse bir şey kaybetmez ama herkes çok şeyler kazanır. Her bize öğretilen doğru değil. Yıllarca bizim için Aleviler ile ilgili önyargılar oluşturdular. Bizim orada Alevi köyleri vardı. Biz de gitmezdik, yıllarca gitmedik. Onların yemeklerini yemezdik, onların bizim yemeklerimizi yemezdi. Yıllar sonra o yemekleri yiyince ne kadar lezzetli olduğunu gördük. Tanışınca Alevilerin ne güzel insanlar olduğunu anladık. Meğer bu yemeyi yemede ne kadar geç kalmışız, keşke sizi daha önce tanısaymışız dedik.

Erol pekcan kimdir?

Ağlayarak istifa etti çizgisinden sapmadı

1965 Malatya doğumlu. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu. Dolphin AVM’de bürosu var. İş, gayrimenkul davalarına bakıyor, avukatlık yapıyor. Evli ve iki çocuk babası. 15 yıldan beri aktif siyasetin içinde. Hep Milli Görüş’ün içindeydi. Fazilet Partisi’nde Merkez İlçe Başkanlığı yapmıştı. 2002 seçimlerinde milletvekili adayı oldu. Saadet Partisi’nde İl Başkanlığı yaptı. Erbakan müdahalesinin yaşandığı günlerde hep Numan Kurtulmuş’un yanında oldu. Çizgisini hiç bozmadı. Bir basın toplantısı yapıp, gözyaşlarıyla Saadet Partisi’nden istifa ettiğini açıklamıştı. Şimdi Kurtulmuş Hareketi’nin İl Başkanı.

Röportaj: İlker AKŞİT

[email protected]

Bu haber toplam 1060 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.