• BIST 83.048
  • Altın 147,105
  • Dolar 3,7605
  • Euro 4,0391
  • Kocaeli 3 °C

Altına kalın kalemle imza atacağım yazı

İsmet ÇİĞİT
Yıllardır her gün yazıyorum. Yeni yetme internetten “Kes kopyala yapıştır” türü yazılar hiç yazmadım. Çok önemli olmadıktan sonra, “Okur Mektubu” “Yazılı bildiri” gibi basmakalıp yazılar da yazmadım. Hep özgün, hep beyin emeği gerektiren yazılar yazmaya gayret ettim. 
Son zamanlarda,  tek konulu tek parça yazı stilinden bu çok konulu yazı sistemine geçerken, kendime örnek aldığım kişi, Hürriyet Yazarı Ahmet Hakan’dır. Zaman zaman belirtiyorum. Türkiye’de her gün makalelerini okuduğum ve hayran olduğum tek yazan Ahmet Hakan. Çok bilgili, gerçek bir entelektüel.  Geçen cumartesi günkü Hürriyet Gazetesi’nde yayınlanan bir yazısı çok hoşuma gitti. Çünkü, aynen ben de öyle düşünüyorum. Ahmet Hakan’ın altına  kalın uçlu kalemle imzamı koyacağım yazısını  bugün size aynen aktarmak istiyorum.:

“MÜMKÜNDÜR"
x- Hem Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’a yapılan haksızlığa itiraz etmek; hem de kayıtsız şartsız hükümet destekçisi olmamak mümkündür.
x- Hem Cemaatin paralel yapı kurarak zulümler yapmasının şiddetle karşısında olmak; hem de Zaman Gazetesine kayyum atanmasına karşı çıkmak mümkündür.
X-Hem HDP’nin son dönem siyaset tarzını kıyasıya eleştirmek; hem de HDP’li milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasını istememek mümkündür.
x-Hem Berkin Elvan için, hem de Yasin Börü için içimizin cız etmesi, kahrolmamız ve öfkelenmemiz mümkündür. 
x-Hem hükümetin olumlu icraat ve uygulamalarına destek vermek; hem de olumsuz icraat ve uygulamalarına karşı çıkmak mümkündür.”
BU YAZI’NIN YEREL VERSİYONU
Ahmet Hakan’ın cumartesi günkü Hürriyet Gazetesi’nde yayınlanan bu yazısından yola çıkarak yerel birkaç konuyu bu konsept içinde değerlendirmeye çalışacağım.
x- Hem Büyükşehir Belediyesi’nin bu kentte vizyonsuz kaldığını,  yapması gerekenleri zamanında yapamadığını söyleyip eleştirmek; hem de Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’nun kişiline insanlığına saygı duyup, sevmek mümkündür.
x-Ruhun ve bütün benliğinle gerçek bir çevreci olup; bu kentte uygun bir bölgeye daha fazla gecikilmeden çöp ayrıştırma ve bertaraf tesisi kurulması gerektiğini savunmak mümkündür. 
x- Hem sapına kadar Kocaelisporlu olup, Birlikspor’un kuruluş biçimine, yaşatılış biçimine karşı durmak; hem ilimizin bir takımı olarak Birlikspor’un-eğer başarabiliyorsa- Süper Lige kadar yükselmesini istemek mümkündür.
x- Hem yönetici pozisyonundaki insanları yaptıkları yanlış işler ya da yapamadıkları işler konusunda eleştirmek; hem de herkesin kişilik haklarına, şahsiyetine karşı saygılı olmak, gazeteciliği bir hakaret aracı olarak kullanmamak mümkündür.
x- Hem her yerde, her fırsatta bağıra bağıra “Ben bir sosyal demokratım” demek; hem çevren iktidar yanlıları ile sarılmış olsa bile, adam gibi gazetecilik yapabilmek mümkündür.
x- Yaşam biçimi ve fikren sosyal demokrat olup da; sosyal demokratların oylarıyla hak etmedikleri yere gelen insanları yeri geldiğinde eleştirmek mümkündür. 
Bilmem anlatabiliyor muyum? 

*Emekliye promosyonda artık sona gelindi gibi 
Aslında bu konu yıllardır konuşuluyor. Malum, ülkemizde her türlü maaş ödemesi, artık bankalar sistemi üzerinden yapılıyor. Bütün memurlar için, büyük işyerlerinde çalışan işçiler için, bankalar maaş dağıtımını üstlenmek karşılığında promosyon veriyorlar.
Ama 11 milyon emekliye maaş dağıtımından promosyon verilmemişti. Hükümet bu konudaki çalışmaların sonuna yaklaşmış. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Süleyman Soylu, geçenlerde bir toplantıda kendisine yöneltilen soruyu yanıtlarken,  “Görüşmelerin sonuna gelindi. Bu ay sonunda sonucu açıklayabiliriz” demiş.
SGK, emekliler için bankacılık sistemine her ay 240 milyar TL yatıyor. Emekli maaşı dağıtan, maaşı kendilerinden alan emekliler üzerinden büyük paralar kazanan bankaların promosyon ödemeye ikna edilmeleri zor olmasa gerektir.  Bakan’ın verdiği bilgiye göre, emekli başına promosyon miktarı 300-1.000 TL arasında olacakmış. 
Biz emekliler, elbette ay sonunu, promosyonu umutla bekleyeceğiz. Ama siz siz olun, nasıl olsa ay sonunda promosyon parası gelecek diye yeni borçlara girmeyin. Bizim ülkemizde verilen her sözün tutulmadığını, hele hele emeklilere verilen sözlerin çok aksayarak yerine getirildiğini hepimiz biliyoruz. Ay sonunda emekli maaşı hesaplarına promosyon parası yatarsa, bu sürpriz olsun. 
*Yasaklar çok abartılı 
YGS dün yapıldı. Son yıllarda bu tür sınavlarla ilgili önlemler çok genişletildi, yasaklar listesi çok genişletildi. Bu önemleri bir hayli abartılı bulduğumu belirtmek istiyorum. 
Devletin içine, özellikle eğitim alanına sızıp yerleşen Paralel Yapı, bu ülkede geçmiş yıllarda bu tür önemli sınavlar öncesi soruları ele geçirip, yandaşlarına dağıtmayı başarmıştı. Sınavın kaynağında, ÖSYM’de büyük dolaplar dönmüştü. O dönemlerde bu konuda ortaya atılan iddialara yetkililer hiç önem vermediler. Nihayet, paralel yapı temizlendi. Ya da öyle olduğu sanılıyor. Ama şimdi, sınava giren gençlere yönelik çok fazla yasak söz konusu.
Elbette bu tür sınavlara adayların yanlarında cep telefonu, hesap makinası, fotoğraf makinası gibi cihazlarla girmeleri savunulamaz. Ama sınava gelenlerin cebinden, evlerinin anahtarları, toplu taşım araçları için kullandıkları seyahat kartları bile alınıyor. Kimi gençlerin uğuru vardır. Basit bir kolyedir, yüzüktür. Hayatının en önemli sınavına girerken, kendisine şans getirdiğine inandığı aksesuarlarının üzerinde bulunması, ona güç ve moral verir. Hayır, bunlar da yasak. Takı olarak sadece basit başörtü iğnesi serbest.
Sınavlar geniş salonlarda yapılıyor. Adaylar birbirine çok uzak konumda oturuyor. Her salonda kameralar var, görevliler var. Bu ortamda kopya çekmek neredeyse imkansız. Üstelik bir genç kopya çekmeyi kafasına koymuşsa, siz ne yaparsanız yapın önleyemezsiniz. Donuna kopya yazar, yine çeker. 
Bu abartılı yasakların kaldırılması lazım. Sınavlara girenlerin üzerinden anahtar, toplu taşım kartı, basit yüzük, kolye gibi aksesuarları toplamamak lazım. Gençler bu yasaklar yüzünden sınav günü, sınav salonu girişinde ayrı bir stres yaşıyorlar. Siz ÖSYM’den sorulara çaldırtmayın. Eğitimin içine sızmış paralelcileri tamamen temizleyin. Bırakın genç insanlar, sınavlara daha rahat, daha yasaksız girebilsinler. 
*Büyük iş yaptın Bahri Başkan 
Bu şehirde yıllar içinde çok şeyleri kaybettik.  Belki, bu şehre sonradan gelenler kaybetmedi, hatta bu şehirde çok şeyler kazandılar. Ama biz, bu şehirde doğup büyüyenler, bu şehri “Memleketim” diyerek sevenler, yaşam şeklimizi, kültürümüzü, en önemlisi Kocaelispor’umuzu kaybettik. 
Türk futbolunda bir Kocaelispor gerçeği, Kocaelispor mucizesi vardı. Avrupa Kupalarında oynayan, iki kez Türkiye Kupası kazanan, her sezon Türk futbolunun “Büyük” denen takımlarını korkutan bir Kocaelispor..Kocaelispor’un geçmişinde de yanlışlar vardı. Ama, AK Parti döneminde çok büyük yanlışlar yapıldı. Kocaelispor batırıldı. Sonra, “Artık bu kulüpten bir şey olmaz” dediler, tamamen gözden çıkartıp, kapatmaya götürmek istediler. Kocaelispor’un içini boşalttılar. Başka, yapmacık bir kulübü Kocaelispor’un yerine koymaya kalktılar. 
Bir avuç insan sahiplendi Kocaelispor’u. Gençler, Hodri Meydan sahiplendi. Kocaelispor’a destek olanların bile cezalandırıldığı bu kentte, -övünmek gibi olmasın ama- Kocaelispor sevgisini yaşatmaya çalışan tek gazeteci olarak da ben kalmıştım.
Süper Lig’den,  Bank Asya Ligi’ne(Şimdi PTT Ligi), oradan 2 nci Lige, oradan 3 ncü Lige düştük. 3 ncü Lig’te bile tutunamadık. Her maçta çok farklı yenilgiler alarak Amatör Lige BAL’a kadar düştük. 
Kocaelispor’un bu hali karşısında sevinenler vardı. “Haydi artık, kapatın şu kulübü” diyenler vardı. Bitiyorduk, tükeniyorduk. Şimdi daha yolun başındayız. Bu sezon, çok büyük terslikler olmazsa, BAL’dan yeniden profesyonel lige, 3 ncü Lige yükseleceğiz.
Diyorlar ki; “Kocaelispor batık. Bundan sonra iflah olmaz” Hiç öyle değil.. Türk futbolunda kim batık değil söyleyin bana. İşte G.Saray’ın hali.. Bir-iki yıla kalmaz, Trabzon, Fener, Beşiktaş aynı duruma düşecek. Şehir takımlarının çoğunun bugünkü durumu bizim Kocaelispor’dan beter. 
Kocaelispor küllerinden doğacak. Bize bu işin yolunu Bahri Yavuz isimli gerçek Kocaelisporlu bir idealist açtı. Geçen sezon Tekirdağ’da kaçan şampiyonluğun ardından yine pes etmedi. Yerel yönetimlerin, yerel siyasetin destek vermediği, tam tersine köstek olduğu bir dönemde, Kocaelispor sevgisini bu kente yeniden tanıttı. Sportif başarıdan daha önemlisi budur. Çocukları stada çekti. Taraftarın derli toplu hale gelmesini sağladı. Bulunduğumuz ligin en iyi hocasını bulup, takımın başına getirdi. Kimseye yağcılık yapmadı.  Gerektiğinde Sefa Sirmen’e kafa tuttu. Kocaelispor’un hakkı olan KEV tesislerini istedi. Kimseyle kavgaya da girmedi. 
Kocaelispor tarihi yazılırken, Bahri Yavuz dönemi için ayrı bir sayfa açılacaktır. Elbette 3 ncü Lige yükselince kulübün işi daha da zorlaşacak. Ama Bahri Başkan’ın planları var. Açılmadan, sabrederek Kocaelispor’u büyütmek istiyor. Şimdilerde bu kentin çocukları Kocaelisporlu oldu. Kocaelispor o çocuklarla birlikte Süper Lige yükselecek. O çocuklar büyüyüp, aile babası olduklarında kendi çocuklarını Kocaelispor’un Süper Lig’deki maçlarına götürecek.
Beni işin bu tarafı ilgilendiriyor. Kocaelispor BAL’da şampiyonluğa gidiyor ya, bu kentteki herkesin, özellikle kendi şehrinde kendisini ezik hissetmeye başlayan bizlerin gururu okşanıyor. Benim başım biraz daha dik hale geliyor. Kocaelispor siyasetin takımı değildir. Kocaelispor bir siyasi kanadın sevdiği, bir başka siyasi kanadın düşman olduğu bir kulüp değildir. Öyle yapmak istediler. Bahri Başkan sayesinde başarılı olamadılar. Ben çok AK Partili genç tanıyorum. Gönülden Kocaelispor’lu. Çok CHP’li tanıyorum, Kocaelispor sevgisi tamamen palavra. Bizim kulübümüz siyaset üstüdür. Partiler üstüdür. Düştük düştük, dibini bulduk. Artık yükseliyoruz. Daha da yükseleceğiz. Bahri Yavuz’un ve ekibinin bu kulüp ve dolayısıyla bu kent için yaptıklarını, başardıklarını da hiç unutmayacağız. 
ÇOCUKLARIN SEVGİSİ-  Bu sezon Kocaelispor maçlarında İsmetpaşa Stadı bambaşka bir havaya büründü. Aileler geldi, Çocuklar geldi maçlara. Çocuklar sahaya indi, Yeşil-Siyahlı bayrakları salladı. Kocaelispor onlarla güzel.. Gelecekte bu çocuklar, bu takımı Süper Lig’de izleyecekler.

HERKES SAMİMİ OLSUN- Son maçta, Şeref Tribününde CHP Milletvekili Haydar Akar ile MHP Milletvekili Saffet Sancaklı da vardı. Başkan Bahri Yavuz, onları nezaketle ağırladı. Biz Kocaelispor’u siyasetle iç içe bir spor kulübü olarak görmek istemiyoruz. Kocaelispor sevgisi, bu kentin ortak sevgisidir. Kimsenin, Kocaelispor üzerinden siyaset yapmayı düşünmemesini, herkesin samimi olmasını istiyoruz. 

Bu yazı toplam 543 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37