1. YAZARLAR

  2. Hayrettin ALBAYRAK

  3. Amatörlerin görkemli töreni ve Başkan Karaosmanoğlu gerçeği
Hayrettin ALBAYRAK

Hayrettin ALBAYRAK

Yazarın Tüm Yazıları >

Amatörlerin görkemli töreni ve Başkan Karaosmanoğlu gerçeği

A+A-
Çarşamba akşamı Sekapark’ta Büyükşehir Belediyesi’nin amatörlere yaptığı Türkiye’ne eşi ve benzerinin bulunmadığı Amatör Evi’nin bahçesindeydik. Geçen sezonun şampiyonluk kupalarının verileceği tören için oradaydık. Törene en erken giderlerden biriydim. ASKF yönetici ve personeli artık son hazırlıkları yapıyordu. Amatör Evi’ne girip Kocaelispor Futbolcular Derneği Başkanı sevgili Yalçın Kıldıran’ı ziyaret ettik. Kısa süreli sohbetin ardından da tören alanına geçtik.  Amatör futbolun duayeni Bünyamin Akman, yıllardır amatör futbola fahri olarak hizmet veren, işini son derece düzgün ve dürüstçe yaptığına inandığım İl Disiplin Kurulu Başkanı sevgili Bora Uluç hemen solumda, son dönemde spora önemli destek sağlayan Yörünge İnşaat’ın sahibi sevgili Yakup Deniz sağımdaydı.   105 takıma kupa, 27 kişiye plaket takdim edilecekti. Kimi kulüplerin fazlaca yönetici ve teknik adamla, kimilerinin futbolcu kadrosuyla geldiğini düşünürsek, 300’ü aşkın davetli vardı törende. Tüm sandalyeler dolmuş, ayakta kalanlar bile olmuştu. Tören öncesinde önce açık büfe yemek ikramı yapıldı. Sonra tören konuşmalarla başladı. 

2004 ÖNCESİ NE KADAR SİYAHSA, 2004 SONRASI O KADAR BEYAZ  
ASKF Başkanı Aydın ile İl Müdürü Çintimar son yıllarda yapılanları özetleyip, bazı çarpıcı rakamları da ortaya koyarak Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu’na teşekkür ettiler. Kocaelispor konusundaki tavrından dolayı kızsak da, Karaosmanoğlu’nun göreve geldiğinden bu yana ilimiz amatör sporuna yönelik hizmetlerini takdir edip yiğidin hakkını yiğide vermeliyiz. Bunu yapmazsak nankörlük ederiz. Bana göre 2004 yılı gerek tesisleşme, gerekse amatör sporlarla ilgili bir milattır. 2004 öncesi ve sonrası siyah ile beyaz kadar farklıdır. Her iki konuda 2004 öncesindeki tablo ne kadar karanlıksa, 2004’ten sonra o kadar aydınlıktır.  2004 yılı öncesinde amatörler üvey evlat gibiydi, ne tesisi vardı, ne destek sağlayan belediyesi. O zaman da sanayinin başkentiydi ama acı gerçek Türkiye’nin tesis fakiri iliydi. İbrahim Karaosmanoğlu’nun gelişiyle birlikte tesisleşme atağı başlatıldı, kentin her köşesi sahalarda donatıldı. Amatör kulüplere her konuda büyük destek sağlandı. Sadece futbola değil, tüm branşlara yönelikti bu destek.  Kimin ne sıkıntısı, ihtiyacı varsa Büyükşehir elini uzattı. Özetle, Karaosmanoğlu amatörler için çok büyük şans oldu. Törende de hakkı olarak övgüleri ve alkışları aldı. İddia ediyorum ki, son 10 yıl Türkiye’nin hiçbir ilinde bizim kadar spora, amatörlere yatırım yapan il yoktur. 

BÜYÜKŞEHİR KAĞITSPOR TÜRK SPORUNUN LOKOMOTİFİ 
Diyenler olabilir aman canım cebinden mi veriyor, milletin cebinden çıkıyor diye. Tabi ki devletin kasası, milletin parası ama şu gerçeği unutmayalım ki, bir mecburiyeti yok. Sporu sevmeyen, spordan uzak bir belediye başkanı olsaydı, son 10 yıl bu kente bu kadar sportif yatırım yapılır mıydı?  Hiç sanmıyorum, ihtimal vermiyorum.   Karaosmanoğlu mümkün olan en fazla desteği spora veriyor. Çünkü sporu seviyor, çünkü gençlere yatırımı önemsiyor. Evet, Kocaelispor’umuz amatörde, evet kentin profesyonel takımları yerlerde sürünüyor, evet salon sporlarında üst liglerde takımlarımız yok. Buradan bakınca, yani işin vitrinine bakınca Kocaeli’nin sporda esamesi yok. Ancak alt yapı, amatörler, bireysel sporlar söz konusu olduğunda Kocaeli Türkiye’nin lokomotifi. Sadece Büyükşehir Kağıtspor’un varlığı bile kenti öne çıkartıyor. Sporcu ve branş sayısı, elde ettiği başarılarla Mavi-Beyazlı kulüp Türkiye’nin açık ara 1 numarası. Birçok branşta federasyonların, milli takımların yükünü sırtlamış gidiyorlar. Federasyon başkanları iyi ki Büyükşehir Kağıtspor Kulübü var, iyi ki İbrahim Karaosmanoğlu var diye dua ediyor, şükrediyor.

YİĞİDİ ÖLDÜR AMA HAKKINI TESLİM ET 
Kimileri kabul etmese de, Türk sporunda bir İbrahim Karaosmanoğlu gerçeği var. Ben de Kocaelispor konusunda kendisine kızıyorum, sitem ediyorum ama bu durum spor adına yaptığı diğer güzellikleri görmezden gelme hakkını bana vermez. Nasıl Kocaelispor konusunda kendisini eleştiriyorsam, iyi yaptığı işler için de takdir etmeliyim.  Başkan Karaosmanoğlu törende 40-45 dakika süren bir konuşma yaptı. Başkası olsa 5 dakika tahammül edemezdik.  Başkan çok iyi bir hatip. Konuşmasını uzun tutsa da, sıkmıyor. Öyle can alıcı konulara giriyor, öyle güzel mesajlar veriyor ki, insan pür dikkat dinliyor. Başkan sporun yarışmacı tarafına takılıp kalmıyor, hatta o kısmı ikinci plana atıyor. Başkan için spor kaynaşma, dostluk, centilmenlik. Bunların olmadığı bir sporu kabul etmiyor. Sporun güzel insanlar, ahlaklı, topluma faydalı bireyler yetişmesine vesile olması gerektiğini söylüyor. Başkan her konuşmasında bu vurguları yapıyor, kamuoyuna, halka çok doğru mesajlar veriyor. 

YAVUZ’UN PLAKETİNİ KARAOSMANOĞLU VERSE ÇOK ANLAMLI OLURDU
Törende şampiyonluk kupalarının yanı sıra spora katkı sağlayanlara ve kentin önemli sporcularına plaket sunuldu. Dünya şampiyonu Haldun Alagaş, Kırkpınar’ın efsanesi Ahmet Taşçı, 70 yaşında uluslar arası dereceye imza atan Aşkın Kahveci, 50 yıldır spora hizmet eden Adem Ellibeş, sahaların efendileri, emekçileri Yaşar Kukul, Hasan Vatan,   en fazla amatör maç izleyen tam bir amatör futbol aşığı Fahri Alkan, talihsiz bir kazada ayağını kaybeden Yalçın Kıldıran,  amatör spora hizmet aşkıyla yanıp tutuşan Mollafenari muhtarı Davur Kabaca ve daha bir çok isme şükran plaketleri verildi. Kocaelispor ve Gebzespor başkanları da plaket aldı. En zor günde, kapanma noktasında ellerini uzatarak kulüpleri yaşatmışlardı. Bunun karşılığında plaket almayı fazlasıyla hak etmişlerdi. İki başkan Bahri Yavuz ile İlker Çakır kürsüye davet edildikten sonra plaketi verecek isim anons edilecekti. Başkan İbrahim Karaosmanoğlu anons edilse ne güzel, ne anlamlı olur diye aklımdan geçirdim. Cemiyet Başkanımız, meslektaşım sevgili Çetin Gürol ismi okundu, üzüldüm.

TÖRENE DİYECEK SÖZ YOK AMA KUPALAR TER AKITILAN SAHALARDA VERİLMELİ 
 Samimi bir ortamda, yaklaşık iki saat süren bir törendi. Şampiyon takımlar bir anlamda taç giydi. Hepsini yürekten kutluyorum. 6 şampiyonlukla sezona damgasını vuran, kupalara adeta ambargo koyan Güneşspor’a kocaman bir alkış gönderiyorum. Başarılı organizasyon için ASKF yönetimini, tüm emek verenleri kutluyorum. Ancak törenin görkemine aldanıp, her yıl şampiyonluk kupaları bu tür organizasyonlarla verilmeli demiyorum. Çünkü şampiyonluk kupalarının bu tür törenlerde değil, terin akıtıldığı sahalarda, şampiyonlukların ilan edildiği maçların sonunda verilmesinin doğru olduğunu düşünüyorum. Bu konudaki ısrarımı sürdüreceğim. Dikkat edileceği gibi törende kupaları genel olarak kulüp başkanları veya yöneticiler aldı. Dolayısıyla şampiyonlukta emek verenlerin önemli bir bölümü yoktu. Oysa ter akıtan futbolcular başka olmak üzere, yönetim, teknik kadro ve taraftarların yani tüm emek verenlerin bir arada olduğu bir ortamda o kupa verilmeliydi. O mekan terin akıtıldığı sahalardı, o zaman şampiyonluğun ilan edildiği maçlardı. Dilerim ki, gelecek yıllarda kupalar olması gerektiği gibi sahalarda verilir. Sezon sonu bu tür törenleri yapmak için de başka vesileler bulunur.  
Bu yazı toplam 500 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.