• BIST 107.463
  • Altın 142,712
  • Dolar 3,5616
  • Euro 4,1411
  • Kocaeli 27 °C

AMCA LÜTFEN ÇİZMEYİ AŞMA

İbrahim ELGİN

           Vakti zamanında çok yetenekli  bir ressam, harikalar yaratan fırçasından çıkan tablolarını bir araya getirip sergi açmaya karar vermiş. Serginin  ilk  günkü  heyecanıyla  ziyaretçileri beklemeye başlamış. Bir süre sonra genç ressamın resim sergisine insanlar çok ilgi gösterip gezmeye başlamışlar. Gözleri mutluluktan ışıl ışıl olmuş. Ziyaretçiler sergiyi gezerken bir anda tüm gözler bir sese yönelmiş. Çok yaşlı bir ziyaretçi ,bir tablonun önünde durmuş ve genç ressamı yanına çağırmış. Genç ressamda heyecanla yaşlı ziyaretçi herhalde tabloyu çok beğendiğini söyleyecek  diye koşarak yanına gitmiş. Yaşlı adam Atlı Asker tablosunun önünde durarak “Bak delikanlı bu süvarinin çizmeleri olmamış”diye serzenişte bulunmuş. Genç ressam niye diye sorunca, yaşlı adam, bak  oğlum  ben 70 yıllık çizme ustasıyım, çizmenin bağcıkları şöyle  olmalı, kancalarıda böyle  olmalı demiş. Genç ressam aman efendim madem  çizme  ustasısınız  görüşünüze saygı duyarım deyip, hemen fırçasını eline alıp yaşlı adamın dediklerini bir bir tablo  üzerinden  düzeltmiş. Yaşlı adam tamam şimdi oldu demiş.
              Herkes yaşananları pür dikkat izlerken, yaşlı adam tekrar  konuşmaya  devam  ederek, delikanlıya bak oğlum bu süvarinin miğferide olmamış  deyince, genç ressam işte o an tarihe geçecek o sözü söylemiş. Amca  tamam  sen çizme ustasısın  ama  lütfen “Çizmeyi Aşma” demiş. Bu hikayeyi çok severim ve zamanı geldiğinde de dostlarıma anlatırım.Hadi gelin yaşanmış bu olaydan hepimiz kendimize bir ders çıkaralım. Çoğumuz zaman zaman bu hataya düşmüyormuyuz? Ne dersiniz? Mesela dostlarımızla bir misafirlikte veya bir kahvehane de televizyon haberlerini izlerken siyasetle uzaktan yakından hiç ilgimiz veya bilgimiz olmadığı halde  kendimizi Cumhurbaşkanı ,Başbakan, Bakan veya Milletvekilinin yerine koyup yorum yapmıyormuyuz? Yine televizyondan bir  maç  izlerken veya bizzat bir maça gittiğimizde kendimizi teknik direktör veya hakemin  yerine  koyup futbolculara hakemlere kızıp bağarmıyormuyuz? Yine kendimizi bir  Müftü gibi görüp dini konularda fetva vermiyormuyuz? Hatta çoğu zaman kendimizi doktor sanıp hastalara ilaç bile tavsiye etmiyormuyuz?: ediyoruz.Yani  anlaşılan herhangi bir konuda bilgimiz olsa da olmasa da illa o konuda bir şeyler söylemek ihtiyacı hissediyoruz kendimizde.
               Bilmiyorum bütün dünya milletlerinde böylemi ama maalesef Türk Milleti olarak çoğumuzun böyle bir zafiyeti var.Yahu arkadaş bu insanlar kendi dallarında boşa mı okuyup senelerce okul  sıralarında  dirsek çürütmüşler .Benim anlatmak  istediğim herkes bildiği konuda yorum yapıp,bildiği konuda konuşsa inanın ülkemizde ne bu kadar kavram kargaşası  nede gereksiz tartışmalar olacak.Çok değerli bir Profesör hocamız  bizlere derdi ki çocuklar uzmanı olduğum konuda çok şey biliyorum fakat en iyi bildiğim şey haddimi bilmektir.Böyle güzel bir sözün karşısında artık ne söylenebilirki. Herhalde biz demokrasiyi herkesin her konuda bilgisi olmadığı halde aklına geleni söyleyip olur olmaz  yorumlar yapmak anlamında algılıyoruz  galiba. Böyle bir demokrasi anlayışı dünyanın hiçbir yerinde yok .
              Tam bu noktada  atalarımızın  çok güzel bir sözünü size hatırlatmak isterim demişler ki “Biliyorsan söyle insanlar ibret alsınlar,bilmiyorsan susta bari seni adam sansınlar” Olay  aslında  bu  noktada  kilitleniyor. Birde şu hatayı çokça yapıyoruz. Diyelim  bilmediğimiz bir konuda yorum yapmamamız gerekiyordu, ama yaptık birilerini eleştirdik . Bari eleştirilerimizi biraz  usturuplu yapalım da kalp kırıp bir daha birbirimizin yüzüne bakamayacak duruma düşmeyelim.  Dostlar  illa her konuda haklı olmamız  gerekmiyor  ,bu kadar inatlaşmanın ne anlamı var. Eskilerin tabiriyle zeytinyağı gibi hep üstte olacağız.   İnatlaşma deyince aklıma geldi bununla ilgilide sizlere bir hikaye anlatayım. İki arkadaş ormanlık bir alanda otururken karşı kayalıkta bir karartı görürler.Biri derki arkadaş şu karşı kayanın üzerindeki keçinin ne kadar büyük boynuzları var bir baksana öbürü de derki yok arkadaş ne boynuzu onlar kanatları o kartal der ve aralarında tartışmaya  başlarlar.Yok keçiydi, yok kartaldı derken birden kayanın üzerindeki karaltı havalanıp uçmaya başlayınca öbürü az evvel keçi diye ısrar eden arkadaşına dönüp gördün mü bak  benim dediğim doğruymuş kartalmış  deyince hala keçide ısrar eden arkadaşı ona dönüp,vay arkadaş ilk defa uçan bir keçi görüyorum deyip o kızgınlıkla yanından hızla ayrılır.İnadında böylesi olurmu demeyin .Demek ki oluyormuş.
             Yani  anlaşılan  yukarıda dediğim gibi illa her konuda haklı çıkacağız . Aramızdaki  kavgaların çoğu da bundan çıkıyor zaten. Gördüğüm kadarıyla kısa zamanda da  bu  huyumuzundan pek  vazgeçmeye de  pek  niyetimizde  yok  heralde .Ne yapalım birbirimizi böyle kabul edip beraberce yaşamaya devam edeceğiz başkada çaresi yok. Allah sonumuzu hayreylesin diyelim ve bu haftaki yazımızı da öyle tamamlayalım.

Herkese iyi pazarlar.
 

Bu yazı toplam 1550 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    ÖNE ÇIKAN MARKALARIMIZ
    • TUANA EVLERİ 3. ETAP
    • TUANA EVLERİ 2. ETAP'TA YÜZDE 5 İNDİRİM
    • ROMATEM Kocaeli Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hastanesi
    • Özgür Kocaeli mobil uygulamamız yayında
    1/20
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37