1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Ameliyat eldivenlerinin bulunması, bir aşk öyküsü
Ameliyat eldivenlerinin bulunması, bir aşk öyküsü

Ameliyat eldivenlerinin bulunması, bir aşk öyküsü

Geçenlerde eşim telefonda, “Eve gelirken ameliyat eldiveni getirir misin” diye tembihledi. Eşim cerrah değil. Ev hanımı. Çok iyi hamur işleri yapar. Ameliyat eldivenlerini de yemek yaparken

A+A-

Geçenlerde eşim telefonda, “Eve gelirken ameliyat eldiveni getirir misin” diye tembihledi.

Eşim cerrah değil. Ev hanımı. Çok iyi hamur işleri yapar. Ameliyat eldivenlerini de yemek yaparken kullanacak. Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer derler. Kalbe giden yol aşk ise, bunda ameliyat eldiveninin de payı bulunuyor. Ama siz, ameliyat eldivenlerinin bulunmasının gerçek bir aşk öyküsü olduğunu biliyor muydunuz? Öyleyse şimdi anlatacağım öyküyü mutlaka okumalısınız:

19 ncu yüzyıl sonlarında tıpta anestezi sağlanması için çeşitli maddeler denenmeye başlanmıştı. Baltimore’da bulunan John Hopkins Tıp Okulu’nun cerrahi öğretmenlerinden William Stewart Halstead, Viyanalı bir göz hekimi olan Koller’in gözde ağrı hissini giderdiğini bildirdiği kokaini sinir köklerine vererek acısız parmak ameliyatları yapmaya başlamıştı. Yerel anestezi maddelerinin kullanımı, cerrahlara eskisi gibi acele etmeden rahat çalışabilme ve doğal olarak daha iyi sonuçlar elde etme olasılığını sağlıyordu.

Halstead, incinmiş, çevresine kan oturmuş dokuların kolayca mikroplanabildiğini, buna karşılık damarları itinayla bağlanmış, yıpratılamadan dikilmiş dokuların mikroplanmadığını kavradığından, o çağ için alışılagelmiş tempodan çok daha yavaş çalışırdı. Onun titizlikten kaynaklanan bu yavaşlığını, “Halstead ameliyatını bitirinceye dek hasta iyileşip taburcu olur!”diyerek ti’ye alanlar az değildi.

Halstead, çeşitli fıtıkların ve anevrizmaların onarımı için bazı yeni teknikleri geliştirmiştir, ama tıp tarihinde daha çok ameliyatlarda kullanılan eldivenlerin bulucusu olarak anılır.

John Hopkins’de çalışan hekim ve hemşireler arasında yaygın bir dedikoduya göre Halstead’in ameliyatlarının böyle uzun sürmesinin asıl nedeni, ameliyathanesinde görevli olan Caroline Hampton adlı dünya güzeli ameliyat hemşiresiydi. Caroline Hemşire, Halstead’in tüm ameliyatlarında ona yardım ediyordu.

Halstead aslında içine kapanık, sosyal yönü zayıf bir kimseydi. Bu nedenle hastane dışında başka kadınlarla iletişimi zayıftı: Bu, onun, Caroline Hemşire’ye eğilimini kuşkusuz arttıran bir özelliğiydi.

Günün birinde Dr. Halstead, Caroline Hemşire’nin ellerinde kızartıların, pullanmaların belirdiğini fark etti. Güzel kadının ellerindeki lezyonlar, onda ameliyatlarda kullanılan aletleri mikropsuzlaştırmak için kullanılan solüsyonlara karşı alerji oluştuğunu yansıtıyordu.

Bu durumun Caroline Hemşire’nin ameliyat hemşireliğinden ayrılmasını gerektirecek kadar ciddileşince Halstead önce depresyona girdi… Ama bunun çözüm sağlayamayacağını kavrayınca araştırmalara koyuldu. Sonuçta bir lastikçiye başvurdu, bir çift lastik eldiven yapmasını istedi.

O tarihe kadar hiç kimse lastikten eldiven ısmarlamamıştı.. Lastikçi, bu gün mutfaklarda çalışılırken, bulaşık yıkanırken kullanılanlar gibi kalın eldivenler üretti. Ancak bunlar işe yaradılar: Caroline Hemşire bunları kullanarak çalıştığında ellerindeki lezyonlar kayboldu..

1890’da ünlü cerrah, Caroline Hemşireyle evlendi.

Bu gün eldivenin içinde fazla pudra kaldığında, ya da eldiven elini sıktığında, ameliyat sırasında elinden sıyrıldığında, ameliyat hemşiresine kızan cerrahlar ve onlara içlerinden söylenen hemşireler aslında bu eldivenlerin bir hemşireyle bir cerrahın aşklarının ürünü olduğunu bilmezler.

Ve elbette, bizim evde hazırlanan birbirinden güzel hamur işlerinin de benim marketten on çifti 1 liraya aldığı ameliyat eldivenleriyle yoğrulduğunu da…

Bu haber toplam 1341 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.