1. YAZARLAR

  2. M.Zeki CANŞİ

  3. ANALARIN İSYANI NE ANLAMA GELİYOR?
M.Zeki CANŞİ

M.Zeki CANŞİ

Yazarın Tüm Yazıları >

ANALARIN İSYANI NE ANLAMA GELİYOR?

A+A-

Hiç kimse, hiçbir kurum ve hiçbir kuruluş Hakkın ve halkın karşısında uzun süre direnemez. Halkın isyanı Hakka ulaşınca yer yerinden oynar ve kimse de önünde duramaz. Tıpkı baskın sel gibi önüne ne gelirse süpürür götürür. İşte geçen hafta Diyarbakır’da yaşanan olay da aynen bunun gibidir.

Evet, takip edebildiyseniz Diyarbakırlı dört annenin feryad-ü figanları yansıdı ekranlara. Çocuklarını kurtarmak için HDP önünde oturma eylemi başlattılar bu anneler.  Annelerin bu isyanına yakınları da katıldı. Bunlardan Aysel Bozkurt adlı kadın, HDP'lilere haykırarak: “Bizim çocuklarımız dağda; siz koltuklarda” diyerek feveran etti…

Bildiğiniz gibi, 

Diyarbakır'da geçen hafta "HDP oğlumu dağa kaçırdı" diyerek HDP binasının önünde eylem yapan Hacire Akar, oğlunu geri almayı başarabildi. Bu gelişmenin ardından aynı kaderi paylaşan diğer anneler de tek tek ortaya çıktılar. Diyarbakır'da çocuklarının dağa kaçırıldığını söyleyerek HDP Diyarbakır İl Başkanlığı binası önünde eylem yapan annelerin sayısı 4'e ulaştı. 17 yaşındaki oğlu Süleyman Çetinkaya'dan 4 gündür haber alamayan Fevziye Çetinkaya, eşi Şahap Çetinkaya ve 4 çocuğuyla HDP binasının önünde oturma eylemi başlattı. Baba Çetinkaya, "HDP oğlumu kandırdı, Suriye'ye PKK-YPG'ye götürdü. Çocuğum gelmeden buradan gitmem. Kendi çocuklarını işe bıraktılar, bizim çocuklarımızı dağa götürdüler" diye ağladı. Diyarbakır'da 4 yıl önce oğlu Azat, terör örgütü tarafından kaçırılan Remziye Akkoyun da HDP binasına gelerek eyleme katıldı. Oğlu Mehmet 2014 yılında dağa kaçırılan Sariye Tokay ve "Oğlum Mustafa Biçer, HDP tarafından Suriye'ye götürüldü" diyen Ayşegül Biçer de HDP binasında eylem yaptı. Evlatlarını bekleyen aileler, HDP'ye "Çocuklarımızı geri verin" diye bağırdı. Yoğunlaşan tepkiler karşısında HDP kepenkleri indirmek zorunda kaldı.

Şimdi değerli arkadaşlar, tüm bu olaylar yaşanırken HDP’nin: “Bizim PKK ile herhangi bir bağlantımız yok” sözüne kim inanabilir ki? Eğer HDP’lilerin iddia ettiği gibi bir alakaları yoksa, kapılarının önünde yapılan eylemler nasıl oluyor da sonuç veriyor ve o ağlaşan annelerin feryadına istinaden çocukları serbest bırakılıyor? Bence, HDP içinde iyi niyetle siyaset yaptığını düşünen insanlar, bu manzara karşısında kafalarını avuçlarının arasına alıp iyicene düşünmeleri gerekir.

Bakınız değerli dostlar, çözüm sürecini canla başla destekleyenlerden biri de benim. Akil insanlar heyetine yardımcı olduk. Çözüm sürecine katkı sunması açısından 41 maddelik çözüm önerisi ihtiva bir rapor hazırladım ve ilgili kuruluşlara ilettim o zaman. O süreç zarfında bir tane şehit haberi gelmediği gibi onlardan da ölüm haberleri gelmedi. Ortalık sükûnete kavuştu. Sıkılan yumruklar açıldı. Karşılıklı iyi niyet gösterileri yapıldı…

Peki, ne zamana kadar? Ta ki Habur görüntüleri insanları taciz edene kadar.

Evet değerli dostlar, karşılıklı bazı maddi hatalar yapılmış olabilir ama o zamanki HDP yöneticilerinin kibre kapılarak çözüm sürecini akamete uğratacak derecede istismar edici söylem ve eylemleri ne yazık ki Türkiye’yi gelinen noktaya taşıdı. Kendileri de darmadağın oldular.

80 milletvekili kazanarak mecliste önemli bir noktaya gelmiş bir HDP’nin bir elinde bağlamanın telleri ile diğer elinde kaleşnikofun tetiği olan dağdakilerini idare etmeye çalışması elbette ki kabul edilebilir bir davranış değildi. Bu manzara infiale sebebiyet verdi. Bırakınız Türkleri; mütedeyyin Kürtler tarafından da hoş karşılanmadı. Birbirini takip eden hatalar silsilesi durumu günümüze kadar taşıdı ve en nihayetinde anaların isyanı ile karşı koyuş nidaları semaya kadar yükseldi.

Esasen bu son yaşanan olaylar, başta HDP ve türevleri olmak üzere herkesi iyi düşünmeye davet ediyor. Özellikle HDP’de siyaset yapan insanların kendilerinin geldiği noktayı ve nerede durduklarını iyi sorgulamaları gerektiğini ortaya koyuyor. Haklarını savunduklarını iddia ettikleri Kürt halkının kendileri hakkındaki feveranını masaya yatırmaları gerektiği gerçeğini idrak etmeleri lazım. Aksi takdirde, bu isyan dalga dalga her tarafa yayılır ve cebren “kurşun asker” toplamanın kendilerine pahalıya mal olacağını iyi hesap etmeleri gerekir.

                                                                                                                  M. Zeki CANŞİ

 

 

 

Bu yazı toplam 1150 defa okunmuştur.
Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.