1. HABERLER

  2. KÜLTÜR SANAT

  3. Anayurttan, Atayurt Türkistan’a
Anayurttan, Atayurt Türkistan’a

Anayurttan, Atayurt Türkistan’a

İzmitli 23 kişilik kafile, Kazakistan ve Türkistan’ı karış karış gezdi. Dr.Halil İbrahim Kahraman, bu geziyi Özgür Kocaeli için kaleme aldı.

A+A-

Semerkand, Buhara, Hive ve Hoca Ahmed Yesevi’nin memleketi Kazakistan’ın Yesi şehri gidip görmek istediğim bir bölgeydi. Kültür turlarıyla uğraşan, Haluk Ercan Bey’e bu ilgiye sahip olan bir grup kurup, bizleri oralara götürmesi isteğimize 3 – 11 Ekim 2017 tarihlerinde kavuştuk.
Haluk Ercan ve Abdullah Köktürk rehberliğindeki grubumuzla, bizleri çok mutlu eden bu seyahatimizi gerçekleştirdik. Seyahatimiz bittiğinde bütün arkadaşlarımız ‘iyi ki böyle bir gezi programına katıldık’ kanaatlerini paylaştılar.

“Vatan ne Türkiye’dir Türklere, ne Türkistan
Vatan, büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan”
Ziya Gökalp’in bu mısralarında gezip gördüğümüz yerler kastedilmektedir. 

3 Ekim tarihinde saat 15.00’de İzmit Perşembe pazarından, Ercan Tur titizliğiyle, tam zamanında Atatürk Havalimanına hareket edildi. Grubumuz 23 kişilik, birbiriyle hemen kaynaşan bir grup özelliğine sahipti. Zamanında Atatürk Havalimanına varılıp resmi işlemler tamamlandıktan sonra, uçağımızın hareket zamanını beklemeye başladık. Atatürk Havalimanı her zamanki gibi çok kalabalıktı. Dünyanın her yerinden gelmiş olan insanların yoğunluğu dikkat çekiciydi. Dakika başı inen ve kalkan uçaklar, bu şehrimizin ve ülkemizin cazibesini – önemini -  insanlara hatırlatıyor, hareketlilik ve dinamizmini gösteriyordu. Uçuş saatimiz geldiğinde 4,5 saat sürecek Kazakistan Çimkent yolculuğumuz için uçaktaki yerlerimize geçtik.

FOTOĞRAF ÇEKMEK YASAK
Çimkent Kazakistan’ın güneyinde, Özbekistan sınırına yakın bir şehirdir. Sade, gösterişsiz bir havalimanı vardır. Bu şehir Kazakistan’ın büyük şehirlerinden biridir. Ülkede şehir aydınlatmalarının çok zayıf olması sebebiyle, sabah karanlığında geçtiğimiz için çevre ile ilgili bir kanaat sahibi olamadık. Doğal enerji kaynaklarına sahip olan bir ülkenin, tasarruf amaçlı olduğunu öğrendiğimiz bu aydınlatma anlayışı dikkat çekiciydi. Çimkent’i dönüşte gezmek üzere, otobüsle Özbekistan sınırına doğru hareket ettik.
Bir saatlik bir yolcuğun ardından sınıra vardık. Gerek Kazakistan gümrük çıkışında, gerek Özbekistan girişinde bol askeri kontrollü geçişler yaptık. Buralar gördüğümüz kadarıyla gelişmeye muhtaç bir haldeydi. Sabahın çok erken saati olmasına rağmen büyük bir kalabalık mevcuttu. Bu kalabalığın iki ülke arasındaki günlük çalışmaya gidip gelen tarım işçilerine ait olduğunu öğrendik. İnsanların giyim kuşamları ekonomik gelişmişliğinin de bize göre daha zayıf olduğunu gösteriyordu. Fotoğraf çekmek yasak olduğu ve gördüğümüz bazı olumsuzlukların tespitinin şık olmadığı düşüncesiyle fotoğraf çekmedim.

TAŞKENT’İN GENİŞ YOLLARI
Kazakistan’dan Özbekistan’a geçip bizi Taşkent’e götürecek otobüsümüze yerleştik. Yarım saatlik bir yolculukla Özbekistan’ın başşehri Taşkent’e geldik. Taşkent şehri Orta Asya’nın da büyük şehirlerinden biridir. 3-4 milyon civarı nüfusu olan bir yerleşim yeridir. Şehirde ilk dikkatimizi çeken, geniş, çok şeritli yollara sahip olmasıydı. Şehrin yeşil alanları da oldukça fazlaydı. Rehberimiz bizi ilk önce temiz ve güzel bir lokantaya sabah kahvaltısı için götürdü. İşletmecisi Türkiye Türk’ü olan bu mekanda yaptığımız kahvaltı, ortamın temizliğiyle birleşince seyahatimizin ilk gününün güzel bir hatırasını yaşamıştık ve bu durum bize yol yorgunluğunu ve sıkıntılarını unutturmuştu.
Kahvaltıdan sonra Taşkent’i gezmeye çıktık. Şehrin eski şehir (oldcity) olarak nitelendirilen bölümünde birbirini tamamlayan Barakan Medresesi, Mûbarek Medresesi ve Şasi Türbesini gezip gördük. Bunlardan Mûbarek Medresesi Hz. Osman’ın yazdırdığı Kur’an-ı Kerim’lerden birini muhafaza etmekteydi. Barakan Medresesi ise 16. yy’da yapılmış, halen alışveriş merkezi olarak kullanılan, Selçuklu mimarisi özelliklerini barındıran bir yapıydı. 
Daha sonra 2006 yılında İslam Kerimoğlu tarafından yaptırılan İmam Camii’ni ziyaret ettik. Bu camii yine Özbek mimarisine uygun olarak yapılmış olup, 5 bin kişilik bir camiidir. Kapılarında ve detaylarda görülen ağaç işçiliği oldukça güzeldi. Tuvalet ve abdest alınan yerleri dahi çok temiz ve bakımlı olup, görevliler tarafından her türlü hizmet verilmekteydi.
Daha sonra Taşkent’teki Ramada otele yerleşip 2 saat dinlendikten sonra şehri tekrar gezmek üzere otobüsümüze geçtik. (Devamı yarın)

3-002.png2.png1.png

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.