• BIST 82.779
  • Altın 147,316
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • Kocaeli 6 °C

Anlamaya Var Mısın? 

İlksen ÇAĞLAYAN

Ne kadar iyi anlayabilirsiniz karşınızdakini? Onu hiç yargılamadan, kendi iç dünyanızın süzgecinden geçirmeden, belli bir kalıba sokmadan anlamak tam olarak nedir hiç düşündünüz mü? Günlük hayat içerisinde bunu genel olarak unuttuğumuzu, bazense başka türlü düşünmenin daha fazla işimize geldiğini düşünüyorum. Birisinin bir yardım talebini,  kendisiyle ilgili bir duygu durumunu eleştirirken bulabiliyoruz kendimizi bir anda. Nedensizce karşımızdakini anlamakta güçlük çekiyor, bazen de aslında anlamamak için elimizden geleni yapıyoruz. Elbette hepimizin geçmişi, eğitimi, fikirleri, kültürü belli bir meseleyi anlamak için aynı değil. Böyle olduğu için de elbette hepimiz farklı farklı yorumlar yapabiliriz bir konu için. Fakat tam olarak demek istediğim bu değil aslında. Biraz gönülden anlamak, iyi tarafından tutmak, anlarken de yorum katmadan, olduğu gibi anlamaktan bahsediyorum aslında. Yani iç sesimizi değil de sürekli bir yerlerde konuşan ve hiç susmayan, kafamızın içindeki gereksiz vesveseleri, dedikodu yapmaya müsait tarafımızı bir kenara bırakarak anlamaktan bahsediyorum bir de. Birisinin ağzından çıkan bir söze şüpheyle yaklaşıp kendi yorumunu katarak bir sonuca varmaktan ama aslında hiç de gerçeği yansıtmayan o davranış tarzından bahsediyorum aslında. Empati kurmaktan ziyade sanki o durumu birebir yaşamış gibi yorumlamaktadır bahsediyorum. Karşıdakinin hislerini, fikirlerini ben aynı durumda olsaydım ne yapardım, bu şartlar altında nasıl davranırdım diye düşünebilme becerisinden bahsediyorum.
Unutmayalım insan tarafımızı, sevmeyi ve farklı bir düşünceye duyulması gereken saygıyı. Anlarsak, ama- mış gibi yapmadan gerçekten anlarsak, anlaşırız,  unutmayalım...

Güzel Bir Hikaye 

HUZUR NEDİR?
Halkı tarafından çok sevilen bir kral, huzuru en güzel resmedecek sanatçıya büyük bir ödül vereceğini ilan eder. Yarışmaya çok sayıda sanatçı katılır. Günlerce çalışırlar, birbirinden güzel resimler yaparlar, eserleri saraya teslim ederler. Tablolara bakan kral sadece ikisinden hoşlanır. Ama birinciyi seçmesi için karar vermesi gereklidir.
Resimlerden birisinde bir göl vardır. Göl, tıpkı bir ayna gibi etrafında yükselen dağların görüntüsünü yansıtmaktadır. Üst tarafta pamuk beyazı bulutlar gökyüzünü süslemektedir. Resim, bakanlara mükemmel bir huzur hissi verecek kadar güzeldir.
Diğer resimde de dağlar vardır. Ama engebeli ve çıplak dağlar. Dağların üstündeki öfkeli gökyüzünden boşanan yağmurlar ve çakan şimşek ise resmi daha da sıkıntılı bir hale sokmaktadır. Dağın eteklerindeki şelale insana gürültüyü, yorgunluğu hatırlatacak kadar hırçın resmedilmiştir. Kısaca resim, pek de öyle huzur verecek türden değildir.
Fakat kral resme bakınca, şelalenin ardında kayalıklardaki, çatlaktan çıkan mini minnacık bir çalılık görür. Çalılığın üstünde ise bir anne kuşun örttüğü bir kuş yuvası göze çarpmaktadır. Sertçe akan suyun orta yerinde anne kuşun kurduğu yuva izleyenlere harika bir huzur ve sakinlik örneği sunmaktadır.
Ödülü kim kazandı dersiniz? Tabi ki ikinci resim... Kral bunun nedenini şöyle açıkladı:
"Huzur hiçbir gürültünün, sıkıntının ya da zorluğun bulunmadığı yer demek değildir. Huzur, bütün bunların içinde bile yüreğimizin sükunet bulabilmesidir."


“Ne kadar bilirsen bil; söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır.”
Mevlânâ Celaleddin-i Rumi
 

Bu yazı toplam 899 defa okunmuştur.
  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Özgür Kocaeli | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Tel : 0262 331 11 11 Faks : 0262 321 21 37