1. HABERLER

  2. PERDE ARKASI

  3. Anlatabilmek!..
Anlatabilmek!..

Anlatabilmek!..

Gözleri görmeyen bir çocuk sokakta oturuyor. Önünde, ayaklarının yanında bir şapka ve şapkanın yanında da büyükçe harflerle yazılmış bir not; " Ben körüm! Lütfen yardım edin! Gelip geçenler

A+A-

Gözleri görmeyen bir çocuk sokakta oturuyor. Önünde, ayaklarının yanında bir şapka ve şapkanın yanında da büyükçe harflerle yazılmış bir not;

" Ben körüm! Lütfen yardım edin!"

Gelip geçenlerden kimileri biraz bozuk para atıyor şapkaya, kimileri aldırmıyor bile. Çocuğun şapkasının içinde, uzunca bir zamandır orada oturmasına karşın çok az para var.

Bir adam gelir ve çocuğun önünde durur. Çocuğa bakar, şapkaya bakar, şapkanın içindeki paralara bakar. Elini cebine atar, biraz bozuk para çıkarıp şapkanın içine atar. Dönüp gidecekken aklına bir şey gelir ve durur. Eğilip çocuğun önündeki yazılı kâğıdı alır ve kağıda  bir şeyler yazıp yine aynı yere, herkesin daha iyi görebileceği bir biçimde bırakır.

Kısa bir süre içinde şapka dolmaya başlar. Gelip geçen insanlar görme engelli çocuğa daha fazla para vermeye başlar.

Aradan bir biraz zaman geçer. Kağıttaki yazıyı değiştiren adam geri gelir ve çocuğa sorar;

“Nasıl işler?”

Çocuk adamı tanımıştır sesinden. Sorar;

"Siz, sabah yazımı değiştiren kişisiniz   değil mi? Siz gittikten sonra, bugüne kadar hiç dolmadığı kadar çabuk doldu şapkam. Söyler misiniz, ne yazdınız oraya?”

Adam gülümser ve;

“Yalnızca doğruyu yazdım. Aslında senin yazdığının aynısını başka bir sözle anlattım” der.

Çocuk merak eder iyice. Adamdan kağıda ne yazdığını söylemesini ister. Adam şunları yazmıştır;

“Bugün harika bir gün ve ben onu göremiyorum!”

Düşündüğünüzde, her iki yazının da çocuğun görme engelli olduğunu anlattığını söylemeye gerek yok. Ne ki, ilk yazı, yani çocuğun kendi yazısı yalnızca görme engelli olduğunu belirten bir yazıdır. İkinci yazı, yani adamın eklediği yazı ise, hem çocuğun görme engelli olduğunu anlatmakta, hem de görme engelli olmayanların ne kadar şanslı olduğunu vurgulamaktadır.

Burada ortaya çıkan şudur; kimi zaman aynı şeyi anlattığınız sözcüklerin farklılığı, insanların üzerinde değişik etkiler yaratabilir. Bildikleri, gördükleri şeyleri daha kolay algılamalarını sağlar…

Bir şey daha çıkıyor ortaya; o farklılığı, o anlatım ayrıcalığını kim bulacak?

Günümüze şöyle bir bakın lütfen. Türkiye’nin geldiği durumu iyice bir gözlemleyin. Satıp savılmış, peşkeş çekimleş bir ülke göreceğinizden hiç kuşkum yok.

Bunu yalnızca siz mi görüyorsunuz. AKP’ye oy verenler, destekleyenler görmüyor mu?

İşte budur olay. Birileri çıkacak, görüp de algılayamadıklarını vatandaşa anlatacak.

Kimdir bu “birileri”?

Bugünkü konumda Kemal Kılıçdaroğlu’dur, Devlet Bahçeli’dir ve muhalefetteki diğer partilerin sözcüleridir.

Güzel bir günü göremeyenleri uyandırmak için kağıda kaleme sarılsınlar lütfen. Anlatsınlar anlaşılır bir dille…

Bu haber toplam 840 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.