1. HABERLER

  2. SPOR

  3. Antrenman maçı gibiydi
Antrenman maçı gibiydi

Antrenman maçı gibiydi

Kurtuluş maçımızdı. Ancak tribünler boştu. En az taraftar önündeki maçlarımızdan birini oynadık. Duyarlılık gösterip bu önemli maçta takımın yanında olan taraftarı alkışlıyorum. İlgisiz

A+A-

Kurtuluş maçımızdı. Ancak tribünler boştu. En az taraftar önündeki maçlarımızdan birini oynadık. Duyarlılık gösterip bu önemli maçta takımın yanında olan taraftarı alkışlıyorum. İlgisiz kalanları da kınıyorum. 1461 Trabzon ligin zayıf halkalarından biri olmasına rağmen hiçbir maç oynamadan kazanılmazdı.

Rakibi ciddiye alan Kocaelispor, santra ile birlikte yüklendi. İstekli ve hırslıydık. İlk golün gelmesi de gecikmedi. Onur Alkan güzel bir vuruşla topu ağlara gönderdi. Golde kaptan Serdar’ın büyük payı vardı.  İki dakika sonra Onur Türk biraz dikkatli olsa ikinciyi bulup çok erken rahatlayacaktık. İlk 15 dakika geçildikten sonra tempomuz düştü. Rakibin de gol atacak hali yoktu. Al gülüm ver gülüm şeklinde devam ediyordu maç. 36’ncı dakikada Onur Alkan ceza alanına iyi bir orta yaptı, Gökhan şık bir kafa vuruşuyla topu ağlara bıraktı. Golde kaleci hatası da vardı. Devre arası soyunma odasına 3-0 önde girebilirdik. Bitime 2 dakika kala Ercan altı pasta vuramadı. Trabzon temsilcimizin gücü yoktu. İkinci golden sonra tamamen gardı düşmüştü. İkinci yarıya tempolu, istekli başladık. Onur Türk-Serdar birlikteliği üç ve dördüncü golleri getirdi. Önce Serdar, Onur Türk’e, ardından Onur Türk, serdar’a gol attırdı. Her ikisi de çok güzeldi. Son 25 dakikaya girilirken 4 farklı üstünlüğü yakalamıştık. 4-0’dan sonra da pozisyonlara girdik ancak 5’nciyi bulamadık. Sezonun en önemli, kritik maçında çok rahat bir galibiyet aldık. Doğrusu bu kadar kolay olabileceğini düşünmemiştik. Trabzon temsilcimi etkili Kocaelispor karşısında çok kolay teslim oldu. Sezonun en iyi futbolunu oynadık diyebilirim. Görevini yapmayan tek bir futbolcumuz yoktu. Kaptan Serdar bana göre sahanın yıldızıydı. Kaptanın dünkü performansına şapka çıkartmak gerekirdi.

Kötü bir sonuç halinde son 4 hafta korkuyu rüya görecektik. Umduğumuzdan kolay bir galibiyet aldık. Adeta antrenman maçı oynadık.  Düşme hattıyla aradaki puan farkını 8’e çıkartıp iyice rahatladık. Başka bir anlamda derin bir oh çektik. Bu rahatlıkla son 4 hafta iyi sonuçlar bekliyoruz Kocaelispor’dan. Gelecek sezonun ayak seslerini duyuralım istiyoruz.

Kırgız’ın hiçbir suçu yok

Öncelikle bu yazıyı birilerine cevap vermek maksadıyla yazmadığımın bilinmesini isterim. Sadece bilgi vermek, yanlış anlaşılmalara, haksız suçlamalara neden olduğum bir konuya açıklık getirmek istiyorum.

Kocaelispor Başkanı Rafet Kırgız ile 20 yıla dayanan dostluğumuz vardır. Zaman zaman ters düştüğümüz, birbirimize kırıldığımız, kızdığımız da olmuştur. Ancak karşılıklı olarak saygıda kusur etmemişizdir. Sevgili Kırgız’ın Kocaelispor’a başkan olmasıyla başlayan süreçte çok sık olmasa da arada kendisini arar, bir gelişme var mı diye sorarım. Kendisini fazla rahatsız etmememe özen gösteririm. İşi başından aşkın biliyorum çünkü. En son geçen hafta başı yanılmıyorsam pazartesi günü aramıştım. Takıma bir ödeme yapıp yapılmayacağını, Vali’den bir haber gelip gelmediğini sordum. Sevgili Kırgız, Valimizin ödeme sözü olduğunu ve kısa süreçte bu sözünü tutacağını söyledi. Kırgız rakam konusuna girmek istemedi. Ben ısrar ettim. Ne kadar bekliyorsunuz veya talebimiz nedir diye. Talep ettikleri rakamın 500 bin TL olduğunu söyledi ancak özellikle rica etti rakamı yazmamamı. Ertesi gün Kırgız’dan aldığım bu bilgiler ışığında haber yaptım. Vali’den para geliyor diye. Kırgız’ın ricasına rağmen, sorun olmaz diye düşünerek rakamı da yazdım. Sonrasında kıyamet koptu. Rakam sadece bizim gazetede çıkınca genç bir meslektaşlarım Kırgız’a veryansın etti. Kırgız kimin adamı başlıklı bir makalesinde benden malum spor müdürü diye söz ederek, Kırgız’ın bana özel haber servisi yaptığının altını çizdi. Kırgız’ın basın mensupları arasında ayrıcalık yaptığını belirtti.

Son yaşanan olayda Kırgız’ın hiçbir suçu yok. Rakamı yazmamamı özellikle rica etti. Ben o ricasını dinlemedim. Yangın da bu rakam yüzünden çıktı. Suç benim.  Kırgız’ı zor durumda bıraktım. Kendisinden özür diliyorum.

Bir şeyin bilinmesini isterim.  Kırgız’ı çok iyi tanıyorum. Hangi makamda olursa olsun sorumluluklarını çok iyi bilir. Kesinlikle basın kuruluşları veya basın mensupları arasında bir ayırım yapmaz. Herkese eşit mesafededir. Onun için dostluklar başka, iş başkadır. Bu kentte hiçbir basın mensubu Kırgız’ın adamı değildir. Olamaz da. Buna Kırgız müsaade etmez. Bu böyle biline.

Aydın spor gazetesi çıkartırsa, ben de ASKF başkanlığına aday olurum!

Yerel gazetelerin birinde ASKF Başkanı Murat Aydın’ın Karamürsel kulüpleriyle yaptığı toplantıdaki bir söylemi dikkatimi çekti. Aydın ilk sayısını geçen ay çıkardıkları Amatörce Dergisi’yle ilgili olarak, “Belki bir yıl sonra dergiyi günlük spor gazetesine dönüştürürüz, böylece bütçeye önemli bir kaynak sağlarız” demiş.

ASKF’nin faaliyetlerini duyurması, farklı branşların tanıtımına yardımcı olması için aylık dergi çıkarmasını doğru bir düşünce olarak değerlendirmiş, ilk sayısını da beğendiğimi söylemiştim. Ancak günlük spor gazetesi çıkartmak ASKF’yi aşar diye düşünüyorum. Böyle bir ihtiyaç zaten söz konusu değil. Aydın durduk yere neden böyle bir düşünceyi ortaya attı bilemiyorum. Mantıklı bir düşünce, proje değil gibime geliyor. Sonra işleri de değil. Herkes bildiği işi yapmalı diyoruz. ASKF yönetimi kendi asli görevini yapacak, bizler de spor gazetesi çıkartacağız.

Sevgili Aydın’ın spor gazetesi çıkarma projesinin bir espri olduğu kanaatindeyim. Yok bu konuda ciddiyse, mutlaka spor gazetesi çıkartacağım diyorsa, bilsin ki, önümüzdeki kongrede ben de ASKF Başkanlığına aday olurum! Aydın spor gazetesi çıkartıyorsa, bana da ASKF başkan adayı olmak yakışır. Haksız mıyım?

Basın Ligi’ne dair derslik bir yazı

Basın Ligi’nde son haftalarda yaşanan tatsızlıklar üzerine üzüntülerimizi dile getirip, tepkimizi verdik. Benim yaptığım eleştirileri ağır ve haksız bulanlar oldu. Ben aynı düşüncede değilim. Yazdıklarımın arkasındayım, en küçük bir pişmanlığım da yoktur. Bunu baştan belirteyim istedim. Basın Ligi’ndeki olumsuzluklarla ilgili dikkat çeken yorumu Kocaelispor’un unutulmaz futbolcusu sevgili Zeki Kaya ağabey Demokrat Kocaeli Gazetesi’ndeki köşesinde yapmış. Zeki ağabey gerçekten müthiş bir yazı yazmış. Herkes okumalı ve mesajları çok iyi algılamalı. Tam derslik bir yazı. Yüreğine sağlık Zeki ağabey. İşte o yazı:

“İnsanları birbirlerine yaklaştırıp kaynaştırma konusunda spor bir numaradır. Ve güzel bir organizasyonun ikinci yılında da şık olmayan görüntüler turnuvayı gölgelemeye devam ediyor. Spordaki raconları kesmenin, doğrularla yanlışları alkış ve eleştirilerle donatarak kamuoyuna sunmanın en önemli temsilcileri olan basın görevlileri, herkese örnek olmayı tam anlamıyla beceremeyerek kendilerini yaralıyorlar. İhtiraslarına yenilip sadece başarı için kurdukları üçkâğıt numaralarıyla kendilerini bile kandıran zavallılara gösterilen lüzumsuz toleranslar, gidişatı çirkinleştiriyor. Fizik açıdan yetersizlik, müsabaka sonuna doğru tahammülsüzlüğe dönüştüğünde ve beyinlerin yanlış kurgulanmasıyla birleştiğinde de, yakışıksız olaylar meydana gelerek dostluğu pekiştirecek yarışmalar utanç duyulacak görüntülere koşturuyor. Halbuki rakip topla geçerken müdahale edildiğinde ona zarar gelme ihtimalinde bile kendimizi sakınma, güzel bir gol kendi kalemize atıldığında da alkışlayabilme klasına ulaşabilme uygulanabilseydi! Gönül bunları arzu ediyor”.

Bu haber toplam 1288 defa okunmuştur
Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.