1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Arena protestosu ve Adnan Polat
Arena protestosu ve Adnan Polat

Arena protestosu ve Adnan Polat

O akşam izlediniz mi bilmiyorum. Ben evdeki muhalefete rağmen(!) Galatasaray’ın yeni stadının açılış törenini baştan sona izledim. Önce röportajları, arkasından Kenan Doğulu konserini ve son

A+A-

O akşam izlediniz mi bilmiyorum. Ben evdeki muhalefete rağmen(!) Galatasaray’ın yeni stadının açılış törenini baştan sona izledim. Önce röportajları, arkasından Kenan Doğulu konserini ve sonrasında konuşmalar bölümü.

Tabii Başbakan Erdoğan’ın gelişi anons edildiğindeki ıslık ve protesto sesleri fazla büyütülmeden geçiştirildi. Daha sonra, başkan Adnan Polat’ın konuşması ve arkasından TOKİ Başkanı Erdoğan Bayraktar’ın ne dediği tam olarak anlaşılmayan ama gittikçe sinirlenerek sesini yükselttiği konuşması, şiddetle protesto edildi. Islıklar ve yuh seslerini bastırmaya çalışan TOKİ Başkanı, yaptığı çirkin ve itici konuşma ile seyircileri adeta tahrik etti. Ve özellikle Galatasaray’ın rahmetli başkanı Özhan Canaydın’la ilgili söyledikleri seyirciyi hepten çileden çıkardı.

Bu gelişmeler sonrası başbakan Erdoğan ve beraberindeki zevat, bundan sonra oynanacak olan maçı izlemeden stadı terk ettiler.

İşte ne olduysa da ondan sonra oldu!

Galatasaray kulübünün başkanı önce yapması gereken şeyi yaptı ve ev sahibi olarak konukları durumundaki Sayın Başbakan’dan özür diledi.

Tamam, buraya kadar her şey normal.

Sonrasında haddini de, yetkisini de aşan ve bir demokraside söylenmemesi gereken şeyleri sıralayıverdi:

“Bunlar Galatasaraylı değil, bunlar provokatör,

Bunları emniyet ile işbirliği yapıp tek tek saptayacak ve bir daha maça sokmayacağız”

Allah Allah!

Bu kadar kraldan çok kralcı olmak, aklı sıra başbakana yaranmaya çalışmak, kendi takımının seyircilerini aslanların önüne atmak, onları jurnallemek bir Galatasaray başkanına yakışır mı hiç?

Adını dünyaya duyurmuş, şampiyonluklar yaşamış ve yaşatmış olan bir spor kulübünün başkanı, nasıl olurda bir devlet yöneticisini, siyaset adamını hangi nedenle olursa olsun protesto eden seyircisini cezalandırmayı aklının ucundan geçirir?

Avrupa görmüş Adnan Polat, seyircinin ıslıklamasını, yuh çekmesini suç sayan bir ülkeye tanık olmuş mu acaba?

Seyircinin alkışlamak kadar protesto etmek gibi de bir hakkı vardır. Ve bunu da zaman zaman kullanır.

Zaten başarısız bir yönetici olduğu tartışmasız olan Sayın Polat, bu son tavrı nedeniyle tamamen gözden düşmüş, karizmayı çizdirmiştir.

Ne diyordu Bülent Arınç, Ertuğrul Günay için “Allah kimseyi Ertuğrul Günay’ın düştüğü duruma düşürmesin!”

Evet, bende diyorum ki “Allah kimseyi Adnan Polat’ın düştüğü duruma düşürmesin!”

İster cumhurbaşkanı ister başbakan ister muhalefet lideri olsun siyasetçiler, alkış gibi protestoyu da, halkın tepkisi olarak doğal karşılamalı ve saygı göstermelidirler.

Zaten demokrasinin de gereği bu değil mi?

Sen kimin vekilisin?

Geçenlerde tamamen tesadüfen NTV’de Banu Güven’in, Dilovası ile ilgili olarak Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Onur Hamzaoğlu ile yaptığı bir söyleşiye takıldım ve ilginç gelen bu programı sonuna kadar izledim.

İnanım içim burkuldu, üzüldüm, kahrettim.

Değerli bilim adamının tamamen bilimsel verilere dayanan ve rakamlarla Kandıra-Dilovası karşılaştırması, somut gerçeği tüm çıplaklığı ile sergiliyordu.

Sayın Hamzaoğlu, hem sorunun kaynağını ortaya koyuyor hem de çözüm yolunu gösteriyordu.

Buradan İstanbul’a giderken veya İstanbul’dan İzmit’e gelirken Dilovasına salındığımızda, burnumuza gelen o genzimizi yakan kimyasal koku, ağır pis havadan bir an önce kurtulmaya çalışıyoruz değil mi?

Ya orada yaşayan çocuklar, yaşlılar, yetişkinler ne yapsınlar?

Onlar her gün 24 saat o havayı soluyorlar!

Yapılan araştırmaların sonuçlarına göre, anne sütü bile zehirli!

İşte bu bölgenin insanlarının oylarıyla Ankara’ya giden ve kendisi de o bölge kontenjanından vekil seçilen bir zat-ı muhterem, Dilovası hakkındaki gerçekleri kamuoyuna açıklayan bilim adamını aklı sıra karalamaya, onu yalancı çıkarmaya çalışıyor.

İnsan bir utanır, sıkılır değil mi?

İnsanlar patır patır ölürken, anneler bebeklerini zehirli sütle emzirirken,

Sen kimin vekilisin diye sormazlar mı adama?

İlin valisi, 2010 yılında toplam bir milyon 427 bin TL para cezası kesildi bölgedeki sanayiciye diyor, vekil ise “kanser artmadı, çünkü arıtma tesisleri yapıldı” diyebiliyor.

Pes doğrusu!

Uyan hey halkım, uyan!

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.