1. HABERLER

  2. Arınç’tan dizilerdeki alkol ve öğrenci görüntülerine tepki
Arınç’tan dizilerdeki alkol ve öğrenci görüntülerine tepki

Arınç’tan dizilerdeki alkol ve öğrenci görüntülerine tepki

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, yerli dizilerdeki alkol görüntülerine ve ayrıca bazı öğrenci dizilerine tepki gösterdi. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen

A+A-

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, yerli dizilerdeki alkol görüntülerine ve ayrıca bazı öğrenci dizilerine tepki gösterdi.

Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) kuruluş yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen etkinlikte konuşan Arınç, sigara konusunda gösterilen hassasiyetin, alkol ve benzeri ürünler konusunda gösterilmediğinden yakındı. Arınç, halkın yüzde 80'inin üzerinde bir oranla 'alkol içmiyorum' demesine rağmen, özellikle dizilerde 'alkol sanki ailenin ve evin bir parçasıymış' gibi gösterildiğine dikkat çekti. Arınç, şöyle konuştu: “Kapıyı açar açmaz insanın şişeye sarılması, ‘merhaba’ dedikten sonra hemen elindeki kadehle içki sunulması hangi toplumun değerlerini gösteriyor veya neyi bize anlatmak istiyor? Toplumda ilgi ile takip edilen diziler var. Bu dizilerin arka planında başka unsurların da yattığını biliyorum. Mesela çok meşhur birisinin o dizilerde, nefes almadan izlenen birilerinin sık sık elini kadehe sürmesi, şişeyle arkadaş olması acaba o karakterin o dizide yaptığı rolle mi ilgilidir, yoksa gizli sponsorların cebine doldurdukları parayla bizim reklamımızı yap demesiyle mi ilgilidir?”

Çocuklara hatırlatmalar yapılsa da televizyonun sadece onları değil gençleri, yetişkinleri aileleri de yönlendiren ve değiştiren bir etkiye sahip olduğunu vurgulayan Başbakan Yardımcısı Arınç, “Günde 3 saatten fazla izlenen televizyon hepimizin en iyi arkadaşı haline gelmiştir. Esasen sadece çocuklar için değil yetişkinler için de belli uyarılar yapılmasının faydalı olacağını düşünüyorum.” dedi.

Televizyonun kötü alışkanlık olarak bazı ürünlerin pazarlanabildiği ve teşvik edildiği bir platform olduğunu dile getiren Bülent Arınç, “Ama bu süreç iyi yürütülürse çok faydalı sonuçlar da elde edilebilir. Sigaranın zararlarını anlatılması ve kullanımının azaltılması konusunda görsel medya ve ilgili kurumlarımız çok iyi bir iş başardılar. Hem kamu spotları hem diziler ve programlardan sigaranın çıkartılması, eski film veya dizilerde sigaranın buzlanması işlemi sigara ile mücadele konusunda toplumu etkileyen en önemli faaliyet oldu. Bu çabalar sayesinde binlerce insan sigarayı bıraktı çocuklarımız bu alışkanlıktan uzak kalabildi ve milyonlarca lira tasarruf sağlandı.” diye konuştu.

Bu başarılı örneğe rağmen sigara konusunda gösterilen hassasiyetin, alkol ve benzeri ürünler konusunda gösterilmediğini söyleyen Arınç, “Alkol ve sigara gibi gençlerimizi insanımızı zararlı olan bir ürün, buna rağmen her akşam yayınlanan dizilerde sigaranın yerini bol bol alkol şişeleri aldı. Alkol reklamı yasak olmasına rağmen dizilerin çoğunda alkol buzlanamadığı için sıradan tüketilen bir içecek haline geldi. Son haftalarda yayınlanan bir ankete göre vatandaşlarımız yüzde 80'inin üzerinde bir oranla ‘alkol içmiyorum’ demesine rağmen, özellikle dizilerde alkol sanki ailenin ve evin bir parçasıymış gibi gösteriliyor. Dizilerimizde aile sofralarında alkolün sıradanlaştırılması sigaralarının zararlarını anlattığımız bir ortamda başka bir zararlı bir ürün sorununun da oluşmasına yol açıyor. Elbette vatandaşlarımız hür iradeleri hangi içeceği içmek istiyorlarsa içebilirler. Ancak sağlığa ve topluma zararlı bir içeceğin ürün ismi vermeden aleni olarak özendirilmesi ve toplumda bu ürünlerin tüketimine yönelik teşvik yapılması da doğru değildir. Bu konuda RTÜK'ün bir yasaklama veya cezalandırma işleminden ziyade görsel medyanın bu konuda daha hassas olması ve ticari kaygılarla birlikte toplumun hassasiyetlerinin de dikkate alınması gerekmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.

Anayasa’da ailenin ve gençliğin korunmasına dair iki madde bulunduğunu hatırlatan Başbakan Yardımcısı Arınç, “Bunların da gençliğimizi kötü alışkanlıklardan, uyuşturucudan vs.'den korumak için devletin alacağı tedbirlerden bahsediliyordu. Sigara bir uyuşturucu değil, kötü bir alışkanlık. Ama vücuda da zararları var. Şüphesiz alkol de bunlardan bir tanesi. Kapıyı açar açmaz insanın şişeye sarılması, ‘merhaba’ dedikten sonra hemen elindeki kadehle içki sunulması hangi toplumun değerlerini gösteriyor veya neyi bize anlatmak istiyor? Toplumda ilgi ile takip edilen diziler var. Bu dizilerin arka planında başka unsurların da yattığını biliyorum. Mesela çok meşhur birisinin o dizilerde, nefes almadan izlenen birilerinin sık sık elini kadehe sürmesi şişeyle arkadaş olması acaba o karakterin o dizide yaptığı rolle mi ilgilidir yoksa gizli sponsorların cebine doldurdukları parayla bizim reklamımızı yap demesiyle mi ilgilidir?” ifadelerini kullandı.

GEREKİRSE TBMM’DEN ALKOL İÇİN DÜZENLEMEYE HAZIRIZ

Arınç, şöyle devam etti: “İsim vererek söylemiyorum, ama bu tipler herkesin malumudur. Biz bu tiplerle mücadele etmiyoruz, onların vermek istedikleri mesajın topluma neye mal olacağını bildiğimiz için bir şeyler göstermeye çalışıyoruz. Herkesi alkolik yapmaya, alkol tüketimini artırmaya yönelik, öylesine güçlü, cepleri dolgun, çekleri gayet kıymetli birileri vardır ki sırf bazı dizilerde reklam unsuru olsun, rol model olsun diye birilerine özel roller verilmiş olabilir. Bunu bir kenarda düşünmemiz lazım. 'Kimdir bunlar?' derseniz kulaklarınıza üfleyeceğim, birkaç tane isim olabilir. Ama bu dizilere biraz bu gözlerle de bakmamız lazım. Bir kanuni düzenlemeye şu anda gerek ve ihtiyaç yok, doğru da değil; ama ne olur bu konudaki duyarlılığımızı her noktada hissettirelim ve bunun propagandasını yapacak noktalardaki insanlara ‘bu işten vazgeç kardeşim, bunun bu insanlara, bu ülkeye faydası yok’ demesini de bilelim. Mutlaka yasaklayıcı bir tedbir gerekiyorsa ben şahsen bunu Meclis’te toplumsal bir talep olduğu takdirde gerçekleştirmeyi de kendime vazife bilirim. Ben gençliğimizi, ailemizi seviyorum. Onların vücut akıl ve dimağlarına zarar verecek bir şeyin önlenmesi gerektiğine, toplum bizi iterse ve bu yasal düzenleme ile olacaksa buna da hazır olduğumu şahsen Bülent Arınç olarak, bu işte görevli bir bakan olarak da açıkça söylüyorum.”

OKUL DİZİLERİNDEKİ ÖĞRENCİLER ÖĞRENCİ Mİ?

Dizilere yönelik eleştirilerini okul dizileri ile sürdüren Arınç, “İkinci bir noktaya daha dikkatinizi çekmek isterim. Özellikle gençler üzerinde özendirici birtakım yayınlar olabilir. Şu televizyonlarda yayınlanan okul dizilerine bir de başka bir gözle bakın. Bu okul dizilerindeki öğrenciler öğrenci midir? Erkeğiyle kızıyla... Bunların kıyafetleri bir öğrenci kıyafeti imidir, konuştukları bir öğrenci dili midir? Öğrenci ile öğretmen arasındaki ilişkiler Türkiye’de bildiğimiz nitelikte midir? Hangi entrika çekememezlik, hangi saç baş sevgili paylaşamamak, hangi birbirini şişleyecek noktada birbirlerine arkadaş beğenmek? Bu dizilerde verilmek istenen nedir Allah aşkına? Gençliğin heyecanını, sevgisini, aşkını böylesine kötü rol modeller ortaya koyma çabalarında ben şahsen bir kötülük hissediyorum ve sadece bu dizileri yapmak üzere kurulmuş televizyonlar olduğunu biliyorum. Çocuklarımız kravatlarını göbeğinden bağlamaya çalışıyorsa, kedi kuyruğu gibi kravatını bir tarafına bağlamışsa… Bizim bu dizilerdeki gençlerimizin de boynunda kravata benzer bir şey var ama göbeğine doğru sarkmış ne idüğü belirsiz bir şey. Bu öğrencinin kravat takması gerekiyorsa böyle mi takacak? Kızlarımızın eteklerinden, kıyafetlerinden bir öğrenci kıyafeti olduğunu anlayabilecek miyiz? Bu dizileri izleyenlerin hepsi okullarında bu şekilde giyinmeye çalışıyor, aynı kelimeleri kullanmaya gayret ediyor. Sevginin, aşkın yerine günü birlik heyecan ve heveslerle kendilerini tatmin etmeye çalışıyor. Okul dizilerindeki nitelik ve nicelikten fevkalade üzgünüm. Kalite bu kadar kalitesiz olmamalı.” dedi.

Televizyon yöneticilerine, patronlarına ve sahiplerine “bu konuya bir başka gözle bakın” çağrısında bulunan Bülent Arınç, “Bu memleket hepimizin. Bu gençler geleceğimiz. Bunların iyi duygularla yetişmiş olması fedakarlığı feragati sevgiyi arkadaşı dostluğu, arkadaşlık uğruna göz alınabilecek her şeyi bu gençlerimize vermek gerekirken onları hiç duymadığımız argo kelimelerle saç saça baş başa erkek kavgası yapan bir görüntüye sokmak ne kadar doğru güzel kardeşlerim. Bir dost olarak bunu söylüyorum. Ha bu çağdaşlık değil derseniz bu farklı bir çağdaşlık, benim de düşüncem böyle. Zarar veren şeylerin bir an evvel terk edilmesini istiyorum. Bir konunun, yayının, dizinin fayda ve zarar analizlerinin yapılmasında fayda var.” diye ekledi.

KAPANACAK DİZİ BİZİM YÜZÜMÜZDEN 6 AY DAHA YAYINLANIYOR

Kendisine diziden şikayet edenlere RTÜK yayın ilkelerini işaret ettiğini anlatan Arınç, “Doğru olan da bu, bunu Başbakan'a da, hükümetimize ifade ettim. Dizi ismi vererek onu bunu eleştirmek hiç izlenmeyenleri izlenir hale getiriyor. Dükkanını 3 ay önce kapatacakken sırf bizim yüzümüzden 6 ay daha devam ediyor. Ne yaptığımızın farkına varalım. RTÜK'e şikayet edilirse 9 tane aslan gibi insan var, bakar ilkelere aykırıysa cezasını verir. Şu veya bu dizi hakkında şunu veya bunu söyleyerek, gönüllü milyonlarca değerindeki propaganda yapmamıza gerek yok demiştim.” şeklinde kaydetti.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.