1. HABERLER

  2. MEKTUP

  3. Arkanıza yaslanın ortamın tadını çıkartın
Arkanıza yaslanın ortamın tadını çıkartın

Arkanıza yaslanın ortamın tadını çıkartın

24 Haziran’a vitesi boşalmış TIR gibi gidiyor, dik bir rampadan aşağıya iniyoruz.

A+A-

Hepimizin kişisel kaygıları var. Hepimizin farklı oranlarda gelecek endişesi var. Çok sevdiğimiz ülkemizin geleceği konusunda kaygılarımız var.
Bu arada cumhurbaşkanı adayları, milletvekili adayları ortalıkta bas bas bağırıyorlar. Birbirlerini suçluyorlar.
Bu ortamda çok rahat olmak, sinirlenmemek, strese girmemek mümkün değil. 
Ama benden size tavsiye.. Yaslanın arkanıza.. Duymayın, izlemeyin.. Bu ortamın keyfini çıkartın. Şöyle düşünün, “Ya seçim olmasaydı?” “Ya önümüze 24 Haziran’da sandık gelmeyecek olsaydı?” 
Önemli olan demokrasiyi korumak. Önemli olan kardeşliği korumak. Önemli olan kafamıza hiç uymasa bile her görüşe saygı duymak. Önemli olan, sandıktan çıkacak sonucu, milletin çoğunluğunun tercihini içinize sindirmek. 
…………
Ben eminim 25 Haziran sabahı Türkiye için kötü olmayacak. Kim kazanırsa kazansın, ya da kim kaybederse kaybetsin. Artık Türkiye’de her açıdan bıçak kemiğe dayanmış durumda. 25 Haziran sabahından itibaren hepimiz daha çok çalışmak, daha çok üretmek zorundayız… 
O halde, 24 Haziran’a kadar ortamın tadını çıkartın. Kavgaların içine girmeyin. Hiçbir söyleme aşırı sinirlenmeyin. En sevmediğiniz adaya bile sinirlenip küfür etmeyin. 
Sayılı gün çabuk geçer. Bu günler de bitecek. Önümüzde daha zor, sıkıntılı günler var. Siyasetçi lafı uzatacak, mübarek Ramazan akşamı iftar yapmakta bile gecikeceksiniz. Sizin karşınızda konuşan çapsızın yalan söylediğini bilecek, sesinizi çıkartamayacaksınız. 
Olsun, sinirlenmeyin. Yaslanın arkanıza.. Anın tadını çıkartmaya bakın. 25 Haziran’dan sonra hepimizin çok daha fazla işi olacak.
………..
Bu sütunlarda her zaman siz değerli okurlarıma içimi döktüm. Yine öyle yapacağım. 18 yaşıma girdiğim 1976 yılından beri mesleğin içindeyim. Eski Stat’taki amatör maçlarda kadroları alıp, fotoğraf çekerek başladım. Yıllarca Türkiye’nin en büyük şehir gazetesinin genel yayın yönetmenliğini, başyazarlığını yaptım. 
Şükürler olsun. Bu şehirde pek çok insan bana güveniyor, inanıyor. Her gün binlerce kişi yazılarımı okuyor. Artık yazılarımı işine geldiği şekilde anlayan, abuk sabuk yorumlar yazanlara bile kızmıyor, gülüp geçiyorum. 
Siyasetçiler geliyorlar. Anlatıyorlar. Kimilerinin çok boş konuştuğunu, boşu boşuna zamanımı aldıklarını biliyorum. Ama içimde sıkıntı yaratmıyorum. Hemen her gelene, “Senden daha iyi milletvekili olur mu?” diyorum. 
Zor günler geçirdim. Hastalıklar, ameliyatlar. 40 yıldır bu işin içindeyim. Mesleğe bizim yanımızda başlayıp, gazeteci havasını atan sahtekarlar, dolandırıcılar hep benden lüks yaşadılar. Benim ne evim, ne arabam, ne kenarda beş kuruş param oldu.
Aslında artık, bir köşede otuyor olmam gerekirdi. Hiç de sıkılmam. Senede iki kez eşimle Kıbrıs’a gidecek kadar param olsun, yaşam standardımdan taviz vermeyeyim bana yeter. Zenginlik tantana falan da hiç gözümde değil. Zaten öyle yaşayamam. Hayatımın hiçbir yerinde, kaliteli bir yemeğin yanında kaliteli bir şarap; lezzetli bir balığın yanında iki duble Yeni Rakı içmenin ötesinde lüksüm olmamıştır. Günde 10 TL’lik bahis yaparım. Başka da masrafım yok. Bütün gün evde yan gelip yatarak, film seyretmeye bayılıyorum. Hele bir torunum olsa, gözümün önünden ayırmam. 
Aslında bütün bunları da hak ettiğimi düşünüyorum. 24 Haziran’da sadece gidip oyumu kullansam sonra gelip seçim sonuçlarını evde takip etsem, hiçbir siyasetçi ile muhatap olmak zorunda kalmasam; yazı yazarken dengeleri nasıl korurum diye düşünmek zorunda kalmasam.. İnanın ömrüm uzar. 
Ama ben bu dünyaya çalışmak için gelmiş, çalışmaya mecbur insanlardan biriyim. 
Hiçbir şeyi kafaya takmamaya kendimi alıştırmaya çalışıyorum. Daha iyi gazete yapabilirim. Daha güzel yazılar yazabilirim. Ama eskisi kadar çok üzerinde durmuyorum. Yaşanan anın keyfini çıkartmanın peşindeyim. 
Gazetede yazılarımı yazıyorum. En yakın dostum, çay ocağını yöneten şehit babası sevgili Hüseyin Fehmi Özen. Bana çay getirirken, kendine de bir tane getiriyor. Gazetede odamda memleketi konuşuyoruz.
Perşembe akşamları TV 41’de canlı yayına çıkıyorum. Kolay iş değil, canlı yayında iki saat konuşmak, ahkam kesmek,. Ama artık bunu da kendime dert yapmıyorum. Canlı yayın sırasında reklam için ara verildiğinde, stüdyodaki kameramanlarla gırgır yapıyorum. Sadun Abi ile gırgır yapıyorum. Reklam arasında Nöbetçi Haber Müdürü Ahmet Sezgin koşarak stüdyoya giriyor, “Flaş haber var” diye bağırıyor. Onunla da gırgır yapıyorum. 
Çok saygı duyduğum Prof.Dr.Haluk Akbaş’ın kalbimdeki 4 damarı değiştirmesinden bu yana  yaklaşık 5 ay geçti. Bu ameliyattan önceki halimi, bitkinliğimi hatırlıyor, şimdiki sağlıklı halime şükrediyorum,
Hala ve açıkta her yerde söylüyorum. Şöyle 3-5 yıl kimseye muhtaç olmadan, zevklerimden ve alışkanlıklarımdan taviz vermeden yaşayabilecek kadar parayı bulsam, bir dakika durmam, kendimi emekliye ayırırım. Ama içinde bulunduğum şartlarda çalışmak zorundayım. 
Bu nedenle hayatı gırgıra almayı öğrenmeye çalışıyorum. Çünkü derin düşündükçe içiniz daha çok sıkılıyor. Ülkemizin siyasi fotoğrafına, siyasetteki kavgalara çirkinliklere baktıkça moraliniz bozuluyor. Dolar fiyatına, Euro fiyatına, Borsa’nın haline baktıkça içiniz daralıyor. 
Boş verin hepsini. Kendinize kötülük yapmayın. Hayatı gırgıra alın, siyaseti önemsemeyin -ama seçimi önemseyin- ve geleceği de çok fazla düşünmeyin… 
Hatta siyasetin içinde olan, partisinden aday adaylığı için bir ton para vererek başvuru yapanlara bile tavsiyem aynıdır. Seçilmek, seçilememek, aday olmak veya olmamak dünyanın sonu değil. Hırs yapmayın. Rahat olun. Sağlığınız yerindeyse, vücudunuzun her hangi bir yeri ağrımıyorsa, buna şükredin.
İçinden geçtiğimiz ortamda, hepimizin hayıtı biraz gırgıra almamız gerekiyor. Aksi halde bu ülke, bu kent yaşanmaz durumdadır ve insan bu girdabın içine girerse emin olun kafayı yiyecektir.

BULMACAMIZ DEĞİŞTİ 
Özgür Kocaeli’de yıllardır okurların isteği nedeniyle Bulmaca sayfası yayınlanır. Bu yılın başında bulmaca hizmetini aldığımız İstanbul’daki profesyonel firmayı değiştirmiştik. Ancak bulmacamızın yeni halini, meraklı okurlarımızın büyük bölümü beğenmedi, eskiye dönülmesini istedi. Bu aybaşından itibaren yeniden eski bulmacaya döndük. Üstelik çözümleri de aynı gün başka sayfada yayınlanıyor. Biraz stres atmak için bol bol bulmaca çözmenizi de tavsiye ederim.

Saygılar, sevgiler. 
Evinizde huzur, sağlık ve bereket dilerim. 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Yapılan yorumlardan yazarları sorumludur.