DİĞER HABERLER
- EVET yok HAYIR yok BAYRAM var
- Terasta bayramlaşma
- CHP 87 yaşında
- AKP kıpır kıpır
- Rektör Komsuoğlu; “Yeniden Adayım”
- Cephanelik’te inşaat başladı
- Bağçeşme’de pompalı dehşet
- Pirelli’de kaza iki işçi yaralı
- Sapanca Yolu’nda kelle koltukta
- Sabancı Kültür Merkezi, yeni yüzüyle 21 Eylül’de açılacak
- Levis’ten yeni şube
PERDE ARKASI HABERLERİ
- Şehir merkezinde bile çok fazla silah atıldı
- ADD Başkanından da Tür’e ağır sitem var
- Evin karşısındaki okula çocuğunu kaydettiremedi
- Belediye arabası çöpleri yol kenarına bırakıyormuş
- Özdilek Sinemaları çok şık olmuş
SPOR HABERLERİ
- Çelik, Kocaelispor’un yenisine de karşı çıktı
- Mardin maçıyla çıkış sürecek
- Bayram mesaisi
- Metin Gencer eldivenleri giydi
- Gölcük’te çifte kutlama
EN ÇOK OKUNANLAR
- MHP’nin bayramlaşması Hasan Gemici’ye alındı
- İftar gezmesi ölümle bitti
- “Kendimi benzin döküp yakacağım”
- Topel’den sivil uçak haziranda havalanacak
- 400 kişiye 3 aylık iş
EN ÇOK YORUMLANANLAR
İşsizlikle mücadelenin “Palavra” programı
Sokakta kime sorarsanız sorun: Ülkemizin ve kentimizin en büyük, en önemli sorunu işsizlik..
İşsizlik, sadece işsiz olanların sorunu değil. Meslek okulunu veya üniversiteyi bitirmiş, elinde bir mesleği veya diploması bulunan; askerliğini yapmış gençlerin sorunu.
Dahası, onların annelerinin, babalarının, varsa eşlerinin, ya da nişanlılarının, varsa çocuklarının sorunu.
Düşünün ki 20’li yaşlarda, okulu bitmiş, askerliği bitmiş bir genç evde oturuyor. Sadece kendisinin derdi değil bu dert. Bütün ailenin sorunudur.
…….
İşsizlik, aynı zamanda, halen herhangi bir işyerinde emeğini ortaya koyarak, ücret karşılığı çalışan her insanın, yani düzenli bir işi bulunan insanların da sorunu.
Dışarıda milyonlarca insan işsizken, o insanların büyük bölümü “Ne iş olsa yaparım, kaç para maaş olsa çalışırım” diye beklerken, halen bir işi olup da çalışanlar rahat olabilir mi?..
Böylesi bir ekonomik kriz ortamı sürerken, bütün işyerlerinde patronlar eleman çıkartırken, mevcut çalışanlar başlarını yastığa koyduklarında rahat uyuyabilir mi?.. Her an işten çıkartılıp, boşlukta kalma korkusu içinde olan insanların karısı, çocuğu, bakmakla yükümlü olduğu insanlar mutlu olabilir mi?..
……..
Sorunun boyutları, etki alanı, yarattığı tahribat anlatılır gibi değildir. İyi de, bu büyük sorunun çözümü için ne yapılıyor..
Size, geçen hafta Kocaeli Valiliği’nde yapılan “İl İstihdam Kurulu” aylık toplantısında açıklanan resmi rakamları yazacağım. Aşağıdaki rakamların hiç biri palavra değildir. Devlet kurumlarının resmi rakamlarıdır.
Önce, Kocaeli İş Kurumu’nun son üç yıllık performansına bakalım. Bu rakamlar, ilimizde işsizliğin ne boyutlara geldiğini açıkça gösterecektir.
Yıl:2007. İş Kurumu Kocaeli Şubesi’ne toplam 27.752 yeni başvuru yapılıyor. İşkur, 2007 yılı içinde ancak 5.436 kişiyi işe yerleştiriyor. 31 Aralık 2007 tarihi itibariyle, önceden devredenlerle birlikte Kocaeli’de kayıtlı işsiz sayısı 32.210 kişi.
Yıl:2008. İş Kurumu Kocaeli Şubesi’ne 36.313 kişi yeni başvuru yapıyor. Bir önceki yıla göre, çok önemli bir artış söz konusu. Buna karşın, İş Kurumu, 2008 yılında, ancak bir önceki yılki kadar insana, 5.442 kişiye iş buluyor. 31 Aralık 2008 tarihi itibariyle, kayıtlı resmi işsiz sayısı 38.194 kişi. Bir önceki yıla göre, yaklaşık 6 bin kişilik artış var.
Şimdi krizin doruk yaptığı 2009 yılı rakamlarının vahametine bakınız.
Yıl:2009. İş Kurumu Kocaeli Şubesi’ne 43.802 yeni işsiz başvuruyor, kayıt yaptırıyor. 2007 yılına göre, neredeyse yüzde 100 artış var. Buna karşın, İşkur, 2009 yılında ilimizde ancak 3.974 kişiyi işe yerleştirebiliyor. İşsizim diye başvuranların sayısı olağanüstü artarken, iş bulunan insan sayısı çok belirgin biçimde azalıyor. 31 Aralık 2009 tarihi itibariyle İşkur Kocaeli Şubesi’ne kayıtlı işsiz sayısı 67.826 kişi oluyor.
…….
Çok kısa bir özet: 2007 yılının son gününde ilimizde kayıtlı işsiz sayısı 32.310 kişi. 2009 yılının son gününde ilimizde kayıtlı işsiz sayısı 67.826 kişi.
Krizin istihdam üzerindeki etkisi bu kadar açık ve belirgin.
………..
Yine resmi rakamlar: 2007 yılında, İşkur Kocaeli Müdürlüğü’ne 7.696 kişi, “Ben işten çıkartıldım, işsizlik ödeneği istiyorum” diye başvuruyor. Devlet, 2007 yılında işten atılanlara toplam 12 milyon 616 bin 291 TL işsizlik ödeneği vermiş.
2008 yılında ilimizde 11.917 kişi işsizlik ödeneği için başvuruyor. Bu insanlara ödenen toplam işsizlik parası 17 milyon 717 bin 636 TL.
Yine çarpıcı rakam 2009 yılında. 20.124 kişi işsizlik maaşı için başvuruyor. Bunların tamamı, bir işyerinde kayıtlı, sosyal güvenlik kapsamında çalışırken işten çıkartılmış insanlar. Devlet, sadece ilimizde 2009 yılı içinde 52 milyon 668 bin 797 TL işsizlik ödeneği dağıtıyor.
İşsiz kalan insanlara dağıtılan işsizlik ödeneğinin her yıl katlanarak artışı, ülkeyi yönetenlerin övüneceği değil, utanacağı bir durumdur.
Yine yüce devletimiz, büyük hükümetimizin krize önlem olarak çıkarttığı “Kısa Çalışma Ödeneği” kapsamında, sadece 2009 yılı içinde 12 milyon 571 bin 389 TL para ödüyor. Bu para, sanki büyük fabrikalarda çalışan, üretim düşüşü nedeniyle işten atılma tehlikesi yaşarken kurtarılan çalışanların cebine girmiş gibi görünüyor. Aslında, zora düşen işverenleri kurtaran bir para.
Şimdi yavaş yavaş üst üste koyalım: 2009 yılında işten çıkartılanlar için 52.7 milyon TL işsizlik maaşı ödenmiş. Yine 2009 yılında, aman patronlar daha fazla insanı işten çıkartmasın diye, zordaki fabrikalara 12.6 milyon TL kısa çalışma ödeneği dağıtılmış. Toplayın, 65 milyon TL’ye ulaştık. Bu sadece Kocaeli’nin rakamı.
…….
Hükümet, işsizliği önlemek, azaltmak için, istihdam yaratacak yatırımlar yapılması gerektiği gerçeğini hiç kabul etmiyor. 65 milyon TL, kaba bir hesapla, Seka’yı kurtarırdı.
Bizim hükümetimizin özellikle ilimizde işsizliği azaltmak için uyguladığı en çarpıcı yöntem nedir? Meslek edindirme kursları. Şimdi bunlara bakalım.
2009 yılı içinde ilimizde 34.466 kişi, devletin bu sözde “İş garantili” meslek kurslarına başvurmuş. Büyük bölümü, bir-iki gün kursa gitmiş, sıkılıp, bırakmış. Bütün bu kursların sonunda, 2.985 kişi işe yerleştirilmiş. Başvuranların yüzde 10’u bile değil.
Bu kurslar için de büyük paralar harcanıyor. Üstelik bu paraların kimlere gittiğinin de tam bir hesabı tutulmuyor.
Şimdi, sözüm ona bu patlamış işsizliğin çözümü için, İşkur ve devletimiz ilimizde yeniden “İş garantili meslek kursları” açacak.
Terzilik kursuna 100, aşçılık kursuna 100, mobilya montaj işçiliği kursuna 200, tezgahtarlık kursuna 400 kişi alınacak.
Bu kentte terziler, aşçılar, mobilya ustaları, tezgahtarlar sapır sapır işsiz kalıyor. Kursu bitirenleri, hangi işyerinde işe aldıracaksınız?..
Kamuda terzi mi kaldı, aşçıhane mi kaldı?.. DMO mu var, Seka mı var?.. Hangi belediyenin marangoz atölyesi var.
Her şey satılmış, kapatılmış, özelleştirilmiş. kamudaki bütün hizmetler müteahhit, taşeron firmalara devredilmiş.
Bu işsizlik bu kafayla nasıl önlenir?.. Hem devlet sözüm ona istihdamı arttırmak, işten atılanları korumak adına avuç dolusu parayı, trilyonları döküyor. Hem işsiz sayısı, işten atılan sayısı, hayatı boyunca bir iş bulamayan gençlerin sayısı her geçen gün çığ gibi büyüyor.
Sizce bu işte bir yanlışlık, üstelik derin bir yanlışlık yok mu?
Diğer Yazarlar
Yazarın Diğer Makaleleri
Yayınlanma tarihi öğrenmek için kursörünüzü makale başlığı üzerine götürerek bekletiniz.- Bu referandumun da sorumlusu Baykal’dır
- Siyasete bulaşan bayram
- Referandum sonuçlarının yerel siyasete etk...
- Lütfen bizi artık “Küçük şehir” yapın
- CHP’lilerin artık abukluk lüksü yok
- Şile’den Sarp’a otoyol
- 13 Eylül’de neyi göreceğiz
- 29 Mart’tan bakınca 12 Eylül’de “Hayır” zor
- İzmit’te esnaflık biter
- Gelecek yıl 30 Ağustos için hayallerim var




Yazar Hakkında
Yazıcı için
Yazara e-posta gönder


