DİĞER HABERLER
- EVET yok HAYIR yok BAYRAM var
- Terasta bayramlaşma
- CHP 87 yaşında
- AKP kıpır kıpır
- Rektör Komsuoğlu; “Yeniden Adayım”
- Cephanelik’te inşaat başladı
- Bağçeşme’de pompalı dehşet
- Pirelli’de kaza iki işçi yaralı
- Sapanca Yolu’nda kelle koltukta
- Sabancı Kültür Merkezi, yeni yüzüyle 21 Eylül’de açılacak
- Levis’ten yeni şube
PERDE ARKASI HABERLERİ
- Şehir merkezinde bile çok fazla silah atıldı
- ADD Başkanından da Tür’e ağır sitem var
- Evin karşısındaki okula çocuğunu kaydettiremedi
- Belediye arabası çöpleri yol kenarına bırakıyormuş
- Özdilek Sinemaları çok şık olmuş
SPOR HABERLERİ
- Çelik, Kocaelispor’un yenisine de karşı çıktı
- Mardin maçıyla çıkış sürecek
- Bayram mesaisi
- Metin Gencer eldivenleri giydi
- Gölcük’te çifte kutlama
EN ÇOK OKUNANLAR
- MHP’nin bayramlaşması Hasan Gemici’ye alındı
- İftar gezmesi ölümle bitti
- “Kendimi benzin döküp yakacağım”
- Topel’den sivil uçak haziranda havalanacak
- 400 kişiye 3 aylık iş
EN ÇOK YORUMLANANLAR
Rektörlük zor zanaat...
Son günlerde kamuoyunun dikkatini çeken bir olay da rektör atamaları... Üniversitelerde rektör adayları oylanıyor, ama rektörlüğe en yüksek oy alan değil de, ikinci-üçüncü sıradaki kişiler atanıyor...
Öğretim üyelerinin oyları “yok” sayılıyor...
İyi de, madem rektörü önce YÖK, sonra Cumhurbaşkanı belirleyecek, o zaman öğretim üyelerini sandık başına götürüp oy kullandırmanın anlamı ne!..
Cumhuriyet’ten Emre Kongar’ın pazar günlü yazısının başlığı, “Silivri’deki Rektörler, Seçilmeden Atanan Rektörler” idi...
Kongar’ın yazısı şöyle başlıyor:
“Türkiye bir garip ülke:
Bir gün rektör seçiliyor ve Cumhurbaşkanı tarafından atanarak makam koltuğunuza oturuyorsunuz...
Ertesi gün, rektör olduğunuz için kendinizi Silivri’de tutuklu olarak yargılanırken buluyorsunuz.
Annemin ünlü sözü ile belirttiği, ‘Ne oldum dememeli, ne olacağım demeli’ ilkesi bizim ülkede çok geçerli.”
Haberlere baktığımızda, Gül’ün Cumhurbaşkanlığı döneminde yaptığı 30 atamanın 14’ünde öğretim üyelerinin iradelerinin hiçe sayıldığını, ikinci ve üçüncü sırada yer alan adayların tercih edildiğini görüyoruz...
Söz gene Emre Hoca’da:
“Tabii bu arada, yükseköğretimin başına 1981’den beri bir karabulut gibi çökmüş olan YÖK’ün, üniversitelerdeki demokrasiyi hiçe sayan bu atamalara kılıf hazırlayarak, seçim sonucu belirlenen listelerdeki sıralamaları değiştirdiğini de belirtmeliyiz...”
Emre Kongar’ın bir dizi sorusu var:
“Benim hiç anlayamadığım ve sıra değiştirerek atananlar adına çok üzüldüğüm bir nokta var:
Meslektaşları tarafından seçilmemiş olan rektör adayları bu görevi nasıl kabul ediyor, nasıl içlerine sindirebiliyorlar?
Tabii arkadan bir soru daha geliyor:
Yeterli oy alamadığı halde o görevi kabul edenler, nasıl bir kişiliğe, nasıl bir ruh haline sahiptirler?
Meslektaşları tarafından seçilmediği halde bu göreve atanan rektör...
Göreve geldiğinde kendisine oy vermemiş olan öğretim üyelerine nasıl davranacaktır?
Seçilmeden o makama oturmayı hazmeden bir rektör...
Bütün öğretim üyelerini temsil edebilecek, onların tümünü sevgi ve saygıyla kucaklayabilecek midir?
Yoksa onuru (oy alamadığı için değil, çünkü oy alamamak onur kırıcı değildir, oy alamadığı halde o makama atanmayı hazmettiği için ) kırık, yüreği buruk, zihni intikam duygularıyla mı dolu olacaktır?”
Bu soruları, hak etmediği halde rektör olan hocalar, şöyle içten yanıtlayabilirler mi?
Ne dersiniz?
Diğer Yazarlar
Yazarın Diğer Makaleleri
Yayınlanma tarihi öğrenmek için kursörünüzü makale başlığı üzerine götürerek bekletiniz.- Yargıtay Başkanı açıkladı, CHP bahçesiz ka...
- Zeugma gitti, Hasankeyf gidecek, Allianoi ...
- Bir devrimcinin AKP’ye ve 12 Eylül’e bakış...
- Yumurtasız omlet...
- Uçmak ve Fazıl Say’ın uçurma hesapları...
- Merhaba Metin Demirtaş
- Tarkan’ın burnu da burunmuş ha...
- Gerçek Müslüman olabilmek...
- Düzenin düzenli tutumu...
- Domatesi ekmek arası yer misiniz?





Yazar Hakkında
Yazıcı için
Yazara e-posta gönder


